banner156
banner159

2018 yılını geride bıraktık ve güle güle diye uğurladık.

Uğurladığımız yıldan beklentilerimiz, umutlarımız olan adalet, demokrasi, barış, kardeşlik, iş, ekmek ve dayanışmayı bulamadık, umutlarımız söndü gitti.

Umutlarımız ve beklentilerimizi yeni gelen yıla aktardık.

Hoş geldin 2019 yılı.

Bize ne getireceksin?

Geçen yıldan kalan beklenti ve umutlarımızın gerçekleşmesine yardım edebilecek misin?

Bunların hayal etmesi bile güzel.

Yüz kırk kadar basın görevlisi, yetmiş bin öğrenci ceza evlerinde kalıyor.

Ceza evlerinde tutuklu ve mahkum sayısı toplamı iki yüz yetmiş bin kadar.

Fabrikaları satıp modern ceza evleri yapıyoruz.

Yüz yetmiş dört modern ceza evi yapılıyor.

Oysa bunlara harcanacak para ile kaç tane okul veya hastane yapılırdı.

İşsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı giderek daha da artıyor.

Yüz otuz bin öğretmen açığını düşük ücretle çalıştırılan sözleşmeli öğretmenlerle kapatmaya çalışırken, dört yüz bin öğretmenin ataması yapılmıyor.

Birçok tüketim malına yüzde yüze varan zamlar yapıldı. Sonra da yüzde onluk fiyat indirimi ile ucuzluk yaratıldığı anlatılıyor.

Hayvancılık bitti.

Tarım mı?

Tarım tamamen dışa bağımlı hale getirildi ve çökertildi. Üretici, üretim girdilerinin fiyatlarının yükselmesi nedeniyle işin içinden çıkamayınca toprağını terk ederek üretimi bıraktı.

Geçen yıl tahıl üretimi yüzde altıya yakın, sebze üretimi ise yüzde yirmi üç buçuk düştü.

Günümüzden yirmi beş otuz yıl öncesine kadar Dünya’da tarımda kendi kendine yeten yedi ülkeden birisi Türkiye idi. Şimdi tahılgiller, baklagiller, pamuk başta olmak üzere birçok tarım ürünü ithal eder duruma geldik.

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden Kırgızistan’dan üç yüz bin ton kırmızı biber ithalatının yolu açıldı.

Gıda ve Tarım Bakanımız diyor ki:

 “Paramız var ki, çok şükür ithal ediyoruz.”

Canlı hayvan ve saman ithal ederek hayvan beslemeye çalışıyoruz.

Canlı hayvan yanında et ithal ediyoruz.

Meyve ve sebze halinde kilogram birim fiyatı bir TL olan bir ürünün fiyatı, beş yüz metre ötede pazara çıkarıldığı zaman en az beş TL’ye yükseliyor. Kilogramı beş TL’nin altında meyve ve sebze bulmak neredeyse mümkün değil.

Dünya’da en fazla Güneş ışığı ve rüzgar olan ülkelerden bir ülkemizdir.

Elektrik üretimi Güneş panelleri ve rüzgar gülü ile elde etme olanakları varken, Gülnar ilçesi Büyükeceli yakınlarında Akkuyu Nükleer Elektrik Santrali yapılıyor. Santral her hangi bir aksama olmasa 2023 yılında dört ünite ile tama kapasite üretime geçecektir.

Bundan sonra bölgede üretilen meyve ve sebze ürünlerinin ambalajlarının üzerine “Nükleer Santral Bölgesinde Üretilmiştir.” Kaşesi vurulacak.

Bu durum sebze ve meyvelerin ihracatında sıkıntıya neden olmayacak mı?

Yetkililerin yaptıkları açıklamaya göre, sebze tohumunda dışa bağımlılığımız yüzde doksan, suni gübrede yüzde yetmiş, tarım ilaçlarında ise yüzde doksan sekizdir.

Yeni yıla bu ve benzeri sorunlarla karşıladık.

Bu sorunlar gelen yılda çözüme kavuşabilecek mi?

Yoksa daha ileriye mi ertelenecek?

Ama umutlarımızı kayıp etmiyoruz.

Umutsuzluğun yok olmak, tükenmek anlamına geldiğinin farkındayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135

banner150

banner151