29 Ekim 1923 tarihinde ilan dilen cumhuriyetin 92. yılını öğrenciler, öğretmenler, kamu görevlileri ve halkımız milletçe büyük bir coşku içerisinde kutladık. On yıldan bu yana ilçemiz Bozyazı’da böyle coşkulu, heyecan verici ve katılımın yüksek olduğu Cumhuriyet Bayramı kutlandı. Küçük öğrencilerin canlandırdığı kurtuluş savaşı sahneleri, ortaokul ve lise öğrencilerinin okuduğu günün önemini anlatan şiirler bayrama renk kattı.
29 Ekim günü akşamında halkımızın da geniş katılımı ile düzenlenen fener alayına, ilçemizde bu zamana kadar ki en geniş katılım oldu.
Laik ve demokratik cumhuriyetin yıl dönümü kutlamaları, anlamına uygun düşen bir coşku içerisinde kutlanarak, halkımıza geçmiş bayramların coşkusunu yaşattı.
Cumhuriyet, çağımızda demokrasiyi, bireyin özgürlüğünü, barışı ve insanlığı öne çıkaran bir rejimdir. Ülkemiz ve milletimiz cumhuriyet rejimi ile orta çağın karanlığından, padişahlık ve tek adam yönetiminden kurtularak çağdaşlaşma yolunu seçti.
Avrupa ülkelerinin birçoğunda kadınlara seçme ve seçilme hakları 1945’den sonra verilirken, ülkemizde, 3 Nisan 1930’da yerel yönetimlerde, 5 Aralık 1934 yılında da genel seçimlerde seçme ve seçilme hakları verildi. 1934 yılında yapılan genel seçimlerde TBMM’ne otuz altı kadın milletvekili girdi. Günümüze kadar bu orana hale ulaşamadık.
Karma eğitime cumhuriyetin ilanından sonra geçerken, Fransa 1968 yılındaki Dünyayı saran gençlik eylemleriyle geçti.
Milletimiz, ümmetlikten ulusa, kulluktan vatandaşlığa, despotizm yönetiminden demokrasiye, Arap Alfabesinden, bu gün kullandığımız ve dilimize en uygun düşen Latin Alfabesine geçtik. Tartı, ölçü birimleri ve kılık kıyafet alanında çağdaşlaşma ve insan olmanın bilincine cumhuriyet sayesinde vardık.
Yine orta çağın karanlık dehlizlerinden cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk ve Türk devrimleri sayesinde çıkarak aydınlanma yolunu, uygarlık yolunu seçtik.
M. Kemal Atatürk ne diyor:
“Uygar olmayan insanlar, uygar olanların ayakları altında kalırlar.” (10.10 1925 Akhisar.)
“Sosyal yaşamda, ekonomik yaşamda, bilim ve teknik alanında başarıya ulaşmak için tek gelişme ve ilerleme yolu uygarlıktır.” (30. 8. 1924 Dumlupınar.)
“Temel ilke, Türk Ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu, ancak, tam bağımsız olmakla sağlanır.” (1919 İstanbul.)
“Yabancı bir devletin koruyuculuğunu istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir.”(1919 İstanbul.)
Uygar olmayan toplumların halini günümüzde görüyoruz. Başkalarının ayakları altında dolaşıp duruyorlar. Barışın ve huzurun olmadığı bir ortamda yaşamak zorunda kalmış durumdalar.
Ekonomik, siyasal ve kültürel alanda bağımsız olmayan toplumlar, aynı zamanda uygarlıkta da geri kalmış toplumlardır.
Uygar olmak, ekonomi, siyasal, sosyal ve kültürel alanda ileri olmakla sağlanır.
Onurlu, bağımsız ve özgür bir ülke olmanın temeli, ekonomik kalkınmaya ve demokrasinin yaşam alanında uygulanmasına bağlıdır.
Basın özgür değilse, aydınlar ceza evinde yatıyorsa, eğitim bilimsellikten çıkarılmış dinselleşmiş ise, kılık kıyafet çağ dışı ve beyinler aydınlanmışsa, yöneticiler demokrasiyi halen bir amaç değil, araç görüyor ve istediğim yerde inerim diyorsa, orda uygarlık söz konusu olamaz. Cumhuriyet bu milleti uygar bir millet olması için ilan edilmiştir. Bu nedenledir ki, cumhuriyete sahip çıkıp, korumak her vatandaşın birinci derecede görevidir.
Cumhuriyet Bayramı her yurttaşa kutlu olsun.
 
ayilmaz1948@hotmail.com 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.