Bugün Mersin’in düşman işgalinden kurtarılışının 92. Yıldönümü. Tüm ulusal bayramlar gibi, kentler için özel anlam taşıması gereken kurtuluş günlerinin de yasak savmaya dönüştürüldüğünü söylememe bilmem gerek var mı?

Kutlama adına düzenlenen törende yöneticiler yine beylik sözler edip, Mersin’in dünya kenti olduğunu söyleyecekler.

Gelin görün ki bırakın dünya kenti olmayı Mersin’de gerektiği ölçüde hemşehrilik kültürü oluşturulabilmiş değil.

Bu özel günde resmi daireleri saymazsak, tek tük işyeri ve bazı evlerin dışında bayrak asana pek rastlanmıyor!

Tanıklıklarımı belleğimde canlandırarak bilgisayarın başına oturunca derin bir hüzün kapladı içimi…

Ulusal Kurtuluş Savaşıyla kurulan bir devletin, göğüs göğüse çarpışarak düşman işgalinden kurtarılan kentlerinin özel olması gereken günlerinde bu vurdumduymazlık niye?

Oysa böyle mi olmalıydı?

Günün belli saatinde bir yerde toplanıp göstermelik tören yapmak mıdır kurtuluş bayramı kutlaması?

Resmi törenlerde beylik nutuklar atmayı iş yapmak sanan bu kentin yöneticileri nerede?

Kentlilik bilincinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar okullarda gerektiği gibi yapılıyor mu dersiniz?

Bir başka acı gerçek, “Dünya Kenti Mersin” olarak anılan, nüfusu milyonu bulan Mersin’de bir kurtuluş müzesi yoktur!

En azından bir müze olsa, konuya duyarlı öğretmenler öğrencilerine kurtuluşun ne demek olduğunu daha kapsamlıca anlatmazlar mı?

Sorular sorular..

Kentlilik bilincinden yoksun büyüyen günün çocukları ileriki aşamalarda, duyarsız birey, ya da her biri ayrı Vandal’a dönüşebiliyor.

İşte yaşadığımız olgu bu.

Toplumun belirgin bir kesimi yaşadıkları kentin en önemli gününe karşı o kadar ilgisiz ki, bırakın kutlamalara katılmayı böyle bir günden haberleri bile yoktur!

Bu ayıbın asıl sorumlusu kim?

Olayın Vandallık boyutunu görmek isterseniz, parklarda kısa bir gezinti yapmanız yeter de artar. Büyük emek ve paralar harcanarak düzenlenen, genellikle toplumun dar kesimlilerince kullanılan parklardaki oturma kanepeleri ve masalar kırılıyor; aydınlatma direkleri, çöp tenekeleri yerinden sökülüp hurdacılara satılıyor…

Parkı, ağacı, denizi sahiplenilmeyen bir kentin kurtuluş gününü kutlamak ne derece samimi söyler misiniz?

Bütün bunlar yaşanırken, kentin geleceğine yön vermesi gereken politika esnafı, küçük hesaplarla kendi iktidarlarını pekiştirmenin hesabını yapıyorlar.

Bu noktada geçmiş günlere müthiş bir özlem duyuyorum.

Bizim çocukluk dönemlerimizde ülkemiz ve kentimizin özel günleri daha anlamlı, daha içten kutlanırdı.

Korkarım ki bu gidişle, önümüzdeki süreçte kurtuluş bayramları da kutlanmaz olacak.

Bir zamanlar “Akdeniz’in İncisi ” olarak bilinen Mersin’in, özgün kimliğini hızla uzaklaşması karşısında, cam kırıklarından oluşan bir topun yüreğimde gün geçtikçe büyüdüğünü duyumsuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.