Köylü elinde yıllardır ektiği toprağına el koymaya kalkan devlet ile mahkemeye düşer; sınır komşusu ile sınır anlaşmazlığına, evlatlar babalarından ve annelerinden kalan mirası ararlında paylaşmakta anlaşamazlar ve mahkemelik olur. Trafik kazasında iki taraf arasında anlaşamaz, bir taraf davacı olur. Borç ve borçlanmalarda, alacak verecek konularında vatandaşlar arasında anlaşmazlık çıkar mahkemelik olurlar. Bu konularda herkes hakkını aramak ve almak için de mahkemeye başvurur.

Neden?

Adalete, yargıya, devlete ve koyulmuş kurallara güvendiği için.

Bu güven o kadar önemlidir ki, eğer bu güven sarsılırsa, vatandaş adaletin çözmesi gereken sorunları kendi kaba gücü ile çözmeye kalkarsa, işte o zaman yandı gülüm keten helva, adalet kaçar, kayıplara karışır, bir yerlere saklanır.

Her ülkede, o ülkenin kültürel, sosyal ve ekonomik koşullarına, toplumun ananelerine göre koyulmuş ve herkesin uymak zorunda kaldığı kurallar, yasalar vardır. Bu yasalar toplumda adaleti, düzeni sağlar ve insanların yaşam tarzlarını düzenler. Bu yasaların, koyulmuş kuralların ortaya çıkışının nedeni toplumda mülkiyet kavramının ortaya çıkmış olması yatmaktadır. Gerçek amaç, mülkiyeti ve hakları korumak, bireyler arasında adaleti ve huzuru sağlamaktır.

Adalet, ilgili kişilerin yasaları doğru bir şekilde uygulaması ile sağlanır. Bazen adalet ortalıktan kayıp olur, yürütme gücünü elinde bulunduranlar tarafından rafa kaldırılır. Bazen birileri ortaya çıkar otoriter bir yönetim kurar; bazen darbeler yapılır adaleti nezarete koyarlar, görünmez olur. Fakat öyle bir zaman gelir ki, herkes tarafından aranacak duruma gelir.

Adalet, yürütme gücünü elinde bulunduranlar, otoriteyi kuranlar, darbe yapıp onu nezarete atanlar da olmak üzere herkes tarafından aranır duruma düşer.

Adalet, kendisinin uygulanmasında görev alanlara da gereklidir, onlarda ararlar.

Ergenekon, balyoz davaları düzmece delillere dayanılarak açıldı ve aydınlar, ordunun üst kademesinden en alt kademesine kadar olmak üzere birçok komutan yargılandı. Yıllarca ceza evinde yatıp çıkanlar olduğu gibi, onuruna yediremediği için intihar edenler de oldu. İçeride rahatsızlanıp rahmetli olanlar da. Çağdaş yaşamı destekleme derneği yöneticilerinin başına neler getirilmeye çalışıldığını herkes biliyor.

Peki!

Bu davalarda düzmece belge ve delillerle o değerli insanları hakkında davalar açıp, onları yargılayıp mahkûm edenlerin birçoğu şimdi nerede?

Bu yargıçlar şimdi nerede ve ne arıyorlar?

Yurt dışına kaçtılar veya kaçırıldılar, şimdi adalet arıyorlar değil mi?

Ama bir zamanlar da sözde adalet dağıtıyorlardı, şimdi kendileri adalet aramak zorunda kaldılar.

Adalet her zaman aranır mı?

Evet, adalet her zaman, her yerde ve herkes tarafından aranır, aranmaya da devam edilecektir. Çünkü onsuz asla olmaz.

 

ayilmaz1948@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.