Herkes bir hesabın içinde, kimse kimseye sırtını dönemiyor; güven duygusunun kalmadığı bir ortamda yaşam olur mu?

Başata dar gelirliler olmak üzere, toplumun büyük bir kesiminin ağzını bıçak açmıyor.!

Günler küflü, çürüyor filizler; güneş, güneyden doğuya doğru kaysa da titriyor insanlar.

Her zaman olduğu gibi kalabalık içinde yine bir başımayım; dalgaların dövdüğü kayaların arasında yalnızlığımı dinleyecek bir yer bulup çöküyorum.

Yıllar önce yazdığım dizelerin oluşturduğu yaşam kesitleri bir film şeridi olup akıp gidiyor gönül perdemden:

Dalgalar dalgalar / engin denizlerden kopup gelen dalgalar / neler taşıdınız kim bilir / benim gibi sırtınızda

Size bakarım / sizi dinlerim her gün / yorgun günün sonunda / sizle çıkarım ancak uzun yolculuklara / sizinle gezerim dünyayı / sizinle tutarım sıcacık elleri / unuturum kendimi / siz gidip geldikçe / dalar giderim balık gibi / denizin derinliklerine

Ne güzel oluyor yolculuk / düşte de olsa

Bazen yosun olurum / Mersin kıyılarında / bazen midye olurum / Filipin denizlerinde / bazen de yengeç olurum / kıyıya taşıdığınız kumların içinde / kimi zaman tamtam çalarım / arada bir gayda / hiç göremediğim ülkelerde

Yükünüz olurum açık denizlerde / su taşırım yürek gemimde / Dünya isimli ağacın kuru dallarındaki cılız meyvelerine / ekmek taşırım / deri kemik kalmış açlara / Afrika’da karaderililere / Hindistan’da Hindulara

Dün ırgattım Çukurova’da / pamuk topladım sarısıcak altında / sonra da gül topladım rengârenk / gül bahçelerinden Isparta ‘da

Bugün Japonya’ya gittim / topladım yanan insan küllerini / Hiroşima’da / Nagazaki’de / sonra mezar yaptım / dün topladığım güllerden / doldurdum içine saygıyla / topladığım yanmış insan küllerini / ektim üstüne sevgiyi

Sonra / Deiryasin’de kurşunlandım / Kırk sekizde Begin tarafından / henüz çocuktum anamın kucağında

Ardından Şaron katletti beni /  Elli üçte / yüz bir birlik çetesiyle / havaya uçuruldum yoksul bir köyde /  altmış altı kişiyle öldüm / yetmiş beş kişiyle yaralandım

Sonra güvercin olup uçtum / sayısız / beyaz beyaz / kondum özgürce / dilediğim yere / kırılmıştı kafesler

Daha sonra gül oldum açtım / rengarenk / ölenlerin / yananların / katledilenlerin mezarının üstünde / koparıldım / kopardı dalımdan insanlık /  taktı göğsüne sıcak eliyle / adım barıştı

Ne güzel oluyor barış / Ne güzel oluyor insanların birbirini sevmesi / düşte de olsa…

Annesine istediğini aldırmayan bir çocuğun ağıdıyla koptum daldığım düşten. Çocuk isteğinde diretiyor, anne ise, alçak bir sesle parasının olmadığını söylüyor. Karşılaştığım olay, Anadolu’nun dört yanında binler, on binlercesinin yaşandığı sıradan bir görüntü olmasına karşın yine de hüzünleniyorum.

Çocuğunun istediğini alamayan anaların sesiz feryadıyla, sıradan isteğine kavuşamayan çocukların ağıdı derinden yaralar beni.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.