Köylerde hayvan otlaması için çayıra serbest bırakıldığına ayağını ikisi birbirine sağlam bir iple bağlanır. Buna bazı çevrelerde köstek denirken, bizim köyün yaşlıları “Duşak” derdi. Hayvanın iki ön ayağı veya bir ön ayakla arka ayak sağlam bir ip parçası ile bağlanır, hayvan serbest yine dolaşır ama hızlı gidemez ve kaçamaz.

Dolayısı ile de nerede bırakılmışsa, sahibi istediği zaman orada bulur.

Geçmişten günümüze kadar birçok ülkede, özellikle de ülkemizde siyasi çevrelerden bazı siyasiler ve din adamlarının ezici çoğunluğu o kutsal dinimizi kullanarak toplumda bireylerin akıllarına duşak kurup insanları özgürce düşünemez duruma gelmesine bilerek neden olmaktadır. Özgür düşünme yeteneğini kazanamayan veya kazandığı halde kullanamayan bireylerin ruhu köleleşmiştir. Ruhları köleleşen insanlar hurafeleri din, haksızlık, adaletsizlik karşısında susmayı saygı, kendisine efendisinin her söylediğini doğru olarak anlayıp yapmayı da karşısındakine hürmet olarak anlamaktadır.

Hak, adalet aramayı ve insan haklarının uygulanmasını istemeyi de asilik olarak bilir.

Hakkını arayanlar ve başkalarının hakkını aramasını söyleyenlere karşı da egemen güçler her zaman suçlayacak bir terim bulmuşlardır.

Bu terim de önceleri “Komünist”,  1970’li yıllarında “Anarşist” , günümüzde ise “Terörist” terimleridir. İnsanlar suçlamak o kadar kolay ki, bir tek sözcükle tamam, suçlu duruma düşürülüyor.

Ya binlerce yıldır çalışarak artı değer üreten, ekmek kazanmak için alın teri döken, aile bireylerine helalinden ekmek parası kazanmak isteyenlerin ve bunun için çalışanların aklına değişik yöntemlerle duşak vuranlar, bunların hiç mi hatası yok?

Bilirisiniz.

 Nasrettin Hoca’nın evine hırsız girmiş ve evde götürebileceği ne varsa almış gitmiş. Komşular Hoca’nın evine toplanmışlar güya dertlerini bölecek, O’nu teselli edecekler.

Komşular başlamışlar anlatmaya:

“Hocam kapıyı iyi kapatsaydın bu olmazdı, belki kapı iyi kapanmamıştır. Orta yerde de bu kadar da eşya konur mu? Evde bir kişi bile kalmaz mı? Bu zamanda evden kadın misafirliğe mi gider?”  

Gibi ileri geri herkes bir şeyler söylemişler ama Hoca’nın canı sıkılmış.

Ve:

“ Yahu komşular, hep ileri geri bir şeyler söylediniz bunların hepsinde haklısınız da bun hırsızın

suçu hiç mi yok?” Demiş.

              Bu kadar ekonomik sıkıntıların, adaletsizliğin, eğitimsizliğin, işsizliğin, beceriksizliğin, çağın gerisinde Kalamışlığın toplumun bugünkü durumlara gelmesinde hiç m, suçu yok?

              ABD’li bir sosyal bilimler dalında bir bilim adamına soruyorlar:

              “İyi insan kimdir?

              “Nasıl iyi insan olunur?” Diye.

              Bilim adamının verdiği yanıt şöyledir:

              “Bir olumsuzluk karşısında insan önce kendisini sorgulamalıdır. Ben nerede, nasıl ve hangi hatayı yaptım ki, bu olumsuzluk ortaya çıktı? Hata kendinde ise medeni bir şekilde kabul ederek özür dilemeli ve hatanın tekrarını yapmamak için gereken önlemi almalıdır. Eğer kendinde hata yoksa o zaman başkalarını sorgulamalıdır. İşte bu tip insanlar kolay hata yapmayan ve gerçekleri her zaman kabul eden insanlardır. ”Diyor.

              Bir olumsuzluk karşısında önce kendimizi sorgulayalım, sonra suçlu ararız.

Sonra da aklımıza duşak vuranları tanıyalım ve bunları sorgulayalım, aklımıza da duşak vuranlara veya vurmaya çalışanlara karşı da insan olarak bütün haklarımızı savunalım ve koruyalım.

İnsan kendini her yönü ile geliştirmek zorundadır.

İnsanın sosyal ve kültürel yönü ile kendini geliştirmesinin eğitim alarak ve okuyarak olur.

Duşaklara ve duşak vuranlara karşı savaşanın yöntemi bunlardır.

Daha çok okuyarak, kendimizi sosyal ve kültürel bakımlardan çağdaş bir insanda olması gereken şekilde geliştirmenin yollarına bakalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.