Covid-19 kendi gelmeden endişe ve korku yaymaya başlamıştı . Hiç gelmeyecekmişçesine esprileri yapıldı. İnsanı en çok korkutan bilinmeyen olmasıydı. Derken ilk ölümler, artan vakalar ve ardı sıra getirdiği sosyal ekonomik ve psikolojik yıkımlar. Bazı sonuçlar öngörülebilirdi ama belki fazlasıyla iyimser bir kesim İşsizliğin virüsten bile hızlı yayılacağını öngörememişti. 


Halbuki önümüzde fazlasıyla örnek vardı,  ama insanlar ihtimal vermek istemiyordu. İşsizliğin yayılması da çok geç olmadı, Mart ayı ortalarından itibaren özellikle kobiler ciddi  kan kaybetmeye başladı. 

Devlet destekli krediler, işçilerini ücretsiz izin altında kibarca kovan işverene engel olamadı. 

İşsizlik, başta ekonomik olarak yavaşlattı ve alım gücünü neredeyse eksilere indirdi, çünkü artık maaş hesabı olmayan çalışan avans hesaplarına başvurmaya başladı.

10 bin Tl koşulsuz verilmesi taahhüt edilen ihtiyaç kredileri kimine hiç çıkmadı, kiminde ise 3 binlerde kaldı. 

Hal böyle olunca destek kredileri de yaraları sarmaya yetmedi. Diğer yandan psikolojik olarak çöküşler başladı, insanların tahammül seviyeleri azaldı. 

Tabii ki sokağa çıkma yasakları doğru kararlardandı ama doğruları uygularken doğru zaman dilimini seçmek de önemliydi. 

Şimdi görünen tablo şu : Vatandaşlar önlemleri gevşetti ve en korkuncu da artık virüsten ölmek değil açlıktan ölmek korkutuyor insanları. Bu ayda kirasını verebilen, mutfak alışverişini yapabilen, faturalarını ödeyebilen insanlar bir tık olsun rahatladı ta ki gelecek aya kadar..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.