İnsanoğlunun ilkel-avcı toplumdan tarım toplumuna yani yerleşik düzene geçmesi ile birlikte aynı ırk, inanç ve kültür birlikteliklerinin bir arada yaşama hikayesi, kendinden olmayan klanlara karşı geliştirdiği korunma iç güdüsü ya da ekonomik çıkarlar ve fazladan toprak sahibi olma uğruna verilen savaşlar, yaşanan çatışmalar Millet olma serüveninin başlangıcıdır.

Milliyetçilik nedir diye sormakla başlamak gerekiyor belki de? Birçok kavram gibi Milliyetçilik de kişiden kişiye, kültürden kültüre farklılık gösteren yoruma ve tartışmaya açık, gelişmişlik düzeyi ile ilintili, birlikte yaşam kültürü oluşturma ve hatta tahammül sınırları ile orantılıdır. Bana göre Milliyetçilik, Ülkesini ve İnsanlarını koşulsuz sevmektir. Ülkesinin iç ve dış çıkarlarını her daim en önemli değer olarak kabul etmek ve gereken durumlarda yaşamını feda etmekten çekinmemektir. Birçok renge kardeşçe, dostlukla, barışçıl ortamlarda ve eşit koşullarda yaşam şansı vermektir. Milliyetçilik ortak değerler yaratma becerisidir. Geleneksel, anonim kültüre sahip çıkmak ve birlikte kültürel zenginliği gelecek kuşaklara miras olarak taşıma iradesidir.

Millet ortak dil, ortak kültür, köklü tarihsel geçmiş ve bir arada yaşamaya istekli insanların oluşturduğu topluluktur. Bir arada yaşamanın gerekliliği aynı olmaktan geçmiyor. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Ermeni’si, Rum’, Laz’ı, Çerkez’i, Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Yahudi’si ve bin farklı mezhebi, rengi, kimliği, dili, kültürü ile biri diğerini ötekileştirmeden, farklılıkları zenginliğimiz kabul ederek eşit koşullarda yaşam şansı tanıyarak, dostça, kardeşçe bir arada yaşamaktır.

Milliyetçilik kendi toprak bütünlüğünü korumak kadar, komşunun toprak bütünlüğünü savunmaktır aynı zamanda. Oysa Irkçılık Milliyetçilik kavramından ayrı bir yerde değerlendirilmelidir. Irkçılık, insanın en ilkel yanı olup, Kapitalizmin sömürge amaçlarına hizmet etmektedir. Kendinden olmayana tahammülsüzlük, yaşam şansı vermemek, iradesini ifade etmeye engel olmaktır. Irkçılık insanın insanla, doğayla, kısacası tüm evren ve içinde olanlarla bir bütün oluşturduğunun farkındalığını taşımayan sadece BEN duygusuna hizmet eden, ilkel dürtüler tarafından hayatta kalma, yaşamı idame ettirme içgüdüsüyle hareket eden sürün genlik dönemden bize miras kör bir karanlıktır. Kişi Anne Babasını, Ülkesini ve buna bağlı olarak millet, dil, din ve kültür gibi değerlerini seçme şansına sahip değildir, doğumuyla birlikte kendini bu kavramların içinde bulur. Oysa insan yaşam felsefesinin temeline Adaleti, hoşgörüyü, sevgiyi, paylaşmayı yani insanı içeren değerleri koyarsa doğuştan getirdiği farklılıklar anlamını yitirecektir. Milliyetçilik kendi ırkını diğerinin üstünde tutmak değildir. Üstelik Anadolu’nun çıkarılan gen haritaları ile bir Milletin diğerinden zerre farklılık taşımadığı kanıtlanmıştır. Anadolu Toprakları binlerce yıldır yüzlerce kavime ev sahipliği yapmıştır. Kimler geçmedi ki bu topraklarda; Akadlar, Luviler, Asurlar, Hititler, Likya, İyonya, Frigya, Urartu, Pers, Pontus, Ermeni Krallığı, Bizans, Anadolu Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı. Tüm bu Milletler kendinden önce gelenin genetik mirasını devam ettirirken kendinden sonra gelene de kültürel birikimini aktarıyordu. Kim ben saf ırkım diyorsa aklıdan zorun var derim ona. Doğduğum topraklardan biliyorum Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si, Muhacir’i bir arada yaşamıştır. Kız alıp vermiştir akraba olmuştur. Ve bir günden bir güne birbirine öteki diye bakmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ni Atalarımız Osmanlı dan devralan onu kuran, onun için savaşan, yaşatan Türkiye Halkı’na Türk Milleti denir demiş Aziz Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk. Yine Türk tanımı bir ırkın değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan dili, dini, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefesi, inancı, mezhebi ne olursa olsun, tüm vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları ve herkesi kucaklayan milletin ortak adıdır (DANIŞTAY’ın 18 Şubat 20111 Tarihli Kararı).

Tanımlar bu kadar açıkken Türklük kavramını sadece Irk olarak niteleyen bu yönde algı yaratan ve etnisite üzerinden kimlik savaşı veren ayrılıkçı grupları destekleyen kimi sözde aydınlara seslenmek istiyorum Asıl siz Irkçısınız Asıl siz Faşistsiniz siz bu Halkı bölmek isteyenlere hizmet ediyorsunuz.

Ve biz oynanan oyunun farkındayız. Siz saldırdıkça biz bir olacağız ve BAŞARAMAYACAKSIN.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.