Gazeteci arkadaşım İbrahim Yalçıner, Mersin’in Yerel Tarihi Dergisinde yayınlanmak üzere Mersin Devlet Hastanesinin tarihini anlatan bir yazı kaleme almamı istediğinde nasıl heyecanlandığımı anlatamam çünkü Diyaliz Hekimi olarak 6 yıl kesintisiz çalıştığım ve halen icap nöbetlerine gittiğim Hastane ile geçmişim daha eskilere dayanıyordu.


1978-1979 yılları arasında henüz 4-5 yaşında küçük bir çocukken bu hastanenin koridorlarında koşturmuş, yemekhanesinde yemek yemiş ve kreşinde kardeşimle beraber şu anda idari bina olarak kullanılan ama o zamanlarda Doğumhane ve Çocuk Kliniği olan yerde Ebe olarak görev yapan Anemin iş çıkışında bizi almasını beklerdik. Mersin Devlet Hastanesinin Tarihini anlatan yazılı kaynağı bulmakta hiç zorlanmadım çünkü elimin altında bir zamanlar Hastane Eğitim Komitesi sorumlu Hekimliği görevini yürütürken bana hediye edilen İç Mimar-Yazar Semihi Vural a ait Mersin Devlet Hastanesinin 100.yılı şerefine ait basılmış kitap vardı.145 sayfalık özenle hazırlanmış kitabı bir solukta okuyup özet haline getirerek miladını tamamlamış ancak bu şehirle özdeşleşmiş şehrin en merkezi yerinde insanlara sağlık ve yaşam veren bir çınarın gölgesinde geçen yüzyılın ve adsız binlerce kahramanın tarihin tozlu yapraklarından süzülüp bilgi haznenizde yeşermesini sağladıysam ne mutlu bana.

Av.H.Şinasi Develi araştırma kitaplarında,1900 yılına kadar Mersin’de bir Hastane olmadığını yazar.Mersin Belediyesi’nin 1892 tarihindesalise rütbesinde bir hekimi vardır;Dr.Dimitraki Efendi.

Fransız Konsolosluğu’na bağlı bir poliklinikte yıl1893 Dr.Amedia adında bir Ermeni Hekim hizmet vermektedir.

1896 yılında Kolera salgını nedeniyle müfettiş olarak ekibiyle Tarsus’a gelen Dr. Şerafettin Magmumi gezi anılarında Tarsus’ta 50 yataklı Gureba Hastanesinin bulunduğunu ancakburanın geçici oluşturulmuş bir sağlık kurumu olduğunu ve Ermeni Doktor Malis’in Tarsus’ta hasta baktığından bahsetmektedir.

1907 yılında Belediye Başkanı olan Hamit Hayfavi’nin girişimleriyle başlayan çalışmalar arsa teminine yönelir.Şinasi Develi’ye göre ‘Kırıkların (ya da 40’ların) Hasan’ın yeri ‘olarak bilinen Hastanenin inşa edileceği arsanın sorunu Bekirde Köyü’nden Yakup Ağa’nın oğlu, KuvayiMilliyeciÖmer Lütfi Kutay yani namı diğer Hacı bey tarafından çözümlenmiştir. Hamit Hayfavi’nin ardından Mersin’e Hacı Bey Belediye Başkanı olmuş, beş dönümlük bir alanı daha Hastaneye tahsis etmiştir ve inşaat bittiğinde bahçe kapısını da kendisi yaptırmıştır.Hastane’nin ilk bağışçılarından birisi de Mersin için hemen her yerde adı geçen Konstantin Mavromati’dir. Belediye’nin de mali katkısı temin edilince 1907 yılında Hastane inşaatı başlatılmış,Hamit Hayfavi’ninve Mersin Halkı’nın yardımları ile inşaat tamamlanmıştır.

2.Meşrutiyet’in ilanı sıralarında, Temmuz 1908 tarihinde Millet Hastanesi adı verilen 40 yataklı modern bir Hastane binası hizmete girmiştir. Hastane de8 idealist, Vatansever Hekim Mersin’in en önemli sağlık sorunu olan Verem, Sıtma ve Trahom ile gece gündüz amansız bir mücadeleye girişmişlerdir. Fransız işgali sırasında ‘Millet Hastanesi’adı, Belediye Hastanesi olarak değiştirilmiştir. 1924 yılında Mersin Vilayeti kurulur ve ‘Belediye Hastanesi’ olarak anılsa da halkın ortak söylemi olan ‘Millet’ kavramı ile Hastane tekrar‘Millet Hastanesi’ adını alır.1923 yılında Hastaneye Zührevi hastalıklar pavyonu ilave edilir.1924 yılında Hastane’nin Başhekimi Dr.  Abdullah(Ersoy)Bey, operatörü Dr.  Mahmut Ragıp(Develi) Bey ve Göz Hekimi Tarsus Devlet Hastanesinde ’de görev yapan Dr.  Ahmet Muhtar(Berker) Bey’dir.

1932 yılında Hastane’ye Verem Pavyonu eklenmiştir ve bu tarihten itibaren’ Millet Hastanesi’  ‘Memleket Hastanesi’ adını alır ve 1956 yılına kadar bu isimle anılır.1938 yılında Hastaneye Kadın Hastalıkları pavyonu eklenmiştir ve bu tarihte Hastane 50 yataklıdır.1956 yılından sonra Hastane Sağlık ve Sosyal yardım Bakanlığı’na bağlanarak ‘Devlet Hastanesi’ adını almıştır.Daha sonraki yıllarda inşa edilen hizmet binaları ile genişletilmiş olup,1983 yılından sonra tam teşekküllü olarak hizmet vermeye başlamış olan Hastane, bugünkü durumu ile modern bir hale gelmiş bulunmaktadır.

Şimdiki Devlet Hastanesi’nin yapım kararı,Tarsus Atatürk Kültür Parkı’ndaki bir resepsiyonda, dönemin Başbakan’ı Süleyman Demirel ile Sağlık Bakan’ı Vedat Ali Özkan ve General İhsan Aras ile halkın hazır bulunduğu bir görüşme sonunda karar verilmiştir. Yine bu hastaneyi canlı tutmak için bir hemşire okulu açılması kararı da yine burada alınmıştır.Yoğun iç göçler nedeniyle nüfusa paralel olarak hasta sayısındaki artış sebebiyle 400 yatak kapasitesi yeterli olmayınca 1992’de hastane 600 yatağa çıkarılmıştır.1999 yılında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin açılışına kadar Mersin Devlet Hastanesi, İşçi Hastanesi (Eski SSK ya da şu anda ki ismi ile Toros Devlet Hastanesi)ile birlikte şehrin sağlık talebini Devlet Hastanesi bazında karşılamıştır aynı zamanda Tıp Fakültesinin Öğretim üyesi çekirdek kadrosuna birçok hekimi ile katkı sunmuştur.

2001 yılında açılışı yapılan ek poliklinik binasının arsası (2604m2) Mersin Belediyesi’nin uhdesinde iken o dönemin Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı merhum İsa Öner bizzat şahsi parasından ödeyerek Tapuyu Sağlık Bakanlığı adına alarak katkı sunmuştur. Ek binanın tüm donanımları Mersin Halkı tarafından sağlanmıştır.1993 öncesi Mersin’de resmi veya özel diyaliz ünitesinin olmayışından dolayı hastaların üç gün Adana’ya Diyaliz tedavisine giderek yaşadıkları sorunlar 26.06.1993’te Uzm.Dr. Necati Kıralp’ın çalışmalarıyla Mersin Devlet Hastanesi bünyesinde Hemodiyaliz Ünitesinin hayata geçirilmesi ile çözüm bulmuştur.2004 Temmuz ayı itibariyle önce MR,Spiral Tomografinin hizmete girmesi ile ve Radyasyon Onkoloji ve Nükleer Tıp Merkezi’nin kurulması ile kanserli hastalar artık şehir dışına gitmiyorlar tedavilerini Mersin Devlet Hastanesinde alabiliyorlardı.

1908’den beri Şehrin gelişimine paralel bir gelişim kaydeden Mersin Devlet Hastanesi yüzlerce hekim ve Hemşiresi ve yeni yüzyıla uygun teknolojik donanımı ile İlin sağlık talebinin çok önemli bir yüzdesini karşılamaktadır. Ancak Neoliberal Ekonomik Politikaların Sağlıktaki yansıması sonucu 2002 yılından beri uygulanan Sağlıkta dönüşüm programı ile Sağlık Özel sektörün kazanç hırsına kurban edilmiştir. Çok yakın bir zamanda yeni yerine taşınacak olan Hastane şehir merkezinden uzaklaştığı gibi oldukça komplike devasa bir büyüklükte Özel sektör ile iş birliği halinde Şehir Hastanesi adı altında hizmet verecektir.

Bir asırlık hikâye yeni bir yolcukta vücut bulacak ve bizler o tarihi anın tanıklığını edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.