Değerli dostlarım, merhabalar. Bu köşeye başladığım günden beri yazmamak için kendime oto sansür uyguladığım bir konuyu; artık bugün sizinle paylaşacağım. Bulunduğum pozisyon ve işim gereği; birçok iş insanı ile sosyal medya hesaplarım üzerinden bağlantı kurmuş durumdayım. Gün içerisinde sosyal medya hesaplarıma bakacak olursanız, değişmez bir manzara göreceksiniz. İki-üç kişi oturuyor, kameraya bakıyorlar. Bu oturanlardan bir tanesi iş insanı. Diğerleri ise ya bir STK’nın ya da bir kamu kuruluşunun yöneticileri.

Fotoğrafın altındaki not ise klasik : “Değerli XXX yöneticisi, ağabeyim/ablam XXX ziyaretime gelmiş “

Biz hikâyeye devam etmeden önce dışarıya verilmek istenen mesajlara bir yoğunlaşalım. Dışarıya verilmek istenen mesajların Türkçesi şunlar: 1-Benim çevrem geniş 2-Sizin kapısında beklediğiniz adamları biz mekanımız da ağırlıyoruz 3-Ben sizden büyüğüm.

Fotoğrafa bakıp içimden gülümsüyor, başka bir fotoğrafa geçiyorum. Bu sefer de bizimkiler bir kurum yöneticisini ziyarete gitmişler. Fotoğrafın altındaki not ise az öncekinden farklı değil: “Değerli XXX yöneticisi, ağabeyimi/ablamı ziyarete geldik “ Mesajın Türkçesi zaten bir önceki fotoğraf ile hemen hemen aynı: Ben sizden güçlüyüm, çevrem çok geniş…

Bu anlattığım problemden bazı grupları ayırmamız gerekiyor. Kamu yöneticilerini, çatı örgüt olarak görev yapan STK’ları bu işin dışında tutmak zorundayız. Zira bir valiyi ziyaret ettiğinizde; ziyaret fotoğrafını zaten valiliğin basın birimi çekiyor. Bizimkiler orada da boş durmuyor. Fotoğrafı çekenden, fotoğrafı hızlıca teslim alabilmek için cep telefonundan arayan mı istersiniz yoksa fotoğrafı çekene kartvizitini uzatıp tembih etmeye kalkan mı istersiniz artık orasına siz karar verin.

Bir de şakşakçılar var. Kim onlar? Az önce bahsettiğim fotoğrafların altına “ aslanım, kaplanım” yazanlar. Amaçları mı? E fotoğraf sahibi bir konuma gelirse, bir işleri düşerse kolay hallettirecekler de ondan. Babalarının hayrına fotoğrafı beğenip, yorum yapmıyorlar ya.

Şakşakçılar dışında kim var fotoğrafı beğenen? Ailesi. Aile konusunda hiçbir yorum yapamıyorum. Gururlanıyor ve beğeniyorlardır; en büyük haklarıdır. Benim ailem de benim fotoğraflarımı beğeniyorlar. O yüzden aile konusunda yorum yapmayacağım, yapmak da zaten bana yakışmaz. Peki bu fotoğrafları, içerisinde hiçbir kurgu; hiçbir düşünce olmadan beğenenler de yok mudur? Elbette vardır. Vardır ama oran olarak çok düşük olan %5’lere tekabül ettiğini düşünüyorum.

Dostlar, bu fotoğrafları paylaşmak; bu gösterişi yapmak yerine daha çok nasıl üretir de bu ülkeye nasıl daha çok katkı ve istihdam sağlarım konularını düşünmezler bizimkiler. Düşünseler bu ülkeye o çektirdikleri fotoğraf karelerinden daha çok katkı sağlayacaklarını bilir de yapmazlar az önce saydıklarımı. Bizimkiler için varsa yoksa, “çevrem geniş imajı” .

Ülkeye daha çok katkı sağlasalar, daha çok el üstünde tutulacaklarını, çevrelerinin daha da büyüyeceğini; daha da güçleneceklerini bilirler. Bilirler de yapmazlar diyorum. Çünkü, katkı sağlama işi uzun vadeli bir iştir. Emek ister, çalışma ister. Bizimkiler hayatlarının baharlarında; hızlıca fotoğraflara yönelip, imajlarını öyle yaparlar.

Şöyle bir düşündüm de gerçekten bu ülke için çalışan, katkı sağlayan kişilerin bu tip fotoğrafları gerçekten çok az. Az çünkü bu tip şeyler için vakitleri çok yok. Bizimkiler gibi gizli ajandaları yok adamların.

Sözün özünü bir araya getirelim o halde dostlarım.

Bizimkiler, bu öz güven eksikliğinden ve pozisyon kapma yarışından ortaya çıkan gösterişin; bu kendini önemli yerlerde gösterme hastalığının, bu “çevrem çok geniş” imajının peşinden koşmaya devam ededursun; ayıptır söylemesi ben de geçen gün babamı ağırladım. Aslına bakarsanız o beni ağırladı. Ofisteki odamdan çıkıp, 10 adım attım. Kapısını çaldım içeri girdim. Çay bile ısmarladı hatta. Fotoğrafı çektirmeyi unuttuk ama; bu seferlik beni affedersiniz değil mi?

Aklıma Ziya Paşa’nın güzel bir sözü geldi : “Ayinesi iştir kişinin; lafa bakılmaz”

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.