Ülkemiz insanının büyük çoğunluğunun başta komşumuz Irak olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan olumsuz gelişmelere duyarsız kalması karşısında inanın çok ürküyorum.

Bu düşüncelerin sarmalında kıvranırken, insanın sahip olduğu düşünebilme yetisinin kötü niyetli planlamalarla yine kendi aleyhine işletilmesi gerçeği, küçük görülen hayvanların korunma içgüdülerine özenmeye yöneltiyor beni.

Hani bilinen bir gerçektir, depremi hisseden hayvanlar yapacak bir şeyleri olmasa da huzursuzlaşıp korunma refleksiyle orada oraya koşuşur, yine kendisine zarar vereceğini hissettiği tehditler karşısında savunmaya geçerler.

Akılılığıyla övünen insanlığın tarihi ise, doğanın yanı sıra  kendi cinsini katledenlerle, katliama boyun eğenlerle doludur.

Bu olgu, bir taraf kıyıma hazırlanırken diğer tarafın ya tehlikeyi görmemesi ya da görmezden gelmesinden kaynaklanır.

Genel bir değerlendirmeden sonra gelelim konumuza:

Üretim araçlarının kullanımını elinde bulunduran egemen güçler hegomanyalarını sürdürebilmek için tarihi süreç içerisinde değişik yollara başvurmuşlardır. Kimi zaman renk, kimi zaman din, kimi zaman milliyet, kimi zaman mezhep gibi  unsurları  kullanarak insanları birbirine kırdırmış, yarattıkları hengamede çeşitli çıkarlar elde ederek refah içinde yaşamışlardır.

Bilindiği gibi, Yugoslavya, Afganistan derken komşumuz Irak’a da demokrasi getirme iddiasıyla yerleşip ortalığı kan gölüne çevirdiler.

Oysa, ABD ve yandaşlarının Ortadoğu’nun yer altı zenginliklerini denetim altına almak için, yine kendilerinin yarattığı Saddam’ın devrilmesinin bahane edildiğini dünya alem biliyor.

Gelin görün ki, çeşitli operasyonlarla bölünüp refleksleri budanan insan toplulukları bir gün sıranın kendilerine de gelebileceğinin farkına varıp sesini yükseltmiyor. Sesini yükseltmek bir yana insanlık suçuna dolaylı yollardan da destek oluyor.

Uzağa gitmeye gerek yoktur, emperyalizme karşı verdiği Kurtuluş Savaşı’yla  kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bilinçli yurttaşları (!) son yapılan seçimlerde komşusu  mazlum Irak halkının tepesine çullanan emperyalistlerin  dümen suyundaki AKP’nin oyunu artırırken, işgale karşı çıkan partiden desteğini esirgiyor.

Benim hayvanların içgüdüsel tepkisine özentim işte bu noktada başlıyor.

Adamlar denizler ötesinden gelip komşunun evinde ateş yakıyor.

AB adı altında toplanan devletlerin desteğiyle palazlanan ayrılıkçı terör örgütlerinin memlekete açtığı yara henüz kabuk bile bağlamamışken, sabıka dosyası kabarık olan sözde barış ve demokrasi havarilerinin her dediğini yerine getirmek sizce aymazlık değil de nedir?

Tarih aymazların başına örülen çoraplarla doludur.

“Çuval mı” dediniz?

Tabii ya, başımıza bir de çuval geçirilmişti, ne çabuk unuttuk değil mi!..
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.