Her gün gelen şehit cenazeleri ile Ülkemde ölümler, günlük olağan olaylar gibi algılandığından bu yana, insan kalmaya çalışıyorum.

            Ama bir yanım hep eksik artık.

            Söz, yazı anlamını yitiriyor.

            Ne söylesem?

            Ne yazsam?

            Nasıl bağırsam, haykırsam?

            Nasıl isyan etsem?

            Hiç bir eylemim, eksik yanımı tamamlamıyor!

            Sessiz fırtınalara gebe yüreğim; bir türlü anlatamıyor kendisini; yangınlar içinde üşüyorum; donuyorum!

            Her şey yitirmiş değerini.

            Gözlerim görmeye, kulaklarım duymaya dayanamıyor.

            Dilim, ağız dolusu en ağır küfürleri bulmakta yetersiz kalıyor.

            Artık biliyorum ki barışın bedeli ölümmüş!

            Umudun maliyeti ise zulüm!

            Dört gündür Adnan Yücel'in dizelerini, üç öğün yemek yer gibi, beş vakit ibadet eder gibi tekrarlıyorum:

            "Saraylar saltanatlar çöker
            kan susar bir gün
            zulüm biter.
            menekşelerde açılır üstümüzde
            leylaklarda güler.
            bugünlerden geriye,
            bir yarına gidenler kalır
            bir de yarınlar için direnenler..."

            Her şeye rağmen düşmeden ayakta kalmaya, insan kalmaya çalışıyorum.

            Başka söz söyleyemiyorum; başka bir tümce yazamıyorum...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.