Tarsus, yıl 1994… Aslan sosyal demokratlar bir yanda SHP, diğer yanda CHP’yle seçimlere ayrı ayrı girerek, MHP’li Burhanettin Kocamaz’a Belediye Başkanlığı’nı adeta altın tepside sundular.

Seri devam etti;  Tarsus, yıl1999… Aslan sosyal demokratlar bu defa SHP-DSP bölünmesiyle seçimleri yine kaybettiler, yine Burhanettin Başkan seçimleri kazandı.

Tarsus, yıl 2004… Aslanlar bu defa 3’lü bölünmeyle CHP- SHP ve DSP bölünmesiyle seçimlerin galibini seçim olmadan ilan ettiler adeta…

Tarsus, yıl 2009… Aslanların bölünme serisi, Burhanettin Başkan’ın kazanma serisi zahmetsiz devam etti.

Ve Mersin, yıl 2014…

CHP içinde birbirinden değerli ve donanımlı 5 den fazla aday adayı; “Atama mı… Ön seçim mi… Eğilim Yoklaması mı… Sokağın sesi mi… “ falan- filan sürüp- giderken,

Mersin’i 3 dönem yani 15 yıl yöneten Macit Özcan da aday adayıyken, olurdu- olmazdı derken,

CHP Genel Merkezinin Söğütözü Efendileri’nin en Başefendisi,

“Kefilim… Kaybedilse de sorumluluk bende” dedikten sonra, Macit Özcan’ı atadı.

20 yıl Tarsus’u yöneten, “5 yıl da Mersin’i yönetmeye adayım” diyen Burhanettin Kocamaz zaten aylar öncesinden başlattığı seçim kampanyasına hız vererek çalışmalarına devam ederken, Sosyal Demokratların Mersin’deki “Oynar Başlıklı” olanları,

“Macit’e vereceğime Burhanettin Bey’e veririm” dediler, bu defa bölünmeye gerek kalmadan, doğrudan Kocamaz’ın seçim kazanmasında çok önemli bir rol oynadılar(!)

Nereden… Nereye…

İnsanın ömründe bir gün, bir ay, bir yıl bile çok çok önemliyken;

Siz tam 25 yıl… Yani çeyrek yüzyıl… Kesintisiz Başkanlık…

Hangi faniye nasip olur?

Önce Tarsus gibi bir ilçede 20 yıl… Sonra Mersin gibi bir ilde 5 yıl…

25 yıl… Yani çeyrek yüzyıl…

Kime nasip olur? Allah’ın sevdiği bir kuluymuşsunuz ki size nasip olmuş…

Yanlış anlamayınız, elbette partinizin de ve yine elbette şahsınızın da emek ve katkıları olmuştur ki, bu makamlarda 25 yıl hizmet etmeyi Allah size nasip etmiş…

Bu 25 yıldan sonra, yeniden aday olmayı düşünmek, bir 5 yıl daha devirip, 30 yıllık reislik yapmak en doğal hakkınızdır, kuşkusuz!

O zaman sorun ne?

Söylenenlere, dillenenlere bakılırsa, Genel Merkeziniz sizi “Dinlenmeye” ya da ara vermeye davet etmiş.

Bu davet usulünce yapılmış ya da yapılmamış, onları bilmeyiz, bilemeyiz…

20- 25 gündür, hani derler ya, “Zengininin malı fakirin çenesini yorarmış” misali her gün yeni bir söylenti;

“Yok şöyle, yok böyle…”,  “Kocamaz Reis bu işin peşini bırakmaz!”

“Bu iş burada bitmez!” diyenler var… Ya da diyesiymişsiniz… 

Biter bitmez… Orada biter, başka yerde biter, dediğim gibi biz onları bilmeyiz, bilemeyiz…

Vefa İstanbul’da bir semt adı mıdır ya da sevgide, saygıda bağlılık mıdır, takdir size ait. Hangi tarafın, hangi tarafa VEFALI olması gerektiğini HAK DA bilir, HALK DA bilir.

Neyse, ne… “25 yıllık Kocamaz Reis, ne olacak şimdi?” dedikten sonra… Siz beni, ben sizi tanımam. Yüz yüze gelmişliğimiz hiç olmadı. Sadece sizi Cuma namazlarında camide müezzinlere ayrılan yerde (mağfilde)  geniş deri koltukta, Cuma Namazı kılarken 3- 5 kere karşıdan görmüşlüğüm vardır, o kadar…

Hayırlısı olsun, kalır da, seriyi devam ettirir yine Başkan olursanız şimdiden tebrik ederim, aday olamaz da giderseniz yolunuz açık olsun der, derin saygılarımı iletirim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.