Türkiye’de başkan gibi davranan ilk Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dır. Anayasayla sınırlanan yetkilerini aşmaya çalıştı. Karşısında da en güçlü direnen zamanın Genel Kurmay Başkanı Necip Torumtay olmuştu. Torumtay Özal’ın; 1. Körfez harekatıyla birlikte Tür Ordusunu Irak’a sokup Musul ve Kerkük’ü alma fikrine şiddetle karşı çıktı. İş Torumtay’ın Genel Kurmay Başkanlığı'ndan istifasına kadar vardı.  Anlaşılmıştı. Türkiye’yi tek elden yönetmek isteyecek bir cumhurbaşkanının önündeki en büyük engel Türk Silahlı Kuvvetleriydi.

Özal BOP Eş-Başkanı falan değildi. O zaman BOP da yoktu ortada…

Zaman geçti, AKP iktidar oldu. Kişiye özel bir milletvekili seçimiyle de Tayyip Erdoğan Başbakan yapıldı.

Şimdilerde vatan haini ilan edilen FETÖ’nün de desteğiyle AKP devlet mekanizmalarını bir bir ele geçirdi. Sıra devleti tek elden yönetmenin nündeki en büyük engelin ortadan kaldırılmasına gelmişti. Silivri davalarına konu olan kumpaslarla bu iş halledildi. Tasfiye edilenlerin yerlerine çoğunlukla FETÖ’cüler komutan oldular…

2010 yılında Anayasa da değiştirilip yargı tamamen iktidara bağlandı. 2010 yılının Mayıs ayında CHP’ye yapılan operasyon da onun batılı anlamda bir sosyal demokrat güç haline getirilmesinin yolunu açtı. CHP; bundan sonra hem muhalefet görevini hakkıyla yapmaktan hem de iktidar için seçenek olmaktan hızla uzaklaşacaktı…

2012 yılında Cumhurbaşkanını halkın seçeceğine dair yasa da çıkarılınca Türkiye’nin tek elden yönetilmesini hemen hemen tüm koşulları yaratılmış oldu. (Yasa 2007 yılındaki Anayasa değişikliğine dayandırıldı)

Artık ne arıza çıkaracak bir Türk Silahlı Kuvvetleri, ne yargı denetimi, ne de gelişmelerin önünde durabilecek bir ana muhalefet partisi kalmıştı…

Gelişmelerin karşısında durabilecek bir muhalefetin olmadığı 2014 yılında Ekmelettin İhsanoğlu’nun zembille çatı adaylığına inişinden anlaşıldı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Özal’ın yolunu izledi. Artık önünde engel de kalmamıştı. 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra eski ortağı FETÖ’yü de tasfiye etti…

Cumhurbaşkanının yetkileri Anayasayla sınırlandırılmıştı. Erdoğan bu yetkileri öyle aştı ki, herhangi bir iktidar değişiminde yargılanması olasılığı doğdu. Başbakan Binali beyin dediği gibi fiili durumun yasal çerçevesini hazırlayıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her gün suç işler duruma düşmekten kurtarmak gerekiyordu…

İşte bu yüzden başkanlık en çok bize lazım. Hiç birimiz yasa dışı işlerle uğraşan bir Cumhurbaşkanı istemeyiz. Nasıl olsa hukuk, bizde zamanına ve adamına göre işliyor. Adamına göre yasal düzenleme de yapılabilir. Yasaları çiğnemesine engel olamadığımıza göre bari yasaları yaptığı işlere uyarlayalım. Biz de kurtulalım. Ama en çok da o kurtulsun.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.