Radyo ve Televizyon Kurumu (RTÜK), İnternet yoluyla yayın hayatını sürdüren Netflix ve BluTV gibi internet televizyonlarına yasal düzenleme getirdi. İnternet üzerinden yayın yapan televizyonların yurt içi-yurt dışı kaynaklı olanları RTÜK denetiminde olacak ve bu kuruluşların yurt dışı kaynaklı olanları bu yasadan sonra Türkiye’de şirket kurmak zorunda artık.

Çıkarılan bu yasa kendiyle beraber, sansür tartışmalarını da gündeme taşıdı. Doğrusunu söylemek gerekirse içinde bulunduğumuz siyasi atmosfer, birçok kişiye muhalefet etmenin internet üzerinden de artık mümkün olamayacağını düşündürüyor. Nitekim televizyon kanalları, yazılı basın ve radyoların çoğu yıllardır ekonomik ve siyasi kaygılar yüzünden sansür ve otosansürü yaşamaktadır. Maalesef yayın hayatını devam ettirmeye çalışan birkaç kurum dışında yazılı ve görsel medyanın durumu bu.

Bu havada, ana akım medyada kendine yer bulamayan muhalif kişi ve kurum temsilcileri için internet, seslerini ve dertlerini duyurabilecekleri yegane alan ve birçok kurum ve kişi interneti bu amaç için oldukça etkili kullanabiliyor. Demokrasinin varlığı ve gelişimi için olmazsa olmaz kural ifade özgürlüğüdür.

İnternet yayınlarında bir denetim boşluğu var ve bunu kabul etmek gerekiyor. Ve suç teşkil eden yayınların önüne bu denetlemeyle geçilmelidir. Ama RTÜK bunu yaparken ifade özgürlüğünü ve muhalefet etme hakkını göz önüne alarak yapmalıdır.

Ama maalesef RTÜK'ün denetiminin önümüzdeki günlerde muhalif kanallar için bir sansür sopasına dönüşmeyeceğinin garantisini kimse bizlere veremez ve herkes bu kaygıyı önceki pratiklerden kaynaklı had safhada yaşamaktadır.

Aslında RTÜK’ün sansür performansını Behzat Ç. Dizisi üzerinde görmek mümkün. Yayınlandığı dönemde birçok kültürel, sosyal ve siyasal meseleye çok cesur ve realist biçimde yaklaşan ve halkta karşılık gören dizi defalarca RTÜK’ten fazlasıyla nasibini almış. Hatta FETÖ’nün devlet içinde güçlü olduğu dönemlerde bile bu yapının topluma ve adalet sisteminde açtığı yaraları açık şekilde dile getirdi büyük cesaretle. O günlerde bunu yapmak gerçekten cesaret gerektiriyordu ama buna karşılık bu yapım birçok sorunla karşılaştı ve hatta erken final yapmak zorunda kaldı.

Ben dahil Behzat Ç. severler üzerinden altı yıl geçmesine rağmen dizinin bir daha çekilmesini iple çekiyorduk ve BluTv ile hayranların bu hayali gerçekleşti hem de iktidar, RTÜK ve sansür baskısının olmadığı bir mecrada. Dizinin 3 bölümü yayınlandı BluTv’de ve eskiyi aratmıyor. Yeni karakterlerle beraber yeni mesajlar ve günümüzde yaşadığımız kültürel, siyasal ve toplumsal sorunlara gerçekçi bir bakış açısıyla eleştiri getiriyor. Dizinin önceki dönemde verdiği mesajlar ve eleştirilerin haklılığı gün yüzüne çıktı ama bu mesajlardan o dönem gerekli dersler alınmadı ve diziye geri dönüşüm baskı ve sansürle oldu.

Yeni bölümlerde devlet, emniyet ve yargıya getirilen eleştirilere bakıldığında çoğunun gerçekçi ve yerinde olduğu görülüyor. İnşallah bu eleştirilere ifade özgürlüğü kapsamında bakılıp, ders alınacak tarafları varsa iktidar, muhalefet ve toplum olarak alırız. Behzat Ç. nezdinde  muhalif siyaset, sanat ve medyanın demokrasi için öneminin farkına varırız. Umarım RTÜK internet denetimini dengeyi ve adaleti gözeterek yapar.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.