Milletvekili adaylarını genel başkanlar belirleyecek, belediye başkan adaylarını genel başkanlar belirleyecek, böyle bir siyaset anlayışında Cumhurbaşkanı adayını da genel başkanların belirlemesinden doğal bir şey olamaz. “Prematüre Demokrasiler”de beklenen bir durum.
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığına itiraz eden bazı CHP milletvekilleri çok geç kalmadılar mı? 30 Mart seçimlerinde CHP’nin belediye başkan adayı olarak AKP’liler, MHP’liler, eski DYP’liler ve hatta Milli Görüşçüler aday gösterilirken seslerini çıkarmayıp, “Ben bilmem, Genel Başkanım bilir” diyerek fırsatçılık yapanların, şimdi seslerini yükseltmeleri hiç inandırıcı olmuyor. Bir çok CHP Sevdalısı’nın içine sinmiyor Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı. Oy vermeyeceğim diyenlerin sayısı bir hayli var. Sonuç ne olur bilemem ama, kesin olarak bildiğim bir şey var. Kara çarşafa CHP rozeti takılırken seslerini çıkarmayanlar, bugün gelinen durumun mimarlarıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi, AKP iktidarına karşı alternatif olamadığı sürece, bir rakip olarak kalacaktır ve yeni bir iktidar arayışına giren halk, mevcut sağcı ve dinci iktidarın alternatifini yine sağda arayacaktır. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun yapmış olduğu da, kendilerini alternatif olarak görmemesi nedeniyle, çıkış yolu olarak İslamcı bir aday karşısına, İslamcı bir aday çıkartmasından ibarettir. Toplumdaki ekonomik ve sosyolojik değişimler ve beklentiler CHP tarafından iyi okunamadığı için böyle bir yola başvurulduğunu düşünmek istiyorum. TBMM’de grubu bulunan dört partinin de Amerikancı yanları kuvvetli olduğu için sonuç değişmeyecektir. Ha Ali-Veli,  ha Veli-Ali. 
CHP’nin Genel Merkez yöneticileri, Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun sadece CHP’nin değil halkın adayı olduğunu belirterek, gerek geleneksel muhafazakarların ve gerekse modern laiklerin oylarını alacağını ifade etmektedirler. Şimdiden bir şey söylemek erken. Halk tarafından tanındıkça durum ortaya çıkacaktır. Örneğin, üniter devlet yapısı, ifade ve düşünce özgürlüğü, Atatürk devrimleri, laiklik, kürt sorunu, Suriye ve Irak’taki olağanüstü gelişmeler, din ve vicdan hürriyetine bakış açısı önemsenmelidir.
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Başbakan Erdoğan’a ters gelebilecek bir rakip olacağını söyleyebiliriz. Aynen ters gardlı boksörler gibi. Başbakan Erdoğan, Kasımpaşa’nın çamurlu sahalarında çok top oynamasından olsa gerek, çamur siyasetinin bir numarası konumunda. İhsanoğlu karşısında çamur siyasetini uygulayamayacak olması, Başbakan’ı ve tayfalarını şaşırtmış gibi görünüyor.
CHP tabanı çoğunlukla son defa olmak üzere bir kez daha Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na kredi açacaktır. CHP Sevdalılarının bu sefer de yüzü güldürülemezse, “Büyük Kurultay” da hesaplaşma kaçınılmaz olacaktır.
Aslında, gerek Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, gerekse Tayyip Erdoğan, Türk halkının gönlünden geçen adaylar değil. Ancak, böyle durumlar siyasetin yapısında var. Zaman zaman halk istemeyerek de olsa kötünün iyisini seçme zorunda kalabilir. Türkiye, “kırk katır mı, kırk satır mı” tuzağına düşürülmüştür.
Başbakan Erdoğan’ın hırçın, kavgacı ve bölücü üslubu Cumhurbaşkanlığı seçiminde işe yaramayacaktır. Başbakan’ın son yıllarda dış politikadaki başarısızlığı Türkiye’ye pahalıya mal olmaktadır. Dünyadaki güven ve itibarını hızla kaybetmektedir. Seçilecek Cumhurbaşkanı’nın en önemli özelliğinin dış politikada istikrarlı ve kuvvetli bir duruş sergileyebilmesidir. İç politika malzemelerini kullanarak Cumhurbaşkanlığı vizyonunu çizemezsiniz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.