Doğrudur. Olağanüstü günler yaşıyoruz.

                Olağanüstü günlerin davranışları ve söylemleri de olağanüstüdür doğal olarak.

                “Evden çalışma” en dikkat çekici olanı…

                Üniversiteler dahil, tüm eğitim-öğretim kurumları kapalı.

                Akademisyenler, iş insanları başta olmak üzere öğretmenler de hâlâ işlerinin başındalar oysa.

                Okulda ya da fabrikada değil, “Evden” işbaşındalar.

                Gün boyu süren ekran başındalık,

                Sanal dünyada fikir alışverişleri,

                Konferanslar…

Tüm dersler artık ekranda.

Ana sınıfından başlamak üzere.

Bence;

1)      Sosyal ilişkilerin bire bir olmasının, insan psikolojisi gereği yararı çok. Arkadaşını görmek, dokunmak, göz göze sohbet edebilmek,

2)      Erken saatlerde yollara düşmenin de güzellikleri var. İşe yaramak, topluma hizmet edebilmek, memleketimden insan manzaraları diyerek dersler çıkarmak,

3)      Servislerle ya da özel arabalarla da olsa ve bazı söylemlere göre; zaman ve maddi kayıplar da getirse, yaşamanın anlamını bu biçimiyle değerlendirmek,

4)      Dünyayı; önce anlamak, sonra da güzelleştirmek amacıyla mücadele etmek,

5)      Küçükten büyüğe sorumluluklar vererek, birey olmanın hazzını yaşamalarını sağlamak,

6)      “İnsan” denilen canlının ne kadar da “Özel” olduğunu yaşayabilmek…

Bu ve dahası nedenlerle yüz yüze öğrenmenin, çalışmanın eşdeğeri yoktur ve olamaz!

Elbette olağanüstü zamanların, olağanüstü getirilerine ayak uydurmak da yine bireysel sorumluluklarımızın gereğidir.

Hatta;

Ekranlardan ders olmasa milyonlarca öğrenci ne yapardı?

Akademisyenler, öğrencilerine nasıl ve ne kadar ulaşabilirlerdi?

Minik öğrenciler zamanlarını nasıl değerlendirebilirlerdi?

Anneler ve babalar çocuklarıyla ne kadar, nasıl ve ne ile paylaşım sağlayabilirlerdi?

Öğretmenler, “Öğretmenin” hazzını nasıl duyabilirlerdi?

…………………………………..

Koronavirüsü öğreneceğiz, anlayacağız, tedbirimizi alacağız ve belki de birlikte yaşamaya alışacağız.

Bu zamanlar da geçecek.

Yine, yeniden ve fark ettirerek

Ne diyordu ozan?

Bu da gelir bu da geçer ağlama…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.