Sevgili dostlar, merhabalar. Bildiğiniz gibi 5-6 Aralık arası gece yarısı 03:00 sularında, bir torba yasa daha kabul edildi. Edilmesinin ardından da çok konuşuldu. Neydi o yasa ? Milletvekillerinin çakar lamba kullanması konusu. İçişleri bakanlığımız önce “milletvekili araçlarına dönük çakar lamba uygulamasının teklifte yok” dediği konu, mecliste oylandı ve kabul edildi. 
Kabul edilen yeni yasa ile, itfaiye, ambulans gibi acil durum araçlarının bulunduğu ‘geçiş üstünlüğüne sahip araçlar’ listesine, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, TBMM’de en çok üyesi bulunan iki partinin grup başkanı, Bakan Yardımcıları ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanının araçları eklendi.
Sevgili dostlar, tepki göstermekte haklı olabilirsiniz. Bu yasayı beğenmiyor da olabilirsiniz. Açıkçası ben de yasayı doğru bulmayanlardanım. Sonuç olarak benim oy verdiğim insanlar, benden ne kadar üstün olabilirler ki, trafikte benden üstün olsunlar ? Bir de neden üstün olsunlar? Adı milletin vekili değil mi? Yani benim vekilim, senin vekilin. Kâh ben beklerim trafikte, kâh o bekler. Çünkü vekil demek birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse demektir. ( TDK )
Bakın yazdıklarımı doğru okuyun, sonra siyasi söylemleriniz ile beni taciz ediyorsunuz. Ben bu düşüncemi bakan, cumhurbaşkanı için kullanmıyorum. Bakan, hepimizin bakanı. Bu ülkenin bakanı. Cumhurbaşkanı , benim de senin de cumhurbaşkanın. Sever, sevmezsin beni alakadar etmez. Ama milletvekili dediğin zaman orada bir dur derim.
Çünkü, oyu ben verdim. Sen verdin güzel kardeşim. Kendi kendilerine oy verip seçilecek halleri yok ya? Biz seçtiğimiz milletvekillerini kendimize uygun gördüğümüz için; bizi anlatıyor dediğimiz için seçtik. Ona göre oy verdik. Yani aslında seçilen milletvekilleri senin benim bizim hepimizin birer örneği . Şimdi bizim oy verdiğimiz insan, trafikte bizden öncelikli hale geldi. 
Milletvekillerini, trafikte senden benden öncelikli hale getiren yasayı beğenmediyseniz; yapabileceğiniz tek şey var: O da beklemek. Beklemek ve bir sonraki seçimlerde oyumuzu ona göre kullanmak . Beklerken bir de yapmamamız gereken bir şey var . Boş konuşmamak. 
Nedir boş konuşmak ? Sosyal medya üzerinden paylaşım yapıp “ sen de karşıysan paylaş, sesimizi duysunlar “ tarzı kampanyalara katılmaktır . Bak güzel kardeşim, anlamıyorsun. Senin sesini duysalardı, zaten bu yasayı iyice düşünüp taşınırlardı. Belki de sesini duydular ama bu şekilde karar verdiler. Bunlar senin elindeki bir adet oyun ile içinden çıkamayacağın sorular. O yüzden sadece sıranı bekle. Zaman her şeyin ilacıdır.
Beklediğin zaman elbette gelecek. O zaman aklına tüm bu olumsuz düşünceleri, sana uymayan söylemleri ve eylemleri, seni ve karakterini yansıtmayan olayları hatırlamaya çalışırsın. O zaman aklına gelirse, belki seçimin değişir ve A yerine B oyu atarsın. İşte o zaman sen elinden geleni yapmış olursun.
Karşındaki insanı kırıp dökerek, siyasi düşüncesi farklı diye insanlara söverek, sosyal medyada boş konuşup, goy goy yaparak olmuyor bu işler. Siz hiç “yahu benim seçmene bak ne paylaşmış, dur ben bu işi bir daha yapmayayım” diyen milletvekili gördünüz mü ? İşi, raconuna göre yapacaksın güzel kardeşim. 
Seçim zamanı konuşacaksın. Seçim zamanları dışında, eleştirmeyecek misin ? Elbette eleştireceksin. Bu senin hakkın! Ama ölü adamı mezara gömdükten sonra keşke yaşasaydı demek; abes ile iştigaldir.  

Sözün özünü yazıp, kapatalım.
Sevgili dostlar, kendi düşen ağlamaz. Bizim oylarımız ile seçilenleri beğenmiyorsak; yaptıkları hareketler hoşumuza gitmiyor, söylemleri desteklemiyorsak ; bir sonraki seçimde oy vermeyiz, olur biter.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.