Büyükşehir  toplumun farklı kesimleri ve katmanları ile bir dizi çalıştay organize etti..

Farklı kulvarlardaki bu çalıştaylar'dan biri de biz basın mensupları için planlanmıştı..

Bu çalıştayın içeriği  Mersin basınının   sorunlarını masaya yatırması değil, aslında el değiştirmiş bir belediyenin basın mensuplarıyla bir temasından ibaretti ..

Bu çalıştaydaki  sorulara bakıldığında;  belediye kendini bir testten ve medya mensuplarının kendilerinden ne tür talepleri olduğunu da yeniden gözden geçirdi ..

Yapılan bu organizasyona başka bir anlam yüklemenin ve büyük bir beklentiye girmenin de bir anlamı yoktu .. Neden-sonuç ilişkisinden çok niyet-amel ilişkisi kuracağımız bir ortamdı ..

Çünkü belediye medyanın “NEDEN” bu durumda olduğunun sorumlusu değildi, “SONUÇ”  için de müdahil olabilecek yeterli materyallere sahip olamazdı .. Sadece iyi NİYETLİ bir adım atıldı ve bu çalıştay AMEL defterine olumlu bir iş olarak  yazıldı ..

Ne var ki çalıştayın hamisi BAŞKAN Vahap Seçer'in konuşmasında dile getirdiği bazı hususlar organizasyona katılan basın mensuplarını rahatsız etti .. Başkan Seçer'in "eski alışkanlıklarınızdan vazgeçin " "satılık kalemlerle işim olmaz " bağlamındaki söylemleri salonda soğuk duş etkisi yarattı ..

Aslında bu mevzunun bu kadar büyümesinin,  bu sözlerin bir davette cereyan etmesi,  ifadenin sertliği ve kelamın  içeriğinden çok, bunu kimin dile getirdiğinden kaynaklandığını düşünüyorum ..

Eğer Başkan Seçer bunu herhangi bir basın toplantısında dile getirseydi, ya da meclis toplantılarındaki mütebessim haliyle deklare etseydi , sadece "BAŞKAN KİMİ KASTETTİNİZ" sorusuyla karşılaşacaktı .. Ve bu kadar kelebek etkisi olmayacaktı ..

Şimdi işin diğer tarafına bakalım..

Yani ambalajına değil ürüne bakalım ..

Başkan Seçer'in rahatsız olduğumuz sözlerini kaçımızın mesleki birliktelik esnasında dile getirdiğimize bakalım  ..

Mesleğini silah olarak kullananları, şantaj ve tetikçilik  yapanları, kişisel çıkarlarına alet edenleri, meslek etiğini hiçe sayanları masaya yatırıp kıtır kıtır doğradığımız günleri hatırlayalım..

Yaşadığımız bu handikapları  en çok eleştirenler kaleme aldı aslında çalıştay meselesinde yaşanan bu olayı  (o tetikci hariç )

Elbette ki işini layıkıyla yapan meslektaşlarımın zoruna gitti Başkanın sözleri , belki de zorumuza gitti defomuzun yüzümüze vurulması ..

Ama gerçeğimiz bu..

Sizde bende biliyoruz..

O salonda bizim doğrularımız, gerçeğimize yenildi arkadaşlar ..

Kimimiz ayar dedik, kimimiz hizaya çekildik dedik, kimimiz de tehdit ..

Ama yenildik işte..

Şöyle düşünün ...

Biz kamu hizmeti yapıyoruz

Başkan Seçer de kamusal alanın bir parçası ..

Kamu bize karışır ..

Yanlışımızı hatırlatır ..

Eksiğimizi yüzümüze vurur .

Biz onlara nasıl yapıyorsak .

Onları nasıl eleştiriyorsak..

Yanlışlarını nasıl temsil ettiği  halka aktarıyorsak ...

Mesleğimizin aslında göreceli bir tarafı yoktur ve olmamalıdır ..

Gazetecinin tarifi tektir.

Bu tarif ne Sayın Seçer' e göre değişmelidir ne de yıllarını vermiş bir meslektaşıma göre ..

Doğruların kim tarafından söylenilmiş olsa da  değişmeyeceği gibi..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.