Son iki aydır çarşı pazar alışverişini hanım bana bıraktı. Ne yalan söyleyeyim pazarda sebze meyve seçip alma işini hiç sevmem, evlilikle bu işleri de yapmaya başladık. E hayat müşterek…

Bir ay önce aldığım ürünlerin üzerine her hafta en az iki lira zam geliyor. Malumunuz geçtiğimiz gün enflasyon rakamları açıklandı. Yıllık enflasyon yüzde 25.24 olmuş nereden tabi ki yandan. Enflasyon sürekli artış gösteriyor. Ama açıklanan resmi rakamlar ile çarşı pazar bir birini tutmuyor. Mutfağın enflasyonu, sokağın enflasyonu, pazarın enflasyonu açıklanandan kat be kat fazla. Benim nazarında enflasyon yüzde 100’ü aşmış durumda.

Enflasyonu resmi olarak açıklayan kurum TÜİK olduğu için mecburen bu kurumun rakamlarına itibar ediyoruz. Ama Ben artık cebimden çıkan parayı bilirim, TÜİK çok iyi biliyor ki, enflasyon rakamları reel değil ama işte şu ruhsal mastürbasyon yapma işinde çok başarılı bir medya olunca dünya da lider ülke olduk ekonomik verilerde…

Körler sağırlar birbirini ağırlar misali yüzde 200 artmış tavuk fiyatlarının, yüzde 150 artmış salça fiyatlarının, yüzde 100 artmış un fiyatlarının, yüzde 300 artmış susam fiyatlarının gölgesinde enflasyonun yüzde 25 olduğu yönündeki resmi ninnilerle avunup gidiyoruz. Büyük propagandalarla ilan edilen birçok üründe ve firmada yüzde 10’luk indirim kampanyasının da enflasyonun inmesinde sıfır etkisi olduğu gerçeği de ortaya çıkmış oldu. Bu yazılan indirimlerin alayı yalandan ibaret…

Üretmeden, üretime destek vermeden, yüzlerce firmanın konkordato ilan ettiği gerçeğini görmeden, iflasların sebebini araştırmadan, kapanan kepenklere kafa yormadan enflasyonu düşürmek yönünde adım atılmaz. Bugün tohum sattığımız Kanada mercimek devi oldu bize mercimek satar. Sırbistan’dan lop et, Bulgaristan’dan saman, Uruguay Paraguay gibi ülkelerden angus alan ülke konumuna geldik. Özellikle kentimizde her gün bir firma iflas ederken esnaf siftah etmeden kepenk kapatıyor. KONKORDATO kavramını şu günlerde ülke olarak öğrenmeye başladık.

Bundan sonra tablonun daha da düzeleceği değil aksine daha da vahimleşebileceği gerçeğinden yola çıkarak ‘üç haneli’ enflasyon rakamlarına varmanın önünü kesecek tedbirleri almak lazım.

Asıl korkmamız gereken enflasyonun artması değil, iflasların artmasıdır. Her gün pek çok köklü firmanın konkordato ilan etmesidir. Mersin de böyle yüzlerce firma var bu gidişata dayanamayacak şirketler son kozlarını oynuyorlar. İvedi bir şekilde üretim ekonomisine geçişi sağlamak lazım. İflasları minimize ederek, ekonomik mekanizmanın dişlilerini tamir etmenin yolunu aramak hükümetin olmazsa olmaz görevidir. İmar affı, bedelli askerlik, vergi barışı gibi durumlarla ancak günü kurtaracak hamleler yapılır.

Yüksek enflasyonla üretim de ihracat da büyüme de pekâlâ gerçekleşebilir. Asıl tehlike tarımdaki daralmanın, sanayideki daralmanın, ihracattaki daralmanın engellenmesidir.

Neredeyse dünyanın her ülkesinden üstelik kendi topraklarında üretilen tarımsal ürünleri satın alan bir ülkenin belinin doğrulması mümkün değildir. Kendi köylüsü kan ağlarken başka ülkelerin köylülerinin ürünlerini satın alma politikasıyla hiç bir ülke iflah olmaz.

Tarımsal ve hayvansal üretimi yüzde 100 artırmanın önünü açmak, ekonominin en azından tarım hayvancılık ayağını dirilterek ekonomiye topyekûn bir canlılık kazandırmayı sağlayacaktır. Aksi takdir de iyi değil gidişat KRAL ÇIPLAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.