31 Mart 2019 seçimleri gelecekte Türkiye’de siyasi tarihin değiştiği seçim olarak anılacaktır. Bu seçimde halk başta 25 senedir kazanılamayan İstanbul ve Ankara olmak üzere 11 büyükşehirde, 10 ilde ve 191 ilçe-beldede Cumhuriyet Halk Partisi’ni göreve getirmiştir. Toplamda 212 belediyede CHP’li adaylar seçimi kazanmıştır. 

Türk halkı 17 senedir süren AKP politikalarına ilk defa bu kadar net bir şekilde karşı çıkmıştır. Halk, ülkenin kaderine el koymuştur. CHP ve İyi Parti’den müteşekkil Millet İttifakı tartışmasız olarak muhteşem bir zafere imza atmışlardır. Artık görev CHP’li başkanlardadır.

Ülkemizde evvela 16 Nisan 2017’de anayasa referandumu, ardından 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmış ve maalesef parlamenter rejim de bu şekilde rafa kaldırılmıştır

31 Mart seçimleri; Cumhuriyetçi, demokrat, Atatürkçü, laik, mütedeyyin, muhafazakâr, liberal, milliyetçi, ulusalcı velhâsıl iktidarın politikalarını yanlış bulan her kesimden halkın umutlarını yeşertmiştir. Kendisini güvende, huzurlu ve mutlu hissetmeyen kitleler derin bir nefes almıştır. Çünkü tünelin ucundaki ışık artık görünmektedir.

Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup belediye başkanlarını tarihi bir görev beklemektedir. Sorumlulukları ağır, işleri çoktur. Yerel iktidardan merkezi iktidara ulaşmanın anahtarı onların elindedir. 

Başarısız olma hakları yoktur. Yanlış yapma lüksleri yoktur. 

Geniş halk kitlesi umutlarını onlara bağlamıştır. Başarısızlık konusunda hiçbir mazeret kabul edilemez.

Önemli bir husus da şudur: Seçimlerden sonra kritik ve psikolojik önemde olan sembolik zaman periyotları vardır. Mesela 100 gün seçimden sonra ilk değerlendirme yapılan zaman dilimidir. En ufak bir şüphe yoktur ki halk ilk 100 günün değerlendirmesini yapmış ve notunu vermiştir.

Şu anda seçimlerin üzerinden tam 6 ay geçmiştir. Zaman akmaktadır. 

Başkanlar, bu 100 gün ve 6 ay içerisinde ne yaptıklarını, hangi hizmetleri ürettiklerini, halkın yaşamında nasıl iyileşme ve kalite artışı sağladıklarını halka açıklamalıdır.

Başkanlar şunu da hiçbir zaman hatırlarından çıkarmamalıdır: Burası Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu parti diğer partilere benzemez. Örgütsel yapısı biat üzerine kurulmamıştır. Bu partide üyeler sorgusuz-sualsiz boyun eğmez, biat etmez; tam aksine sorgular.

Sakın ola ki başkanlar “Seçimi kazandım tüm parti, örgüt ve üyeler bana tabi olmalıdır, beldemde ya da kentimde CHP siyasetini sadece ben belirlerim” düşüncesine kapılmasınlar. 

Bu nevi davranışlar partiye zarar verir.

Bu hesap yanlış hesaptır. Bu nevi tek adam yaklaşımları bu partide kabul görmez. Bu partinin genlerinde bireyin özgürlüğü vardır; biat etmek değil!

Başkanlar, günlük siyaset yapmaya ara vermeli, halkla temas etmeyi ve PR çalışmalarını abartmamalı ve tüm enerjilerini belediye çalışmalarına vermelidir. 

Gecikmeksizin, derhal, ivedilikle gözle görülür hizmetlerle halkın karşısına çıkmalıdırlar.

Tekrar etmekte fayda var: Zaman çok hızlı geçmektedir. Halkın açtığı kredi heba edilmemelidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup belediyelerin fevkalade başarılı çalışmalar yapabileceği halka gösterilmelidir.

Halkta umut, güven ve coşku yaratılmalıdır.

Mevcut yönetim sisteminden memnun olmayan, demokratik parlamenter sisteme ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine dönmek isteyen yurttaşlarımızın gözleri CHP’li belediyelerin üzerindedir. Rejimimizin eski hâline dönmesi ve Cumhuriyetimizin tekrar rayına oturarak doğru rotasına yönelmesi CHP’li başkanların ve belediyelerin başarısına bağlıdır.

Bu başarılı çalışmalar genel seçimin kazanılmasına ciddi manada katkıda bulunarak rejimimize tekrar sahip çıkmamızın da lokomotifi olacaklardır.

Yerelden merkezi iktidara ulaşılacaktır.

Yapılan iş ve işlemlerde konu kişilere indirgenmemelidir; konulara daima ilkesel yaklaşılmalıdır. Olaylara bu doğrultuda yaklaşarak, başkanlar hata yaptıklarında da buna sessiz kalınmamalıdır. Çünkü o hata başkanı değil CHP’yi bağlayacaktır. 

Kişisel değil ama prensipler üzerinden hata yapan başkanlar uyarılmalı, eleştirilmeli ve doğruya ulaşması sağlanmalıdır.

Önemli olan tek konu Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin ikisini de kazanmaktır. Bu dönem tek hedefimiz, yoğunlaşacağımız ve odaklanacağımız tek konu bu olmalıdır.

Konuştuğumuz, eşsiz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet rejimimizin selametidir.

Tüm CHP’liler ve parti ayrımsız Cumhuriyetimize bağlı tüm yurttaşlar koşulsuz-beklentisiz Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri desteklemelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.