Çocuk oyunu deyip geçmeyin. Körebe, saklambaç ve ötekiler… Bu oyunlarla çocuklar gerçek yaşama hazırlanıyor, üstelik demokratik eğilimler sergileyerek… İsterseniz gelin, çocukların oyun oynama süreçlerine bir göz atalım.

Üç beş çocuk bir araya gelince, hemen bir oyun kuruverirler. İçlerinden biri, bir öneri sunar. Bu öneri herkesin aklına yatarsa kabul edilir, yoksa yeni bir öneri ortaya atılır. Sonuçta ortak akıl, hangi oyunun oynanacağına karar verir. Çocuk, kendi önerisinin her zaman kabul edilmeyeceğini deneyimlemiş olur böylece. Yani oyuna karar verme süreci, küçük bir demokrasi örneğidir.

Hangi oyuna karar verilirse verilsin, her oyunun bir kuralı vardır. Bu kurallar yazılı değildir, geçmişten günümüze çocuk deneyiminden süzülerek bugünlere gelmiştir. Çocuklar o kurallara uymaları gerektiğini bilir. Kurallara uyulmazsa oyunun tadı kaçar çünkü. Tıpkı hukuk kurallarına uyulmayınca demokrasinin bir anlamının kalmaması gibi…

Oyunun belki de en önemli aşaması, takımların veya ebenin belirlenmesidir. Bunun için genellikle sayışmaca yapılır. Herkes sayışmacanın sonucuna rıza gösterir. Çocuk oyunlarındaki sayışmaca, demokrasilerdeki seçimleri andırır.

Her ne kadar oyunda herkes eşit olsa da bazı çocuklar biraz daha ön plana çıkar. Oyunun türüne göre bazen hızlı olanlar bazen de güçlü olanlar liderlik pozisyonuna yerleşir. Lider çocuklar, kendi takımını çekip çevirir, ikna eder; kimi zaman da karar verir. Demokrasinin gereği olan “temsil makamı” çocuk oyunlarında da karşımıza çıkar.

Oyunun kuralları bellidir ama mutlaka itiraz edenler, mızıkçılık yapanlar da çıkar. Kuralları delip kendi çıkarlarını ön plana almak isteyenlerle de mücadele eder çocuklar. Yani her şey güllük gülistanlık değildir çocuk oyunlarında. Böyle noktalarda sorunları çözmek için yine çoğunluğun kararına güvenilir. Çoğunluk, kimi zaman yanlış kararlar da verebilir. Demokrasi bilinci, bu tür deneyimlerle gelişir.

Özellikle futbol oynarken gençler çıkar gelir, sahada kendilerinin top oynayacağını söyler ve küçük çocukları sahadan çıkarır. Çocukların oyun oynama hakkı gasp edilmiş olur. Yaşı daha büyük olanlar, bir bakıma darbe yaparlar çocuklara. Çocuklar, darbenin ne kadar kötü olduğunu, daha o yaşlarda öğrenir.

Kısacası çocuklar oyun oynarken, demokratik eğilimler sergilerler. Karar verme süreçlerinin içinde olmak isterler. Ortak akılla karar verir, baskıya da kolay kolay boyun eğmezler. Sorunlar ortaya çıktığında ise demokratik yöntemlerle çözmeye çalışırlar.

Demokratik eğilimlerden uzaklaşan, sorunları baskıyla çözen, ortak akılla değil tek başına karar veren, hukuku değil kendi çıkarlarını önceleyen büyükler; çocukluk dönemlerini hatırlasa veya etrafında oyun oynayan çocuklara bir göz atsa ne güzel olur, değil mi?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.