Kendisini dinlerken vecde kapılmaya hazır topluluğa söylediklerini kast ediyor değilim.
 
Onları dinleyen, alkışlayan, sloganlar eşliğinde transa geçenlerle de işim yok.
 
Benim açımdan önemli olan yeni Başbakan sıfatıyla ilk kez geldiği kente Davutoğlu’ nun vereceği mesajlar, bir adım ötesinde de ete kemiğe bürünmüş kimi müjdelerdi.
 
Sahi bu anlamda ve AK Partinin yeni lideri sıfatıyla yeni ne söyledi Davutoğlu?
 
Somut olarak dile getirilen ve hatta tarih verilen Konya-Karaman hızlı tren hattının Mersin’ e uzatılacağı vaadi elbette çok önemliydi.
 
Bu bakımdan “Konya, Toroslardan geçerek inşallah Karaman üzerinden en kısa zamanda hızlı trenle en geç 2016'da Mersin'e bağlanacak. Projeyle İstanbul-Konya-Karaman-Mersin birbirine bağlanacak” cümlesinin altını çizmek gerekiyor.
 
Altını çizelim ki, hafızadan yoksun Mersin’ e eğer yaşarsak 2016’ da hatırlatalım.
 
Projeyi küçümsüyor değilim. Hele ete kemiğe bürünmüş ve doğum tarihi verilmiş bir hızlı tren yatırımı Mersin’ in ihmal edilmişlik algısını hem tersine çevirmesi hem de kente kazandıracağı ivme nedeniyle çılgının da ötesinde akılları baştan alacak bir proje.
 
Binali Yıldırım’ ın koltuğuna oturan Elvan’ ın Karaman’ lı olması da ciddi bir avantaj ve bu hızlı tren projesine özel önem vermesi de hızlı ilerlemesi için ivme kazandıracak bir faktör.
 
Ama üzerine basa basa üstelik 2016’ nın hayata geçirileceği tarih olarak hem de Başbakan ağzından ilanıyla daha da heyecan veren projenin en ciddi handikapı, bürokratik ellerde telef olup gitmesi…
 
Böyle bir risk var mı?
 
On yıldır her yerel, genel seçim döneminde ısıtılıp önümüze getirilen ama bir türlü hayata geçirilmeyen –isterseniz geçirilemeyen diye de okuyabilirsiniz- Adana-Mersin hızlı tren hattının serencamı yeni proje müjdesine ihtiyatlı yaklaşmamız için yeterince ibretlik örnek değil mi?
 
Tünel, köprü vs. gibi coğrafi engellere sahip olmamasına rağmen Adana-Mersin hızlı tren hattının kolaylıkla çözülecek hemzemin geçit sorunu proje sürecinden yapım aşamasına geçebildi mi?
 
Son on yılda her cinayetten farksız kazadan sonra hemzemin geçitlerin kapatılacağı konusu il koordinasyon kurullarında konuşulur, hemen hayata geçirilmesi kararı alınır sonra da sessizce indirildiği raflara yeniden konur. (Hemzemin geçitlerin kapatılması konusundaki son karar 9 Temmuz 2014 tarihinde alınmıştı. Merak eden http://www.rayhaber.com/2014/mersin-adana-arasindaki-hemzemin-gecitler-kapaniyor/ linkten ulaşabilir)
 
Daha 9 ay önce toprağa verdiğimiz 10 insanımıza mezar olan hemzemin geçitlerle ilgili benzer bir karar Valinin de bulunduğu İl Koordinasyon kurulundan geçirilip müjde olarak günlerce medyada haber olarak yer almadı mı?
 
Sonra ne oldu? Daha önce ne olduysa ve ağzımdan yel alsın yeni bir kazadan sonra ne olacaksa…
 
Yapımı öyle çok fazla para pul da istemiyor ama hayata geçirme konusunda ortadaki tablo ortada.
 
Siz dümdüz arazide küçük kaynak aktarımıyla kısa zaman diliminde hayata geçireceğiniz bir yatırımla iyileştirmeniz mümkün olan güzergaha çivi çakmıyorsunuz ama Toroslar gibi çok zor bir coğrafyanın engellemelerine kafa tutacak, en az 25-30 tünel gerektiren Karaman-Mersin hattı için bitim tarihi sözü vereceksiniz.
 
“Olmaz, yapamazsınız” iddiasında değilim. Aksine teknolojinin sağladığı olanaklarla düne kadar zor olanın bugün kolaylaştığını bilenlerdenim. Eskişehir-İstanbul HT hattı gibi zor bir proje bile bu iktidar döneminde hayata geçirildi ve Konya, Ankara gibi iki önemli merkez İstanbul’ a bağlandı.
 
Böylesine zor işlerin altından kalkanların iş Mersin’ e geldiğinde neden kaynak yokluğu vs. gibi mazeretler üretmesini anlamak, kabul etmek mümkün değil.
 
İtirazım da buna…
 
Adana-Mersin hızlı tren projesinden geçtik, hızlandırılmış olarak tanımlanan ve hemzemin sorununu alt geçişlerle çözen, iki hatlı yolu dört şeride çıkaran, kısaca iki kenti birleştirecek çok önemli yatırımı on yıldır savsaklayanlara, takip etmesi gerekenlerin ise unutturma, uyutma çabalarına dikkat çekmemiz lazım.
 
AK Partinin 2015 seçimleri yaklaşırken Mersin özelindeki yumuşak karnı “kentin ihmal edilmişlik” algısı…
 
Çiçeği burnunda yeni Başbakan sıfatıyla Davutoğlu’ nun, “liman kavşağının otoyola bağlanması” gibi bırakın devleti hatta Büyükşehir’i bir ilçe belediyesinin rahatlıkla altından kalkacağı basit ama nedense bir türlü çözülmemiş incir çekirdeğini doldurmaz konuyu kongre konuşmasına taşıması da bu algının alt edilmesi çabasından başka bir şey değil.
 
Karayolları bölge müdürlüğünce her şeyiyle hesaplanmış, hazırlanmış ve yıllardır görüntüleri bile elden ele dolaşan Mersin-Adana karayolunun en azından Mersin-Ataş kavşağı arasındaki 2 km’ lik yola ödenek ayrılmamasını “ihmal edilmişlik” dışında tanımlayacak bir cümle var mı?
 
Varsa iktidarın yerel aktörleri olarak her yerde arz-ı endam edenler çıkıp şu yukarıdaki tren ve kara yolu düzenlemeleri konusunda birkaç kelam etsinler.
 
Etmeyenlere söylenecek çok şey var ama ben bir iki kelamla konuyu kapatayım:
 
Bekleyen sorunların çözümü konusunda ya bugün çıkıp konuşun, ya da ömür boyu susun. Konuşmanız gerekenleri pas geçip, iş siyasete geldiğinde mangalda kül bırakmama tavrına karnımız tok…
 
Not: Aslında Davutoğlu’ nun il kongresinde dile getirdiği “Mersin'i Akdeniz'in en önemli 5 limanından biri haline getirmeyi hedefi” çerçevesinde; unutulan, uyutulan konteyner terminal liman projesini ele almak niyetindeydim. Yıllardır dile getirdiğim gibi Mersin’ in kaderini baştan aşağı değiştirecek bu projeye somut olarak değinmese de, “5 liman” tanımında ruh bulacak ve mevcut limanın çok ötesinde anlamı olan “hub liman” konusunu tozlu raflardan indirip konuşmanın zamanı geldi, geçiyor diye düşünüyorum.
 
Bir başka yazıda bu projeyi ele almak, unutanlara hatırlatmak umuduyla… 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.