Yazı yazmak, insanın kendisine açtığı kansız bir savaştır. Yazmak, yaşıyorum demenin cesurca bir türü. Acıklı yanını da yaşamaktan alır. Tabi her sözün başında olması gerektiği gibi, 'bence'

Bugün, bu sözcükler sokağında kendime karşı açtığım sayısız kansız savaşlarımdan birini veriyorum.

Her seferinde olduğu gibi yine ilk tadında; özgür, yalın, acımasızca gireceğim gündelik yaşamın utangaç sözcükleri arasına.

Geçen yıl 23 Nisan'da çocukların bir kısmı okullarda, Cumhuriyet Meydan'ların da bayramı kutladı. Bir kısmı da üryan ayaklarıyla para dilendi...

Sonra çok uzakta değil, hemen bulunduğum yerin hemen yanı başında çöp toplayan çocuklar...

Üç çocuk, konteyner da buldukları oyuncaklar ile oynuyorlardı.

Çocukların ayrıştırıldığı bir resim okuyordum... Yazıyordum bavuluma doldurduğum küçük gülüşlü kabuk kırıntılarıyla...

Söyleyin lütfen yazmakta yaşamanın yarısı etmez mi?

Ağlamanın yarısı, ölmenin yarısı hatta ve hatta insan olabilmenin yarısı etmez mi?

Kırıcı olmadan yanlışım varsa düzeltin lütfen...

Yaşıyorum ben...

Aksini düşünmemenizi isterim...

Sonra sadece çocukları sevin...

Çocuk gülüşleriniz ile kalın... Dostum Turan'a selamlarla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.