Yirmi birinci yüz yılın ilk çeyreğini bitirmemize altı yıl kaldı.

Hedefleri nedir?

Kimin hizmetindeler?

İhsan Şenocak.

 “Türkçe Kur’an okumayın, imanınız sarsılır.” diyor.

Neden sarsılır acaba?

Kur’an Türkçe okunduğunda anlaşıldığı için mi?

Geçen akşam kitaplığımda 1970 yılından bu yana bulundurduğum Besim Atalay’ın Türkçe Kur’an meali ile Elmalılı Hamdi Yazır’ın Kur’an mealini biraz okudum. Tabi ki Elmalılı Hamdi Yazır’ın meali daha rahat anlaşılıyor. İmanımda hiç de bir sarsılma filan hissetmedim. Tam tersine unutmuş olduğum bazı bilgileri hatırladım ve kendimi daha da rahat hissettim.

Sanal medyayı açtım.

Gözüme bir tıp öğrencisinin iletisi takıldı.

Tıp öğrencisi bir kız Nihat Hatipoğlu’na soruyor:

 “Hocam ameliyat  anında namaz vakti geldi… Ameliyatı bırakıp namaz kılmak daha fazla sevap değil mi?”

Bu soruyu tıp fakültesinde okuyan ve doktor olupta insan sağlığını koruyacak, insanları ölümden kurtaracak olan bir doktor adayı.

Bu ülkede yobazlık biter mi?

Anadolu Gençlik Derneği, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, TÜGVA, Memur Sen ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu heyet Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürü’nü ziyaret eder.

Bu ziyaret sırasında Anadolu Gençlik Derneği il temsilcisi Ersin Güçlü şöyle diyor:

 “Okulların kapanmasına az bir süre kaldı. Okulların kapanması deyince, sözde mezuniyet adı altında yapılan kültürümüz ve inancımızla uzaktan yakından ilgisi olmayan kutlamalar akıla geliyor. Bu kutlamalara karşı  Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerini, okul idarecileri, eğitim sendikaları, özellikle de aileleri ve velileri duyarlı olmaya davet ediyoruz.”Diyor.

Okullarda yapılan mezuniyet törenlerinin neresi, hangi kültür ve geleneğe ters acaba?

O gencecik beyinlerin yıllarca emek verip, kafa yorum kazandığı başarıların kutlanmasında dinen ne sakınca var?

Bu çocuklara sevincin paylaşılmasında küçük bir eğlenceyi neden çok görüyorlar acaba?

Buna karşı çıkmakla neyi amaçlıyorlar?

Bin dört yüz yıl önce Suudi Çöllerindeki yaşam tarzını, sayısız uygarlıklar kurulmuş Anadolu topraklarına yerleştirmek isteklerinin toplumda yer bulacağına mı inanıyorlar?

Bunun adına çağdaş uygarlıktan kaçma ve “Bedevileşme” denir.

Bu çöl Bedevi geleneklerinin, kültürünün İslam Diniymiş gibi anlatıp, toplumu bedevileştirme, on binlerce yıllık Türk Kültürünün yok edilme arzusunun dışa yansımasıdır.  Yaklaşık bin yıldır Türk kültür, gelenek, inanç ve töreleri İslam adı altında çöl Bedevilerinin kültürü ile yok edilmek isteniyor.

Bu Milletin en az on bin yıllık kültürel ve inanç geçmişi, kültür birikimi vardır.

Bunu çöl Bedevi kültürü ile değiştirmeye kalkışmak, hele içinde bulunduğumuz bilim ve teknoloji çağında, iletişim araçlarının bu kadar ilerlemiş olduğu zamanda boş hayalden başka bir şey değildir.

Ne yazık ki, bunlardan siyasi anlamda nemalanan politikacılarımız var.

Bu saçmalıklar, toplumu dinden imandan soğuttu.

Deizm durup dururken ortaya çıkmadı.

Ateistlerin oranı, dernek başkanının açıkladığına göre genel nüfusun yüzde üç buçuğu. Deistlerin oranı ise yüzde dört buçuklarda olduğu iddiaları var.

Bütün bunlar yaşanırken, dinin hurafelerden ve yobazların elinden kurtarılması için kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı kadroları bu tür saçmalıklara çanak tutuyorlar.

Açıklamaları ile destekleyici tavır takınıyorlar.

Bunlar yaşanırken inançsızlık hızla yayılıyor.

Suçlu kim mi?

Suçlu dinin gerçeklerinden saptıranlar, dini çağın dışına itenler, dini sermayenin ve gericilerin sömürü aracı haline getirenlerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.