Dünya lideri (!) Başbakan Erdoğan kendisi ile Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu arasında olan nitelik farkını gördükçe daha çok hırslanıyor ve hırslandıkça da sağa sola çatmaya başlıyor. İçte ve dışta sürekli itibar kaybeden Başbakan, basiretli bir devlet adamı nasıl olunur hala kavrayabilmiş değil.
Devlet adamlığıyla ilgili güzel bir hikaye vardır:
“ Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Hızlı adımlarla yürüyor bir şeye canı sıkıldığı nefes alışından belli oluyordu. Biraz duraksadı ve yıllar öncesini hatırladı. O zaman oğlu daha 14 yaşında idi. İyi bir eğitim alması için elinden gelen gayreti göstermesine rağmen oğlunun tavırlarını hiç beğenmiyordu. Hatta bir gün -oğlum sen adam olmazsın- demişti.
İşte aradan yıllar geçmiş oğlu da vali olmuştu. Nasıl oldu ise oğluna bu haber gece gelmiş o da apar topar babasını huzuruna getirtmiş ve -Baba bak sen adam olamazsın dedin ama -ben vali oldum- demişti. Yaşlı adam da : -Oğlum vali olmuşsun ama adam olamamışsın, eğer adam olsaydın yaşlı bir adamı gece yarısı rahatsız etmeyecek kadar düşünceli , babanı ayağına getirtmeyecek kadar edepli ve makamın büyüdükçe daha da mütevazileşecek kadar da olgun olurdun- diyerek hışımla kapıyı çarpmış kendine ancak sokağın ortasında gelebilmişti.
Üzgündü söz ve davranışlarında ölçülü bir evlat yetiştirememekten. Oysa ne kadar isterdi hem iyi bir eğitim almış hem de edebiyle herkese örnek olacak bir evlat yetiştirmeyi. Ne yapalım dedi ALLAH edep versin.”
 
Devlet adamlığı, kapalı kapılar ardında yapılan konuşmalarla, topluluk önünde yapılan konuşmalar arasındaki ölçüdür. Prof Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu sakin, samimi, içten, yalansız ve ahlaklı bir kişilik izlenimi verirken, Başbakan Erdoğan için aynı sözleri söyleyemeyiz. Hatalı olduğunu ya da yanlış yaptığını asla kabul etmemeyi ve kabahat üstlenmemeyi meziyet zannediyor. 
 
Basit bir kural vardır. Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser. Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur. Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır. Türkiye’de yaşanan travma özet olarak bundan ibarettir.
 
Seçilecek Cumhurbaşkanı birleştirici ve bütünleyici olmalı, milletin birlik ve beraberliğini bozucu düşünce ve davranışlara asla izin vermemelidir. Vatanperver olmalı, devletin ve milletin huzur ve refahını her şeyin üstünde tutmalıdır. Sır saklamasını bilmeli, politik çıkar temini için, devletin şeref ve itibarını hiçe indirmemelidir.
 
Burada, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye hitaben söylemiş olduğu şu harika tavsiyelerini aklımızdan çıkarmayalım:
Ey oğul! Bey’sin…
Bundan gayrı öfke bize; gönül almak sana.
Suçlamak bize; katlanmak sana.
Acizlik bize; hoş görmek sana.
Kem göz, şom ağız bize; bağışlamak sana.
Üşengeçlik bize, gayretlendirmek sana.
Bölmek bize, bütünlemek sana.
Çatışma, geçimsizlik, anlaşmazlık bize; adalet sana düşer.
Ey oğul! Bey’sin, güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın. Ancak, bunları nerede ve              nasıl kullanacağını bilmezsen; öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açma.
Açık sözlü ol, her sözü de üstüne alma.
Sevildiğin yere sık gidip gelme.
Ananı, atanı say; bilesin ki, bereket büyüklerle beraberdir.
Oğul! üç kişiye acı: Cahiller içindeki alime, zengin iken fakir düşene, hatırlı iken itibarını kaybedene.
Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın…
Ey oğul! Yaşça, bilgice senden büyük olabiliriz, ama sen Bey’sin. Biz senin yanında,   senin emrindeyiz. Bunu bilesin…
Lakin unutma! Yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğuna inanıyorsan mücadeleden korkma, yılgınlık gösterme.
Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Yolun uzun, işin çetin, yükün ağırdır. Allah yardımcın olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.