“Ben Devlet’in değil Millet’in Cumhurbaşkanı olacağım…”
TV haberlerini izler ve dinlerken duydum!
Anlamaya çalıştım.
1)Seçilecek olan makam “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en üst temsil makamı”
2)Seçileceğiniz insan toplumu ve seçecek olan, Millet
Devlet’in değil de Millet’in derken acaba;
*) “Devlet’i boş ver, zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti BOP gereği bölünüyor ve
ben de bu planda Eşbaşkanım” mı demek istiyorsunuz?
*) “Millet’i de şimdilik kullanabilirim, ta ki milliyetlere parçalayana kadar” planı
mı yapıyorsunuz?
Kulağa hoş, (Millet’in) gerçeğe ters bu söylem, gerçekte “İç plan yansımalarıdır.” Ülkede ve ülke dışında temsil edeceğiniz (Seçilirsen) makam, Türkiye Cumhuriyeti
Devleti Cumhurbaşkanlığıdır!
Temsil edeceğiniz Millet de Türk Milletidir!
Gelelim “Tarafsız olmayacağınıza”;(Kimin ya da neyin tarafı olacağınızı açıklayın)
Cumhurbaşkanlığı yeminini (Anayasa Madde:103 Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim) bir kenara bırakıyorum…
Cumhurbaşkanı elbette bir taraftır! Türkiye Cumhuriyeti tarafındadır. Atatürkçü yaşam biçiminin en üst düzeyde temsilcisi ve uygulayıcısıdır.
*                      *                     
Daha şimdiden…” demeyeceğim. 12 yıl öncesinden de demeyeceğim. 1996’dan beridir ABD’nin hazırladığı R T Erdoğan’dan farklı bir söylem beklememiz gerçeğe aykırıdır.
BOP Eşbaşkanlığı görevini açıkça sürdüren R T Erdoğan, nabza göre şerbet vermenin ustasıdır!
Son Denizli mitinginde “IMF’ye borcumuzu sıfırladık!” açıklaması (!) minicik bir örnektir.
1)Önce inkâr etmek ve sonra sahiplenmek,
2)“Türk Milliyetçiliğini” ayaklar altına almak ve sonra sahipleniyor görünmek,
3)Taşınması, asılması, satılması suç unsuru olan Türk Bayraklarıyla mitingler yapmak,
4)Hırsızlıkları, rüşvetleri hasıraltı edip “Montaj” raporlarını TÜBİTAK’tan alabilmek…
Bu ülkeyi bölme planıyla görevlendirilen BOP Eşbaşkanı’ndan Türkiye
Cumhuriyeti’ni sahiplenmesini ve Türk Milleti birlikteliğinde buluşmasını beklemek ne kadar da safça!
*                      *
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde (!) sunulanlar;
*) Makama uygun değillerdir.
*) “Kırk katır mı kırk satır mı? seçenekleridir.
Cumhuriyetçi ve Atatürkçü seçeneğin olmayışı, “Kötünün iyisini “ seçmeye zorlayamaz. (“Kötünün iyisi” olur mu?)
*                      *                      *
Türk Silahlı Kuvvetleri silah bırakmalıdır”a kadar getirildik. (HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ)
Bence de!
Zaten bıraktırılmış olan silahını gömmelidir hatta!
Yavaşça çıldırtılıyor muyuz ne?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.