Ak Parti kurduruldu ve kısa bir zaman sonra da seçim sistemimizde ki anti demokratik kurallar nedeniyle tek başına iktidar oldu. İktidara gelirken yoksulluk, yolsuzluk, yasa dışılık, enflasyon ve benzerleri ile mücadele edeceğini vaat ederek geldi.

                İktidar olduktan bir süre sonra birçok alanda vaat ettiklerinin tam da tersi olaylar artarak meydana gelmeye başladı.

                Yoksulluk arttı.

                Gelir dağılımı adaletsizliği zaten vardı, aldı başını gitti.

                Yolsuzluk artı.

                Yasa dışılık beklenmedik şekilde arttı.

                Enflasyon ve işsizlik arttı.

                Bunlar artarken, yandaş şirketler ve bazı siyasiler yerinde saymadılar, onların gelirleri ve mal varlıkları arttıkça arttı.

                Süper marketlerin, alış veriş merkezlerinin sayısı arttı.

                Küçük esnafın durumları ekonomik olarak oldukça kötüye giderek yüz binlerce esnaf kepenklerini kapatarak yoksullar ve işsizler durumuna geldi.

                Yoksulların sayısında artış olurken, piyasaya göre gelir düzeyleri de giderleri karşılayamaz duruma geldi.

                Tarım ürünlerinin ihracatından elde edilen gelir, ithal edilen tarım ürünlerinin bedelini karşılayamaz oldu. Tarım tamamı ile dışa bağımlı duruma geldi. Hayvancılık çökerken saman ithal hallere düşürüldük.

                Bu olumsuzlukları anlayamasınlar, düşünmesinler, sorgulamasınlar diye olacak galiba dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek için eğitim sistemi birkaç defa değiştirilerek tamamı ile dinselleştirildi. Sözüm ona dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek asıl hedefti.

                Toplumda kültürel dönüşümle varılmak istenen hedef ahlaktan önce dini ve kini vermek istiyordu ve verdi de sanırım.

                2019 yılının ortalarında dindar ve kindar nesil yetiştirecek olanların yetiştirdiği nesil öyle bir nesil oldu ki, şaşırmamak elde değil.

                Türkiye İstatik Kurumunun (TÜİK) 2002-2018 yılları arasını kapsayan araştırmanın sonuçlarına göre birkaç alanda toplumun getirildiği durum şöyle:

                1-Fuhuş artışı %800.

 2-Hayvana eziyet %780.

3-Uyuşturucu kullanımında artış %700.

4-Cinsel taciz artışı %450.

5-Çocuk istismarında artış %400.

6-Kadın cinayetlerinde artış 5370.

7-Cinayet artışı %260.

                Şanlıurfa’da 14 yaşında kız çocuğu hamile oluyor.

                Kendisine:

“Çocuk kimden?” Diye sorulunca verdiği yanıt ilginç.

Kız Çocuğu:

“Abim veya dayımdan, ikisi de benimle ilişki kurdu.”Diyor.

Ahlâka bakar mısınız?

Kız kardeşi veya yeğeni ile cinsel ilişkiye giren belki de herkesten daha dindar görünümlü bir yaratık.

Diyanet fetva veriyor:

“Duyarlı Müslüman alkol satılan yerden alış veriş yapmaz.”Demiş.

Peki!

Duyarlı Müslüman, akrabalarını, yandaşlarını yüksek maaşla devlet dairelerine ve belediyelere işe yerleştirir mi?

Çocuk istismarında bulunur mu?

İnsan canına kıyar mı?

Yetim hakkını yer mi?

Devletin malını çalar mı?

Devletten üç dört maaş birden alacak makamlara aynı anda oturur mu?

Allah’ın yarattığı kulları ayrıştırır mı?

Duyarlı Müslüman bunları ve benzeri işleri yapar mı?

Duyarlı bir Müslüman’ın önce insan olması, sonra iyi bir ahlâka ve sonunda da doğru bir inanca sahip olması gerekir ki, dürüst, namuslu, iyi ahlâklı ve duyarlı bir Müslüman olsun.

Bu işler yalınız fetva vermekle olmuyor, İslâm’i konularda insanlara doğru bir eğitim vermekle başlıyor.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.