Bundan önceki yazımda özellikle ABD hakkındaki görüşlerimi etraflıca açıkladım ve bu emperyalist ülkenin kendini süper güç olarak tüm Ortadoğu'nun kaderiyle nasıl oynadığını belirtmiştim.

     Yine bu günkü yazımda ABD'nin dış politikadaki karmaşasından ve kafa karışıklığından bahsedeceğim.

      ABD özellikle Suriye'de İşidle ilgili mücadelede YPG ile birlikte hareket ederken güya Esad'la ilgili mücadelede ise Türkiye ile birlikte hareket ediyor.

       Esasen ABD'nin nihayi amacının Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt koridoru kurmak ve petrol sahalarını kontrol etmektir.

         Ama her konuda ikili oynadığı gibi Suriye politikasında da ikili oynamaktadır.

         Bir tarafta ülkede İşid tehlikesi kalmadığı halde terör unsurlarına silah ve lojistik destek vermeye devam ederken, diğer yanda Türkiye ile dirsek temasında bulunmaktan geri kalmıyor.

          Bu emperyalist yaklaşımı dikkatlerden kaçmıyor ama kafasını kuma gömen ABD'nin kıçı dışarıda kalıyor.

         Şimdi yeni bir tezgahın peşine düşmüş vaziyette.

         İdlib'te verdiğimiz 13 şehidi bahane ederek güya bizi destekler bir tavır içine giriyor.

         13 şehidimiz için bizim şehidimiz var demek cüretkarlığını gösteriyor.

          Sen Afrin'de,Kuzey Suriye'de teröre verdiğin destekle onlarca Mehmetçik şehit olurken kılın kıpırdamadı.

           Hem NATO ülkesi olacaksın,hem bizi müttefik kabul edeceksin,sonrada gidip bize karşı kullandığını bile bile teröristlere silah vereceksin,onları eğitip üzerimize salacaksın.

            Şimdide kalkıp utanmadan bizim şehitler var diye ağıtlar düzeceksin.

            Peki burada amaç nedir?Abd'nin bu politika değişikliği neyi ifade ediyor?

            Burada esas amaç ABD Suriye'de hakimiyetini tamamıyla Rusya'ya teslim etti.

            Bu geri çekilmeler ve o bölgelere Esad rejimiyle birlikte Rusya'nın yerleşmesi ABD açısından vahim sonuçlar doğurdu.

            Şimdiye kadar Ortadoğu'da tek güç olarak faaliyet gösteren ABD'ye karşı Rusya Akdeniz'e hızlı bir iniş yaparak ABD'nin fiyakasını bozdu.

             Onun için İdlib'de şehit olan askerlerimizi bahane ederek Türkiye'ye yanaşmaya çalışıyor.

              Bu sahte gözyaşlarının amacı ne Türk askerinin şehit olması,nede Türkiye ile ilgili olumlu politikalarının olması.

              Buradaki amaç Türkiye'yi destekler gözükerek Suriye rejimi dolayısı ile Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek.

               Amacı kaybettiği itibarı Türkiye üzerinden yeniden sağlamak.

               Ama Türkiye eski Türkiye değil.

               Bunu yutacak ve bir anda ABD'nin gazına gelerek Suriye rejimi,dolayısıyla Rusya ile karşı karşıya gelecek bir politika içine girmeyecektir.

                 Tabiki şehitlerimizin kanlarını yerde koymayacak ve meşru müdafaa hakkımızı kullanacağız.

                 ABD istediği için değil milli menfaatlerimizin gereği için bunu yapacağız.

                 Siz hiç ABD'nin Türkiye'de milyonlarca Suriyeli mültecilerin durumuyla ilgili bir teşebbüsünü duydunuz mu?

                Ne maddi,ne manevi açıdan bu konuda bir desteğine şahit oldunuz mu?

                 Suriye'de elde ettiği petrol gelirini teröristlere peşkeş çekerken acaba yarısını bu Suriyeliler için harcamak konusunda bir çabası var mı?

                Biz ne gördük, ne de duyduk bu konuda bir adımı.

                Şimdi biz bu ABD'nin neyine güvenip dış politikada hedef belirleyelim.

                Türkiye kendi politikalarını kendi belirleyecek güce ve tecrübeye sahiptir.

                Devam edecek...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.