Gündem tekleştiriliyor

ABD’de görülen Rıza Zarrab ( Reza ya da Sarraf önemli değil) olayı

Netleştirmeye çalışalım, ya da somutlaştırmaya

ABD, İran’a ambargo uyguluyor… İran’ın nükleer silahlanmasına karşı… Küçük bir not düşmemiz gerekli; Dünyanın başına bela olan ABD; gerek insan hakları konusunda, gerek demokrasi konusunda, gerek özgürlükler konusunda ve gerekse ülkeler arası karşılıklılık ve eşitlik ilkeleri açısından notu en zayıf olan ülkedir. İnsan hakları çığırtkanlığı satarken en büyük insan hakları ihlalciliğini yapar…

Dünyanın neresinde, hangi ülke ne üretir, ne üretmeli, kime, nasıl, ne kadar satmalı vb. hepsinin tek sorgulayıcısı ABD’dir!

Dünyanın her yanına silah satışı yapar, silah ticaretinden kazandıklarını, silah ve para olarak yine insan katliamları için hazırladığı, piyasaya sürdüğü terör örgütlerine harcar.

Ülkelere Anayasa hazırlar, “Ben böyle yönetilmenizi istiyorum” der.

Sınırları bozmak, yeni sınırlar çizmek ister.

İhraç ve ithal malı olarak seçtiği tek şey, ölümdür, kandır, gözyaşıdır.

Dünyanın neresinde, hangi ülke, hangi millet, ne zaman, ne ve nasıl bir iş yapacaksa, sorulması gereken mevki olarak kendini görür.

Dünyanın jandarması olarak görür kendini. Ağababasıdır, yolkesenidir, eşkıyasıdır, katilidir…

* *

İran’a ambargo, ABD’nin tercihidir. ABD-İran ilişkilerinden kaynaklıdır. Türkiye-İran ilişkileri tamamen bağımsızdır bunlardan.

Aklıma gelmişken atlamayayım; Gümrük Birliği Antlaşması ile Türkiye 3.ülkelerle ticaret yapamamaktadır ve bu durum Türkiye aleyhine olmak üzere yıllardır zarar üzerine zarar vermiştir. (AB’den örnek olmakla birlikte…)

Reza Zarrab, İranlı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. İran’a ambargoyu delmesi bizi hiç mi hiç ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren, sözümona yönetenlerimize verdiği rüşvetlerdir, kara paralardır, milletin alın teridir.

Suçu işleyenin, suça ortak olanların Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuk kurallarına göre cezalandırılması olmazsa olmazdır.

Yön gösteren asla ve kesinlikle ABD olmaz, olamaz!

İran, yüzyıllardır savaşsız, kavgasız yaşadığımız ülkelerden biridir. Bu durum birilerini oldukça rahatsız ediyor bildiğimiz gibi…

Bizi yönetenler, bize rağmen, bize kötülük etmişlerdir. Yargılanacaklardır.

Ancaaakkk;

Her şeyin bir zamanı vardır değil mi?

Ve sırası

Kaç cephede, kim ya kimlerle, ne zaman, ne kadar süreli, nasıl savaşmalıyız?

Atatürk gibi düşünsek?

1) Ufkun ötesini görsek… Terör belasından kurtulsak ve ülkemizin parçalanmasını önlesek

2) Komşu ülkelerin toprak bütünlüğü mücadelesinde yapabileceğimiz tüm yardımları yapsak ve “Dünyada barış” şiarını yaşama geçirsek

3) Üreten, kendine yeten, ihraç etmeye başlayan politikalardaki başarılarımıza Milli Hükümet ile hız versek

4) Hırsızları, rüşvetçileri, kara para aklayıcılarını, yalancıları halk mahkemelerinde hakettikleri biçimde hukuk sistemi içinde yargılasak

5) Emir almayan ve emir vermeyen, hakça paylaşan ülkeyi yaratsak…

Ve bunları hem doğru oturarak ve hem de doğru konuşarak yapsak…

Kesinlikle ve kesinlikle MÜMKÜNDÜR!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.