2 Ekim Pazar günü Mersin de çok önemli bir proje hayata geçirildi ve Mersin Halkının hizmetine sunulmak üzere açılışı yapıldı. Prof. Dr. Aynur Özge ve çevresinde bu fikre inanmış bir avuç insan 3.5 yıl önce kurdukları bir hayali gerçekleştirmek üzere yola çıktılar.Amaçları gittikçe yaşlanan Toplumda görülme sıklığı artan (65 yaş üstü her 10 kişiden birinde ve 85 yaş üstü her iki kişiden birinde görülmektedir)Alzheimer Hastalarının tıbbi bakım ve tedavisinin yanı sıra Sosyalleşmelerinin sağlanması, Aile yükünün azaltılması hedeflenerek örneği henüz Türkiye de ilk olan Yaşlı Bakım Merkezini hayata geçirmekti. Prof. Dr. Aynur Özge ve Arkadaşları Alzheimer hastalığı ile ilgili toplumsal farkındalığı artırmak, hastalara ve hasta yakınlarına yönelik bir dizi etkinlikler ve eğitim çalışmalarına İnşaat faaliyetleri ile birlikte hiç ara vermeden devam ettiler. Müthiş bir inanmışlık ve dayanışma örneği ile nelerin başarılabileceğini hepimize kanıtladılar. Ülkenin gündemini hızlıca değiştiren ve Toplumsal ciddi travmaya neden olan terör olaylarının arttığı bu günlerde bireyler olarak aramızdaki bağları güçlendiren kolektif çalışma ile herkesin imece usulü bir araya gelerek küçücük tuğlaları sevgi harçları ile örerek koca bir bina inşa edilebileceğini gösterdiler. Neler yapmadılar ki kurdukları Atölyede gönüllülerin ürettikleri objeleri satarak ya da Mersin’in alışık olmadığı tarzda büyük defilelerin organizasyonu ile ve de kentin çeşitli yerlerine bıraktıkları minik bağış kutularına biriken küçücük paraların birikimi ve yüzlerce insanın maddi manevi katkısı ile inşaatı tamamladılar. O gün açılışa katılan yüzlerce insanın mutluluğuna şahit olmalıydınız yüzlerine yansıyan işte bu bizim eserimiz diyen gurura tanık olmalıydınız. Yaşlı Yaşam Merkezinin benzerleri içinde gösterdiği farklılığa değinmekte fayda var diye düşünüyorum. Huzurevi tanımından ayrı bir yere konulması gerekmektedir.Hizmet vereceği Aktif yaşlanma birimi sağlıklı yaşlılar ve hasta yakınları için hazırlanmış.Günlerini sınırlı alanlarda geçiren büyüklerimizin ve hasta yakınlarının kaliteli zaman geçirirken sosyalleşmeleri de hedeflenmiş.Gündüz Bakım Evi 800m2 kapalı alan ve 2200 m2 bahçesi ile 150 hastaya yarım veya tam gün hizmet vermesi hedeflenmiş.Buradan yararlanacak olan hastalar özel servisler ya da hasta yakınları tarafından merkeze getirilecek.İçerdiği egzersiz ve fizyoterapi ünitesi,plastik sanatlar çalışma atölyesi, müzik salonu ve Behiye Aksoy ve Mehmet Nuri Çil Müzeleri ile sanatın şifa gücünden faydalanılmış. Sürekli Bakım Birimi ile evde bakım konusunda sıkıntı yaşayan orta-ileri Alzheimer hastaları başta olmak üzere muhtelif demans hastalarına 24 saat süre ile sağlık ve sosyal bakım hizmeti verilecek. Tesiste bulunan 30 oda ile 60 hastaya geçici ya da daimi statüde sürekli bakım hizmeti verilecek. Ve evde bakım hizmetleri birimi ile evinde bakılan Alzheimer Hastaları veya ilişkili demans hastaları talep edilmesi durumunda geçici ya da sürekli bakım hizmeti ve sağlık hizmeti danışmanlığından yaralanabilecek. Bu hizmet sertifikalı yaşlı bakım elemanları tarafından kurum güvencesinde verilecektir. Peki bu kadar kompleks, tüm ihtiyaçları kapsayacak şekilde düşünülmüş ve bitmiş, hizmet vermeye başlamış bir merkezin bundan sonra bizlere ihtiyacı olmayacak mı? Elbette olacak elbirliği ile vücut bulan Yaşlı yaşam merkezinin tüm dünyada örneği olan diğer merkezler gibi en büyük güvencesi gönüllü desteğinin devam etmesidir. İlgi duyduğunuz alanda bireysel olarak ya da ailenizle birlikte gönüllü olarak kayıt yaptırabilirsiniz. Yapılan etkinliklere katılımınız ile destek verebilirsiniz. Yeni etkinlikler için yaratıcı fikirler geliştirebilirsiniz, kaynak oluşmasına katkı sunabilirsiniz. Elinizdeki ihtiyaç fazlası ürünlerin işe yarayıp yaramayacağını sorabilirsiniz. Toplantı salonlarını mesai saatleri dışında kullanabilirsiniz. Bahçenizden topladığınız meyveleri paylaşabilirsiniz, evinizde yaptığınız reçellerden getirebilirsiniz. Büyüklerinizin ölüm yıldönümü vb. etkinliklerini kurumda yapabilirsiniz. Bağış yapabilirsiniz. Bu projenin beni en çok heyecanlandıran yanı büyük küçük ya da sadece manevi katkı sunulması ile vücut bulması oldu. Ve topluma olan umudumu güçlendirdi, bundan sonrası için daha neler yapılabilir heyecanı duymamı sağladı. Özellikle Mersin gibi yaşlı nüfusun yoğun bulunduğu bu şehre tek bir Yaşlı yaşam merkezinin yeterli gelmeyeceğini düşünüyorum ve hemen ikincisini yapmak için kolları sıvamak gereklidir diyorum. Siz ne dersiniz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.