Onlarca ülkede savaşlar durdu.

Çocuklar, kadınlar, masumlar ölmüyor.

Cinsel istismarlar yaşanmıyor.

Dünya edindiği kirden arınıyor.

Petrolun, hazinenin, paranın hükmü kalmadı.

Din, dil, ırk, mezhep kavgaları son buldu.

Kimse mini eteği, başörtüyü tartışmıyor.

“Pozisyon ofsayt mı, değil mi?” diye saatlerce kırıcı tartışmalar akıllara bile gelmiyor.

Bugün ne giysem, acaba kıyafetim modaya uygun mu endişesi kalmadı.

Şubeleri nereye açsam düşüncesi yerine, hangi şubeyi kapatsam endişesi revaçta…

“Bugün sokağa çıkayım da insanlar ceketlerin düğmesini iliklesin” kibri de kalmadı.

“Benim makamım var, istediğimi yaparım. Küçük dağları ben yarattım” hegemonyası küçücük bir salgına yenik düştü.

Her canlı canını kurtarma telaşında…

Görülmeyen bir hastalığa inananlar, şimdi görülmeyen kudretten yardım istiyor.

Bütün bunlar hayatımızı tamamen gözden geçirip her şeye yeniden başladığımızda, nasıl bir insan olmamız gerektiğini açıkça anlatmıyor mu?

Yok eğer her şey normale döndüğünde, “Ben, yine benim diyorsa Dünya” geçmiş olsun, bir ders almamışız demektir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.