Bazı kitaplar, konusuyla, anlatım biçimiyle, yaklaşımıyla sizi kendi dünyasına çekiverir. Farkında bile olmazsınız, kitabın içine sürüklenmişsinizdir birden. Böyle kitapları okurken gerçek dünyanın dışına çıkar, kitabın dünyasında soluk alıp vermeye başlarsınız. Ancak bu, gerçek dünyanın sorunlarından bir kaçış veya uzaklaşma değildir; tersine, mesafeli bir duruşla hem gerçek dünyaya hem de kendi yaşamınıza dışarıdan bakarsınız. Kendinizi seyre koyulur, dertlerinize çözüm arar, yaşamın gerçekleriyle yüzleşirsiniz. Kısacası kitabın davetine icabet eder, düşünmeye başlarsınız.

Çok değil daha… birkaç hafta önce Mersin Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Faik Kanatlı’nın “Düşünsel Yolculuklarım” adlı kitabı yayımlandı. Kitap, okuru düşünmeye özendiren, hatta düşünmeyi yüreklendiren metinlerden oluşuyor. Kanatlı’nın yirmi yılı aşkın bir süredir biriktirdiği yazılarında, metin oluşturma duyarlılığı ve düşünsel derinlik, açık bir biçimde hissediliyor. Kitapta dil, kültür, eğitim, sanat ve felsefe gibi konularda gezintiye çıkan Kanatlı, okuru da bu düşünsel yolcuğa eşlik etmeye çağırıyor.

Yazar bu kitapta cahillikten sosyal medyaya, eğitimden felsefeye, çocuk istismarından sanata kadar birçok konuda okura düşünme fırsatları sunuyor. Konular oldukça çeşitli olmasına rağmen tüm yazılar, ortak bir temel üzerine inşa edilmiş. Bu temelin de üç sağlam ayağı bulunduğunu düşünüyorum.

Birincisi bu kitapta hayata ve toplumsal sorunlara karşı eleştirel ve diyalektik bir tutumun izleri fark ediliyor. Kanatlı, kendi görüşlerinin dışında daha farklı seçeneklerin de bulunabileceği varsayımından hareket ediyor ve bu bağlamda “mutlak olumlu” veya “mutlak olumsuz” ikilemine hapsolmuyor. Okuru, grinin tonlarını keşfetmeye çağırıyor. Her şeyin karşıtıyla beraber var olduğunu savunan diyalektiği, bir yazma yöntemi haline getiriyor.

İkinci olarak satır aralarında toplumsal sorunların çok boyutlu olduğunu hissettiriyor Kanatlı. Toptancı yaklaşımlarla, ezberlenmiş sloganlarla toplumsal sorunların çözülemeyeceğini bildiriyor bize. Aynı zamanda bir sorunu çözmenin, daha sonra yeni bir sorun doğurabileceğini, önemli olanın sorun çözme kabiliyeti olduğunu da vurguluyor.

Kitaba ilişkin üçüncü tespitim de “insan” merkezli oluşu. Yaşadığımız birçok sorun karşısında, çareyi insana güvenmekte buluyor Kanatlı. Felsefe tarihinde filizlenen o köklü düşünceyi paylaşıyor: İnsan, kendi eliyle düştüğü bu açmazdan, yine kendi çabasıyla kurtulacaktır. Bu bağlamda dış denetimden çok, öz denetime inanıyor.  Öz denetim ise düşünmenin zorluklarına katlanmaktan geçiyor.

Disiplinler arası bakış açısının, eleştirel ve diyalektik tutumun açıkça hissedildiği “Düşünsel Yolculuklarım” adlı kitapta okura, hazır yol haritaları verilmiyor. Okurun kendi yolunu kendi inşa etmesi isteniyor. Kitap, düşünmeyi özleyenleri yüreklendiriyor.

Prof. Dr. Faik Kanatlı’nın deyişiyle “Düşünsel Yolculuklarım”, okuruyla buluşmayı, okuruna bulaşmayı bekliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.