Bu güne kadar kimsenin aklını kıyısından dahi geçmeyen durumlarla karşılaşıyoruz.

Yetkililer okulları kaliteli, kalitesiz diye ayırdı.

Bu devlet eliyle toplumda olduğu gibi eğitimde de çok önemli bir ayrıştırmadır, bölücülüktür ve onaylanması mümkün olmayan bir durumdur.

Neden mi?

Okulları ayırmakla, kaliteli okullarda çalışan öğretmen kaliteli de diğer okullarda çalışan öğretmenler kalitesiz mi?

Kaliteli okulların öğrencileri daha zeki de, diğer okulların öğrencileri geri zekalı mı?

Kaliteli denilen okullara devam eden öğrencilerin velileri daha elit insanlar da, kalitesiz okullara devam eden öğrencilerin velileri değil mi?

Eğitim kurumlarını bu şekilde ayrıştırmak toplumu da ayrıştırmak anlamına gelir.

Her öğrencinin eşit koşullarda, eşit eğitimi alması en doğal vatandaşlık hakkıdır.

Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırılırsanız, toplumda sosyal, kültürel eşitsizliğe prim vermiş olursunuz.

İlk ve orta öğretim kurumlarında çalışan eğitimcilerin yetiştirilmesinde ve diğer bütün eğitim kurumlarında bilimsel eğitim verilmesinde Dünyanın ilk 1000 üniversitesi içerisine 12 üniversitemiz giriyor. İlk yüzde hiç üniversitemiz yok.

Öğretmenlerin yetiştirilmesinde bilimselliğin yeri nerededir?

Bir hafta önce Liselere Geçiş Sınavı (LGS) yapıldı ve sınavlara bir milyon iki yüz bin öğrenci girdi. Bu öğrencilerin yüzde onu puan durumuna göre, yetkililerin deyimi ile kaliteli okullardan birisine yerleştirilecek.

LGS sonuçlarının açıklanması 22 Haziran’da yapılacaktı, seçimde iktidar partisinin oy korkusu nedeniyle açıklama 26 Haziran’a ertelendi. Aynı nedenden alınacak yirmi bin öğretmenin mülakat sınavı da seçimden sonraya ertelendi.

Eğitimin kalitesi bakımından şu sonuçlara dikkat edelim:

Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında (YGS) öğrencilere sorulan 40 soruda öğrencilerin verdiği net yanıtların ortalaması:

                               2016       2017

Türkçe                   19.1        17.2

Sosyal Konular   10.7      12.2

Matematik          7.8           5.1

Fen Bilimleri       5.6        4.6

Sosyal bilimler dışındaki bütün dallarda düşüş var.

Uluslar arası PİSA Testi’ne göre ise orta öğretim öğrencileri arasında yapılan değerlendirmelerde öğrencilerimizin başarı sıralaması şöyledir:

                                                               65 Ülke içerisinde:                              72 Ülke içerisinde:

Anadilde okuduğunu anlama          42.Sırada.                                            50.Sırada.

Fen Bilimlerinde                  43. Sırada.                                           52.Sırada.

Matematik                                          44.Sırada.                                            49.Sırada.

Şimdi insanın aklına şu soru geliyor:

Anadilde okuduğunu doğru dürüst anlayamayan öğrencilerden uluslar arası düzeyde bilim adamı çıkabilir mi?

Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nda Sıfır(0) çeken öğrencilerin sayısında genel olarak önemli artış görülmektedir.

Sınav Yılı    Sıfır(0) çeken Öğrenci sayısı.

2001                      9315 öğrenci.

2002                      8929 öğrenci.

2016                      32983 öğrenci.

2017                      37026 öğrenci.(*)

YGS’de hiç puan almayan öğrencilerin sayısında AK Parti’nin iktidara gelmesinden sonra eğitim sisteminde yapılan değişiklikler öğrencileri başarıya değil, tam tersine başarısızlığa doğru götürmüştür. Eğitim sisteminde  “4+4+4” sistemine geçilmesi ve müfredatta yapılan deşiklik ile eğitime devam etmeyen öğrencilerde sayı artmıştır.

Eğitime devam etmeyen kız çocuklarının çoğunluğu küçük yaşlarda evlendirilirken, erkek çocuklarda sanayi sitelerinde çıraklığa verilerek işçi çocuk sayısında artışlar olmuştur.

Eğitim sisteminin kendisi zaten başlı başına bozuk bir sistemdir.

Sistem, öğrenciye bilimsel bir eğitim vermek yerine, beyinlerini satın almaya, uyuşturmaya, biat kültür vermeye yönelik bir sistemdir.

Böyle bir eğitim anlayışı ve sistemle çağ atlanır mı?

Atlanır, ama geriye doğru atlanır.

 (*) Rakamlar alıntıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.