“Küresel kriz hala aşılamadı”

 

Geçtiğimiz hafta açılan ve sekizincisi düzenlenen Mersin Yapı ve Emlak Fuarı’na olan katılımın geçen yıl ile aynı olduğuna işaret eden Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmede bulundu;

“Bu fuarda da geçtiğimiz yıl ile aynı sayıda katılımcı vardı. Tüm katılımcı firmalara teşekkür ediyorum. Fuarlar firmaların ürünlerini tanıttığı, müşteriler bulduğu, başka firmalarla iş birliği yapma imkanlarını yakaladıkları yerlerdir. Dünyanın her yerinde fuarlarda bir katılım azlığı görüyoruz. Ne yazık ki 2008-09 küresel krizi tam anlamıyla aşılmış değil. Dünya 2008 üretim seviyesine ve küresel ticaret hacmine daha yeni yeni ulaşıyor. Ancak satmak için üretmek, üretmek için de bu ürünleri satabilmek gerekir. Bunun için de yeni pazarlar, yeni müşteriler bulmak zorundayız. Kentin fuarlarına Mersin firmaları olarak ne kadar sahip çıkarsak Mersin ekonomisini ve dolayısıyla kendi firmalarımızın imajını yükseltmiş oluruz. Unutmayalım hepimiz Avrupa ve Dünya pazarlarına birer Mersin firması olarak tanınıyoruz. Firmalarımızın güvenilirliği, kalitesi ve gücü, Mersin’in ismi ile ve Mersin’in etkinliklerinin prestiji ile doğru orantılıdır. Mersin’in etkinliklerine sahip çıkalım ki, bu imaj hepimize yansısın. Her şeye rağmen Mersin fuar sayısını arttıran ve fuarlarını iptal etmeden düzenli yapan bir kent olarak prestijli fuarlar listesine girmiştir. MTSO olarak başlattığımız ve daha önce kendi organize ettiğimiz fuar organizasyonu artık özel bir işletmeye devir ettiysek de MTSO olarak her zaman fuarların destekçisi olmaya devam edeceğiz”

 

Şikayet eden değil, çözüm bulan bir camia

 

İş dünyasının her türlü olumsuzluğa rağmen şikayet eden değil çözüm bulan bir yapı olduğuna değinen Aşut, “İster fuar isterse başka bir konu olsun eksikler mutlaka vardır. Önemli olan şikayet etmek değil, çözümün bir parçası olmak ve kente katkı koymaktır. Mersin iş dünyası kentine ve ülke ekonomisine katkı koymaya devam edecektir. Yakın çevremiz bir ateş çemberine dönüştü. Bir zamanların en popüler pazarları bugün içi savaşlarla boğuşuyor. 2008-09 krizi belki de dünya tarihinin gördüğü en uzun kriz oldu ve firmalar daha yeni yeni 2008’li yılların üretim seviyesini yakalamaya başladı. Mersin iş dünyası olarak şikayet etmedik, ağlamadık. Her zaman şunu ifade ediyoruz. İş dünyası olarak bizler her zaman her şeye hazır olmalıyız. Benzetme yerindeyse, sınav sistemi ne kadar değişirse değişsin, dersini çalışan öğrenci her zaman başarıya ulaşır. Sınav sisteminin değişmesi sadece buna hazır olmayan, çalışmayan öğrencileri etkiler. Benzer şekilde, krizler her zaman olur, olmuştur, olacaktır… Ekonomik krizlere kızıp işlerimizi bırakacak halimiz yok. Sonuçta, kaliteli üretiyorsanız, insan kaynağınızı yetiştiriyorsanız, maliyetlerinizi dengede tutabiliyorsanız, lojistik maliyetleri azaltabiliyorsanız ve önemlisi yeni pazarlar bulabiliyorsanız krizlere kızmanıza ve ağlamanıza gerek kalmaz; Çünkü, krizler buna hazır olmayanlar içindir. Bunun için kurumsallaşmak gerekir, gereken eğitimleri almak gerekir, dünyayı takip etmek ve sürekli pazarları gezmek gerekir. Sorunların olması bizim durmamız ve beklememiz anlamına gelmemelidir. Bizim işimiz sorunların arasından geçip hedefe ulaşmaktır. Aksi halde girişimci değil, memur olurduk. Bu anlamda ister kentimizde, ister bölgemizde, isterse küresel anlamda hangi sorun, eksiklik veya sıkıntı olursa olsun, biz iş dünyasının görevi sorunun değil, çözümün parçası olmaktır, umutlu olmaktır topluma umut vermektir. Görevimiz sürekli şikayet ederek insanları umutsuzluğa sevk etmek değil, aksine olumlu katkılarda bulunarak insanları, iş dünyasını motive etmektir. Dışarıya kızmak yerine önce kendi içimize dönerek , “Acaba benim ve firmamın eksiği nedir?” sorusunu sormaktır. Hiçbir asker düşmana kızıp cepheyi terk etmez. İçimizde veya dışımızda ne olursa olsun, biz Mersinliler olarak kurumlarımızı bir araya getirmek zorundayız; ortak aklı bulmak ve çözümleri konuşmak zorundayız. Ekonomide, eğitimde, sosyal yaşamda, kültür ve sanatta, bu kenti ilgilendiren ne varsa; Bizi yükseklere çıkaracak ne varsa bu alanları geliştirmek, el birliği ile bu alanlara kalite getirmek zorundayız. Unutmayın insanı mikrop öldürmez; insan bağışıklığı ve sağlığı o mikrobu yenecek kadar güçlü olmadığı için ölür. Krizler elbette zararlar verir ama tek başına ekonomiyi çökertemez; Bizi sadece kendi eksiklerimizi gidermememiz, makro anlamda yapısal reformlarımızı tamamlamamamız, mikro anlamda ise firmalarımızı rekabete hazır hale getirmememiz çökertir. Mersinlilerin, Mersin girişimcisinin, Türk girişimcisinin ve devletimizin bunları yapacak gücü vardır. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki birbirimizi dinleyelim” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.