NÜKLEER ŞİRKETİN ÇED RAPORUNDAN ‘İŞ VAADİ’ ÇIKTI!

Akkuyu Nükleer Güç Santrali A.Ş’nin revize ÇED raporunda istihdam vaatleri de yer aldı

- Bu haber 1526 kez okundu.

NÜKLEER ŞİRKETİN ÇED RAPORUNDAN ‘İŞ VAADİ’ ÇIKTI!
 ABİDİN YAĞMUR

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali A.Ş’nin revize ÇED raporunda, santral inşaatı ve işletmesinin yörede çok sayıda kişiye iş olanağı yaratacağı ileri sürüldü. Raporda,  inşaat çalışanlarının bin 500 dolar, işletme personelinin 3 bin dolar maaş alacağı kaydedildi ve  ‘Yıllık 140 milyon dolarlık işgücü geliri oluşacağı’ ileri sürüldü. Şirketin, Gülnar’da 4 bin 500 kişilik yaşam merkezi kurmak istediği de raporda yer aldı.

Türkiye’nin ilk nükleer santralini Gülnar’a bağlı Büyükeceli’de kurmaya hazırlanan Rus devlet sermayeli Akkuyu Nükleer Güç Santrali A.Ş,  Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunmuş, bakanlık formattaki bazı eksiklikler nedeniyle raporun revize edilmesini istemişti. Şirket, revize ÇED raporunu ise geçtiğimiz hafta bakanlığa sundu.

Revize ÇED raporunda, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin, her biri 1200 MW kurulu güce sahip, 4 üniteden oluşacağı, VVER-1200 teknolojisinin güvenlik tedbirleri, ekonomik ömür, kapasite ve termal üretkenlik bakımından VVER-1000’lerin gelişmiş versiyonunu oluşturduğu kaydedildi.

“Akkuyu NGS’nin inşaatı tamamlandıktan sonra yılda yaklaşık 35 milyar kWh elektrik enerjisi üretilmesi planlanıyor. Bu miktar, bugünkü elektrik tüketimimizin yüzde 16'sını karşılayacak” denilen raporda, projenin toplam maliyetinin 20 milyar ABD doları civarında olmasının öngörüldüğü kaydedildi.

 

En yoğun dönemde 12 bin 500 kişi çalışacak

 

Raporun ‘Akkuyu NGS ve Sosyoekonomik Katkıları’ başlıklı bölümünde, Türkiye'de bir nükleer santral kurulması ile bir taraftan elektrik üretim kaynaklarının çeşitlendirileceği, diğer taraftan da enerji arzının güvence altına alınacağının kaydedildi. Raporda, santralin petrol ve kömür gibi fosil yakıtlara bağımlılığı azaltacağı ileri sürüldü.

Raporun  ‘Yeni İş İmkânlarının Yaratılması’ başlıklı bölümünde ise, projenin kurulum, işletim ve söküm aşamalarında doğrudan ve dolaylı yeni iş alanları yaratılacağı vurgulandı.

Raporda, santralin Gülnar ve çevresine yapacağı ekonomik ve sosyal etkiler şöyle özetlendi:

“Akkuyu NGS Proje Sahası dışında ancak hemen bitişiğinde kurulması planlanan ve içerisinde kalıcı konut alanlarının olacağı yaşam merkezinde yaklaşık 4 bin 500 kişilik bir yerleşim alanı inşa edilecektir. Proje inşası ve işletmesinin en yoğun inşaat döneminde 12 bin 500 çalışan yer alacaktır. Bunun yüzde 70'i yerli işgücü olacak ve bilahare yaklaşık 4 bin işletme personelinin çalışması söz konusu olacaktır. İşletme aşamasındaki istihdam nedeniyle olacak toplam etki ile yaklaşık 15 bin yeni iş pozisyonu yaratılmış olacaktır. Akkuyu NGS inşaat personelinin ortalama aylık maaşının bin 500 dolar civarında, Akkuyu NGS işletme personelinin ortalama aylık maaşının 3 bin dolar civarında olacağını hesaplayabiliriz.  İnşaatın en yoğun olduğu dönemde 12 bin 500 kişi çalışacağı hesabı ile iş gücü geliri üzerindeki etki yaklaşık 225 milyon dolar olacaktır. İşletme süresince çalışacak yaklaşık 4 bin kişilik personelin Türkiye’de çalışanlardan oluşacağı ve büyük kısmının burada harcanacağı varsayıldığında, 144 milyon dolar üzerinde doğrudan yıllık iş gücü geliri yaratılacağını göstermektedir.”

 

‘Bölge turizme elverişli değil’ iddiası raporda

 

Raporda, santralin kurulacağı bölgede turizm potansiyeli olmadığı, daha önce turizm bölgesi ilan edilen Ortaburun, Kargıcık, Ovacık, Taşucu, Boğsak bölgelerinde turizm yatırımı bulunmadığına dikkat çekildi ve “Genel olarak enerji yatırımları istihdam yaratır ve iş odaklı turizmin gelişimine de katkıda bulunur. Bu anlamda, bölgede Akkuyu NGS varlığından kaynaklanan iş olanakları çerçevesinde olumlu etkiler olarak gözlenecektir. Bölgede birçok küçük işletme fırsatları doğacaktır.  Dünyada pek çok turizm ülkesi nükleer enerjiden faydalanmaktadır ve yine birçok nükleer güç santralleri, turizm merkezlerine Akkuyu sahasında olduğundan çok daha yakındır” denildi.

 

‘Deniz suyunda 0,5 derecelik ısı artışı olacak’

 

Raporun  ‘Akkuyu NGS ve Çevre’ başlıklı bölümünde ise Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde, normal işletme koşullarında karbon ve diğer sera gaz emisyonlarının neredeyse sıfır olacağı ileri sürüldü. Santralin soğutma suyunun Akdeniz’den karşılanacağının kaydedildiği raporda, “En olumsuz koşullar altında dahi soğutma suyu deşarjının deniz suyu sıcaklığında en fazla 0,5 derece sıcaklık artışına neden olacak. Bu modelleme çalışmasına göre oluşacak 0,5 derecelik ısı artışı su ortamındaki tek hücreli canlılar, deniz yosunu gibi çeşitlilikler, yerleşik balıkçılık açısından önemli olan mikroskopla görülebilen hayvanlar topluluğu ve gıda zinciri üzerinde ve foklar üzerinde her hangi bir olumsuzluğa neden olmayacak.

İstenmeyen bakteri oluşumuna yol açmayacak, yetişkin balıkların her zamanki yaşam alanlarında güvenle yaşamalarını sağlayacak” denildi.

 

‘8 şiddetinde depreme dayanıklı olacak’

 

Raporun ‘Temel Güvenlik Özellikleri’ başlıklı bölümünde ise santralin 9 şiddetinde bir depremde güvenli durdurma, 8 şiddetinde depreme dayanıklılık, tsunami etkisine karşı dayanıklılık özellikleri taşıyacağı kaydedildi. Raporda, “Tasarıma esas olay kapsamında, 20 ton ağırlığında ve 215 m/s hızda bir Phantom RF-4E uçağının çarpması ve bu olayın gerçekleşmesi ihtimalinde proje, en konservatif şartları gözeterek oluşturulmuş güvenlik gereksinimlerinin sıkı sıkıya uygulanmasını garanti etmektedir. 400 ton ağırlığında ve 200 m/s hızda bir Boeing 747-400 uçağının çarpması ve bu çarpmaya bağlı yakıt alevlenmesi, ‘Tasarım Ötesi Olay’ olarak değerlendirilmiştir” denildi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.