SODA SANAYİ VE SERBEST BÖLGE YIKILACAK MI?

Kıyı kenar çizgisini yeniden belirleyen yasa, Mersin’de birçok tesisi ‘kıyı işgalcisi’ durumuna düşürecek. Bunlar arasında Serbest Bölge ve Soda Sanayi de var.

- Bu haber 2998 kez okundu.

SODA SANAYİ VE SERBEST BÖLGE YIKILACAK MI?
 İmece Haber Merkezi- Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nuh Yükselgüngör, Yönetim Kurulu Üyeleri Ekrem Sağlam ve Fatih Kısa, Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ü ziyaret ederek Mersin'in sorunlarını iletti. Görüşmede Mersin heyeti kentsel dönüşüm, kıyı kenar kanununun yarattığı sorunlar ve 1/100 Bin Ölçekli Çevre Düzeni Planı konularındaki görüşlerini aktardı.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nuh Yükselgüngör geciken kentsel dönüşümün, değişen Kıyı Kanunun ve 1/100 bin ölçekli planlara işletilemeyen konuların Mersin’in ve Mersin ekonomisinin önünde bir engel olarak durduğunu ve bu konularla ilgili daha detaylı bilgileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaştıklarını belirtti. Yükselgüngör, 1990 yılında yasalaşan 3621 sayılı Kıyı Kanununun, kıyılarla birlikte kıyıların devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek, koruma ve toplum yararına açık kullanım esaslarını tespit etmek amacını taşıdığını, kanuna göre sahil şeridi kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde en az 100 metre genişliğindeki alan olarak tanımlandığını ifade etti.  Ancak son zamanlarda bazı bölgelerde kıyı kenar çizgisinin yeniden belirlenmesinin gündeme gelmiş olmasıyla, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce inşa edilmiş çok sayıda tesisin yıkım tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Yükselgüngör, bunlar arasında 1970’lerde faaliyete geçmiş olan Soda Sanayi Fabrikası’nın da olduğunu ifade etti.

 

‘Müktesep hak’ tanımı getirilmeli

 

Yükselgüngör, “Soda Sanayi Fabrikası şu an dünyada soda üretiminde ilk 3 fabrikadan birisidir. Daha önemlisi Mersin’in elektrik enerjisi ihtiyacının yüzde 68’ini karşılayan Soda Sanayi Fabrikası sadece Mersin’in değil, ülkemizin stratejik yatırımlarından birisidir. Bu yasadan yıllar önce yapılmış böylesi önemli bir ekonomik değerlerin yıkılması Mersin ve Türkiye adına bu sektörlerde rekabetçiliğin yok olması anlamına gelir. Ayrıca, bazı turizm tesisleri de bu yasadan nasibini almaktadır.  Dönemin İmar Planlarına uygun olarak alınmış ruhsatlara dayanarak inşa edilen yapıların Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından kıyı kenar çizgisinin yeniden tespit edilmesi sonucu yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kalmalarının önlenmesi amacıyla anılan yapıların ekonomik ömürlerini dolduruncaya kadar müktesep hak sağlayacak yasal düzenleme yapılması yerinde olacaktır.  100 metrelik sahil şeridi dahilinde kıyıya paralel olarak yapılmış devlet yolunun kara tarafındaki yapılaşma izinlerinde, 3621 sayılı Kıyı Kanunu değil, 3194 sayılı İmar Kanununa göre değerlendirilmesini sağlayacak yasal düzenleme yapılmasını daha yerinde olduğunu düşünüyoruz. Mevcut Yasaya göre sahil şeridinde yapılabilecek yapı türlerinin günümüz ihtiyaçları göz önüne alınarak yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Kıyı kanununa göre yapılacak işlemlerde süreci hızlandırmak ve yetki karmaşasını önlemek amacıyla tek bir kurum yetkilendirilmelidir. Tüm Türkiye’yi ilgilendiren, fiziki durum ile hukuki durumun birbirini tutmadığı sorunun çözümü amacıyla, yukarıda belirtilen konuları da içeren bir yasal düzenleme yapılmalıdır” dedi.

 

Serbest Bölge de etkilenecek

 

MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Sağlam da “Ne yazık ki Mersin Serbest Bölgesi de kuruluşundan birkaç yıl sonra yasalaşan Kıyı Kanunu’ndan etkilendi. Mersin Serbest Bölgesi Türkiye’nin ilk serbest bölgesidir ve şu anda ülkemizin en etkin 3 serbest bölgesinden birisidir. İhracata, istihdama katkısı olağan üstüdür. Böylesi önemli bir ekonomik değerin kuruluşundan sonra çıkan bu yasadan etkilenmemesi gerekir” diye konuştu

Kentsel dönüşümle ilgili taleplerini de gündeme getiren Sağlam, “Mersin, göçle oluşmuş, özellikle 1970’lerden başlayarak 2000’lere kadar olan süreçte hızlı göç almış bir kenttir. Bu nedenle Mersin’de 20’ye yakın mahalle göçle oluşmuştur. Bunların önemli bir kısmında geçmişten kalan plansız yapılaşma ve altyapı sorunu hala devam etmektedir. Kentleşme ve konut talebindeki değişim, kent merkezinde de eski, atıl konutların oluşmasına neden olmuştur. Bu nedenle, daha önceden kararı alınan Mersin Kentsel Dönüşüm Projesinin Çay, Çilek, Özgürlük mahalleleri öncelikli olmak üzere Kent bütününde başlatılması en büyük arzumuzdur” dedi.

 

Barınağın yer seçimi

kentle birlikte yapılmalı

 

Bakanlık ziyaretinde hazır bulunan MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Kısa da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın, Mersin Merkezde yeni bir balıkçı barınağı yapımını planlandığını ve yalnızca Mezitli–Davultepe’yi kapsayan dar bir kıyı hattı boyunca 6 noktada etütler yapılarak 6 alternatif alan tespit ettiğini söyledi.

Yapımı düşünülen balıkçı barınağının, yapılaşmanın büyük ölçüde tamamlandığı nüfus yoğunluklu bir bölgede planlanması nedeniyle, tamamen yapılaşmış olan kentsel alana etkileri, mevcut ulaşım ağına entegrasyonu ve güçlü servis yolu ihtiyacı ve yürürlükte bulunan çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planı öngörüleri ve kararları açısından yeterince değerlendirilmediğini düşündüğünü belirten Fatih Kısa, yapılan etütlerde kurum görüşlerinin dikkate alınmadığını yetkililere ilettiklerini söyledi. Kısa,  “Yapılacak olan Balıkçı Barınağı’nın Mersin’deki ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak en uygun yerde planlanması gerektiği düşüncesindeyiz” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.