İfade özgürlüğü, bir ülkenin sanat, bilim, teknoloji, kültür, yargı, demokrasi, gelişmişliğin ve çağdaşlığın göstergesi olan birçok şeyin korunmasını ve ilerlemesinin en büyük emarelerinden biridir.

İfade özgürlüğünün kısıtlanmadığı ülkelerde, aksaklıklar tespit edilir, her alanda ilerleme için fikirler beyan edilir. İfade özgülüğü ile azınlıklar çoğunluğa ve güce karşı ses çıkarır ve varlığını hissettirir. Aynı zamanda ifade özgürlüğü, seçilen ve atananlar karşısında; yurttaşlara, gazetecilere, sanatçı ve aydınlara denetleme mekanizmasını kullanmalarını sağlar.

Özellikle kamuya mal olmuş kişilerin kendilerine yönelik eleştirilerde daha hoşgörülü olması gerekir. Eğer bu kişiler bu tavrı göstermezse ülkenin aydınları ve gazetecileri eleştiri yapmaktan imtina eder bu da demokrasinin gelişmesini sağlayan denetim mekanizmasını yok eder. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aşağıda verdiği karar da ifade özgürlüğü ve eleştirinin demokrasi için çok önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.

“AİHM Lingens /Avusturya davasında (8 Temmuz 1986) Avusturya Cumhurbaşkanı’nın bu makama uygunluğunu tartışma konusu yapan iki makalenin bir dergide yayınlanması, derginin yayın müdürünün mahkum edilmesi sonucunu doğurmuştur. Olayı inceleyen Mahkeme, siyasi liderler hakkında öne sürülen düşüncelerin aktarılması olgusunun kamuoyunun şekillendirilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri olduğunu, demokratik bir toplumun temel niteliği olan siyasi tartışmanın AİHS’ tarafından korunan hakların başında geldiğini, politikacılar için kabul edilebilir eleştiri sınırının diğer bireylere göre daha geniş olması gerektiğini, özel kişilerden farklı olarak politikacıların her söz ve davranışını bilerek ve isteyerek basının ve kamuoyunun görüş ve eleştirisine açtığı tespitlerini yapmıştır. Kişilerin şeref ve haysiyetlerinin korunmasından politikacılarının da yararlanabileceğini, ancak, bu gibi durumlarda korumanın zorunlu olup olmadığı, siyasi konuların açıkça tartışılması gibi durumlarda korumanın zorunlu olup olmadığı, siyasi konuların açıkça tartışılması gereği açısından değerlendirilmesi gereğine vurgu yapan Mahkeme, ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Ayrıca Mahkeme, bu tür yaptırımların gazetecileri bu konuda haber yapmaktan alıkoyacak bir sansür niteliğinde olduğunu ifade etmiştir.”(Bıçak, 2003)

Yukarıdaki örnek denetim mekanizmasının, demokrasi için ne kadar önemli olduğunu bize gösteriyor. Ülkemizdeki siyasetçilerin de aydın, sanatçı, gazetecilerden gelen eleştirileri, makamları için bir sarsıntı sebebi olarak değil, ülke demokrasisi için kaçınılmaz bir şey olarak görmeleri gerekmektedir. Ülkemizdeki siyasetçiler eleştiriyi bir gelişim mekanizması olarak görmeyi geçin, eleştiren kişiyi linç ettirmek için bir sebep olarak görüyorlar. Gücü elinde bulunduranların, demokrasinin herkese bir gün lazım olacağını bilmeleri umuduyla.

BIÇAK Vahit, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında İfade Özgürlüğü” Teorik ve Pratik Boyutlarıyla İfade Hürriyeti,

Ankara, 2003, 280.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.