“Koltuklarla perdeler uyum içinde değil…”
                “Saçının rengini hiç beğenmedim…”
                “Masa örtüsü, ütülenmemiş…”
                “Hamurun kenarları kalın olmuş…”
                “Temizlik yaptığını mı sanıyorsun?”
                Peki, görsel ve işitsel basının diğer cephesi?
                “Efendim, bu soru çok güzel bir soru… İyi ki sordunuz… Bu sorunun sorulmasını çok istiyordum… Bu güzel soruyu cevaplamadan önce…”
                “100 yıl öncesinden başlayalım bence…”
                “Felsefi olarak baktığımızda, görüyoruz ki…”
                “Aslına bakarsanız, böyle gelmiş böyle gider, galiba…”
                Bir de yazılı basına bakalım;
                “En güzel bebek…”
                “Gönderin, şikâyetlerinizi yayınlayalım…”
                “Falınız, hiç de iyi şeyler söylemiyor…”
                “Hastalığımı sizin ilaçlarınızla yenmek istiyorum…”
                “Boş ver mahkemeyi, bul bir arabulucu…”
                “Şeyhe gitmedin mi hâlâ? Okuyup- üflüyor ve hooopp şifa…”
                Sözün ona MÜCADELE alanları da altta kalmıyor hani…
                “Dernekte buluşalım. Birer çay içeriz…”
                “O meselenin tarihsel kökenine inmek gerek…”
                “Toplantı kısa sürer. Sonra da çıkar gezeriz…”
                “Benim yerime de slogan at. Kazanırsanız nasıl olsa bana da verirler…”
                “Ben o adamla yürümem. Eksik kalsın. Taleplerinize beni de ekleyin…”
                Ve genelde;
                “Zor dostum zor. Biz adam olmayız…”
                “Benden sonrası tufan… Çare yok…”
                “Umut mu? Güldürme beni…”
                Tek saniyesini dahi geri getiremeyeceğimiz ZAMANı işte böyle harcıyoruz? Laf çok! Ya çözüm?
                Samimiysek, çocuklarımızı ve torunlarımızı gerçekten seviyorsak, “Atatürkçüyüz” diyorsak, hepsi bir yana, içinde bulunduğumuz durumdan mutsuz isek, çare var;
ÜRETİMLE başlamak.
TASARRUFLA devam etmek.
EĞİTİMLE donanmak-donatmak.
Şikâyetleri çöpe atmak ve çözüme yönelmek!
“Zaman katili” olmak istemiyorsak eğer…
                Ya da başka bir deyişle en ağır katliamın bir parçası olmak istemiyorsak!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.