Bundan bir yıl önce zamanın Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Yıl sonundan bütçe açığı 61.7 milyar lira olacak.” demişti. (47.4 milyar lira olarak gerçekleşti)  “Bugünden yarına fiyatlara yansımasa da etkisini 2018 yılında fiyat artışı olarak gösterecek.” demiştik. Bir yıl sonra dediğimiz çıktı. Tüketiciye yansıyan enflasyon/fiyat artışları (TÜFE) TÜİK tarafından yüzde 24.5 olarak hesaplandı. Üretici tarafında enflasyon daha da korkutucuydu. ÜFE, TÜİK tarafından yüzde 46.15 olarak hesaplandı.

Zamanın bürokratları krizin geleceğini görmüşlerdi. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Ekim 2017’de "Kamuda tasarruf dönemi başlıyor." demişti.  Mehmet Şimşek artık hükümette değil. Enflasyon rakamlarını hesaplayan/açıklayan TÜİK yetkilisi Enver Taştı da görevden alındı.

Bakan Albayrak, dahiyane bir buluş yaptı. Enflasyon rakamlarının hesaplandığı sepetteki mal fiyatlarından yüzde 10 indirim yapılacak. Bu şekilde yıl sonu hesaplamalarında enflasyon olduğundan daha düşük hesaplanabilecek.

Bazı yorumculara göre, hükümet yıl sonu enflasyon rakamını düşük tutup, ücretlilere ve emeklilere yapması gereken zamdan tasarruf hedefliyor…

Bakan Albayrak kamu harcamalarından 76 milyar lira tasarruf edileceğini açıklamıştı. Hemen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ödeneğinden 2 milyar lira kesildi. Ancak aynı günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’na 6 milyar lira ek ödenek verildi. Tasarrufla ilgili yeni bir gelişme de duyulmadı.

Geçtiğimiz günlerde kamu harcamalarından tasarruf edileceği bir kez daha açıklandı. Tasarruf edilecek harcamalar arasında makam araçları için yapılacak harcamalarla ve Beştepe’nin harcamaları yok.

Bu arada, üreten sektörler bor batağında debelenmeye başladı. Fiyat artışları piyasada durgunluğa neden olurken üretenler malını satamaz, borçlarını zamanında ödeyemez hale geldiler. Bankalar ödeme güçlüğüne düşen şirketlerin borçlarını yapılandırma kararı aldı. Amaç kredilerin batık hale gelip, bankacılık sektörünü krizin içine çekmesini önlemek. Buna rağmen batık kredilerin 240 milyar lirayı bulduğu haberleri geliyor.

Hükümet İşsizlik fonundan kamu bankalarına yüklü kaynak aktardı. Amaçlanan olası bir finansal krizi önlemek.

Bu gelişmeler, hükümetin enflasyonla mücadele yerine durumu sürdürülebilir halde tutmayı amaçladığını söyleyebiliriz. Enflasyonla mücadelesini:  “Ne olursa olsun büyümeyi sürdürmek.” şeklinde tanımlayabiliriz.

Anlaşılan o ki, durumu olabildiği kadar sürdürebilirlerse, piyasanın kendi koşullarında dengeyi bulabileceğine inanıyorlar.

Murphy Yasası’ndan haberleri yok: “İşlerin kötüye gitme ihtimali varsa, kötüye gider”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.