Cumhuriyet Halk Partisinde, milletvekili genel seçimi öncesinde başlatılan kongreler devam ediyor. Kasım ayı içerinde bitirilecek olan ilçe kongrelerinden sonra il kongreleri yapılarak, büyük ihtimalle Ocak 2016’da partinin genel kurulu toplanacak.
 
12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde kalan seçim yasasına göre, Dünya’da en yüksek seçim barajı olan %10’luk bir seçim barajı ile beş ayda, olumlu ve olumsuz tarafları olan iki genel seçim geçti. Seksen dolaylarındaki siyasi partiden on altı parti seçime katıldı ve ancak dört parti barajı aşıp TBMM’nde grup kurabildi. Bu şanslı partilerden birisi de CHP.
Parti oy kaybına uğramadı ama başarılı olarak da kabul edilemez. Ülkemizde muhalefet partilerinin seçmene anlatabileceği ve seçimde vaat edebileceği o kadar fazla malzeme var ki, yeter ki seçmen tabanı ile sağlıklı diyalog kurulabilsin.
Partinin milletvekili seçimlerinde aldığı oylar%24- 25 bandında kaldı. Oysa son milletvekili seçiminde hazırlanan seçim bildirgesi, bu güne kadar hazırlanan ve sosyal demokrasinin ilkelerine en uygun düşen bildirgedir.
               Peki! CHP, neden istenilen başarıyı gösteremedi? Parti, seçime iki ay kala seçim çalışmalarına başlar, seçim geçtikten sonra, ya aralarında kavga, ya da kongrelerle zaman geçirir. Gelecek seçime kadar bu devam eder. Seçime iki ay kala seçim çalışmalarına tekrar başlar. Bu durum devam eder gider böyle.
CHP’nin önemli noksanlıklarından birisi de, seçmenle gereği gibi bağlantı kuramamasıdır. Partinin, kimse kusur bakmasın ama tabanda halkla ilişkileri zayıf kalıyor.
               İkinci ve en önemli noksanı ise, cumhuriyeti kuran ve ülkemizde demokrasinin yerleşmesi için en fazla uğraş veren siyasi parti olmasına rağmen, kendi içerisinde dahi demokrasiyi yeteri kadar kurumlaştırmamış olmasıdır. Partinin içerisinde halen gerçek anlamı ile demokrasiye inanmayanlar vardır. Üstelik bunlar birçok il ve ilçede yönetici konumundadırlar.
               Demokratik ülkelerde siyasi partiler, adeta demokrasinin bir okulu gibi demokrasi kavramını kendi tabanına vermesi gerekir. Toplumu bu alanda örgütlemek ve buna göre çalışmak zorundadır. Yoksa ülkede demokrasinin gerçek hayatta uygulanması zorlaşır ve bunun sıkıntılarını zaten çekiyoruz.
               Üçüncüsü, partinin seçim bildirgesini ve programını seçmenle paylaşacak, bu çalışmaları en iyi şekilde organize edebilecek, yönetici kadroları gereği kadar bilgi donanımına sahip değiller. Partinin tüzüğünde belirtilen sorumluluklar, maalesef gereği gibi yerine getirilemiyor, parti içi demokrasi uygulanamıyor.
               Bu nedenleri daha da arttırabiliriz.
               Başarıya ulaşmanın birinci yolu parti içerisinde demokrasinin uygulanmasından ve bunun seçmene yansıtılmasından geçer.
               Partide delege seçimleri yapılırken, yönetici konumunda olanlar, üç- dört kişi bir araya gelip istedikleri üyeleri delege olarak seçip bunlarla da seçime gidiliyor. Oysa yapılması gereken bu delegelerin parti üyeleri tarafından seçilmesidir. Diyecekler ki, “efendim işte sandıklar konuldu ve delegeleri parti üyeleri seçti.” Doğru, bazı seçim bölgelerinde sandıklar konuldu da adayları kim tespit etti? Aday listesini kimler hazırladı?
               Partinin, özellikle ilçe yönetimi, il kurultay delegelerini ilçedeki parti üyelerinin tamamının,  milletvekili adaylarının genel başkana ayrılan kontenjan dışındakilerin, hâkim denetiminde yapılan bir seçimle tespit edilmesi, demokrasinin uygulanması açısından daha doğru olur.
               “7 Haziran milletvekili seçiminde milletvekili adaylarının çoğunluğunu ön seçimle tespit ettikte ne oldu? Oy artışı oldu mu?” Diyenler çıkacaktır, vardır da. Başarılı olmak tek başına bir şeyi yerine getirmekle olmaz. Aşağıda sayılan Başarsızlık nedenleri ortadan kaldırılmadan elbette başarı sağlanamaz. Diğer partilerinde tutumları elbette önemlidir.
               Parti içi demokrasinin gerçek anlamı ile yerleştirilmesi, gelecekte ülke genelinde demokrasinin kurumlaşmasının temelini oluşturacaktır.
               Sosyal demokrat bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisinin diğer partilerden bir farklılığı olmak zorundadır. Yoksa sosyal demokrat parti olamaz.
               Bu günlerde bu noksanlıkları gidermenin azda olsa tam zamanıdır. İlçe kongreleri devam etmekte olduğundan, yönetici kadroların listeleri hazırlanırken bunlar telafi edilebilir diye düşünüyorum.
               Politik kültürel birikimli partili arkadaşlara listelerde yer verilmesi, hem Cumhuriyet Halk Partisi, hem de ülkemizde “Engelli Demokrasiden”  kurtuluş için önemli bir adım olabilir.
 İl ve ilçe kongrelerinin ardından yapılacak olan olağan genel kurulda alınacak kararlar, demokrasinin kurumlaştırılması ve engelli durumundan kurtulması için oldukça önem taşımaktadır.
               ayilmaz1948@hotmail.com
    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.