Aslında bugün aklımda yazacağım başka bir konu vardı.

Son zamanlarda farklı anket şirketleri ve araştırmacıların yapmış olduğu anket sonuçlarını değerlendirecektim.

Ama sosyal medyadan bir arkadaşım geçmişle ilgili bir paylaşım yapmış.

O paylaşımı okuyunca bir an geriye doğru bir yürüyüş canlandı gözümde.

Hiç kimse mevcut halinden geriye bir evrilmenin olmasını istemez.

Mesela şimdi elektrik varken fitilli lamba altında ders çalışmayı kim kabul eder.

Televizyonda haberleri dinlemek dururken kim radyodan haber dinler.

Dağın başında bile cep telefonu ile konuşmak dururken ankesörlü telefonla saatler hatta bazen bir kaç günde karşıyla kim konuşmak ister.

Navigasyon ile adresi bulmak varken yüz kişiye adres sormayı artık kimse akıl edemez.

Evet tüm bunlar doğru.Ama teknoloji ilerledikçe biz insanlığımızı yitirdik maalesef.

O eski günlerdeki samimiyeti özlüyorum dersem bazı dostlarım bana kızacaklar.

İlk okul,orta okul ve liseyi birincilikle bitirdim.

 Başarılı bir öğrenciydim.Hatta lisede öğretmenlerim sürekli sınavda 10 aldığım için beni sınavlara sokmaz,kopya çekenlere baktırırlardı.

 Ama öğretmenlerin tek şartı vardı; şayet kopya çekeni ben yakalarsam 10 almaya devam edecektim.

Eğer kopya çekeni öğretmen yakalarsa ben "0" sıfır alacaktım.

Sıralar arasında gezerken bir arkadaşımın kopya çektiğini gördüm. Şimdi bu arkadaşı ihbar etsem o sıfır alacak.Şayet öğretmen yakalarsa ben sıfır alacağım.

Çaktırmadan ikaz ediyorum o her defasında git başımdan diye küfür ediyor bana.

Başka bir bayan arkadaşım bacaklarına bir sürü notlar almış onlardan kopya çekiyor.

Onu da ikaz ettim ama beni dinlemedi ve sonunda öğretmen her ikisini de yakaladı.

Ben bilerek sıfır almayı göze aldım ve arkadaşlarımı ihbar etmedim.

Yinede öğretmenim bana 10 verdi ve bundan sonraki sınavlara girmek için izin istedim.

Bunu neden anlattım;bizim zamanınızda dostluklar vardı.Hiç kimse şahsi menfaat için arkadaşını satmazdı.

Mahallemizde gece oyun oynardık sokakta ama hiç birimizin aklında kız arkadaşlarımıza kötülük düşüncesi gelmezdi.

Belki fitilli lambanın sönük Işıkların da ders çalışırken aldığımız zevki şu an spot lambaların altında alamıyoruz.

Tüm aile yılbaşı gecesi radyodan milli piyango sonuçlarını verirken o heyecanı şimdilerde alamıyoruz.

Çünkü artık ruhumuzu kaybettik.

  Elinizde cep telefonu,ne sohbet var aramızda,ne de fikir tartışmaları.

  Üniversite yıllarımız sağ sol kavgalarla geçti.

Sokaklar,caddeler,mahalleler ilçe ve iller neredeyse ayrılmıştı.

Evet her gün bir çok gencimiz pisi pisine öldürüldü.

Okumuş beyinler yok edildi bir hiç uğruna.

Ama o dönemde bile insanlar kitap okur,fikir tartışmaları yaparlardı.

Şimdi kütüphaneler bom boş bir halde.Okuyan,araştıran,tartışan kalmadı.

Ne güzeldi eskilerin bayram ziyaretleri.

  Bayram namazından sonra mezarlıklar ziyaret edilir,birer Fatiha okunup evlere gelinir.

Camiden çıkışta eve getirilen misafirler ile sabah kahvaltısı ne güzel olurdu.

Eskiden köylerde cami olmadığı için insanlar ilçelere bayram namazına gelirlerdi.

Onlar aç kalmasın diye herkes akrabalarını eve alır,hem birlikte birşeyler yenir,hemde bayramlaşılırdı.

Sonra komşular gelir,koyu sohbetler başlar,bu iadeyi ziyaretler ile son bulurdu.

Şimdi bayramlar tatil vasıtası olarak kullanılıyor.

 Cep telefonlarıyla bayram mesajı çekilir ve böylece bayram kutlaması tamamlanır.

 Demek ki biz sadece ruhumuzu değil özümüzü de kaybettik.

Ben kendi payıma geçmişi özlüyorum.

 Geçmişe bakınca insanlığım aklıma geliyor.Vefa,kadirşinaslık,dostluk aklıma geliyor.

Menfaatsiz bir yaşam aklıma geliyor;içinde hile ve desise olmayan berrak bir geçmiş aklıma geliyor.

Geçmişi özlüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.