İnsan oğlunun doğumundan ölümüne kadar geçen sürede tüm zamanlarının tek düze halinde geçtiğini söylemek mümkün değildir.

    Her insanın hayatı bir takım iniş ve çıkış halinde farklı sorunlarla geçip gitmektedir.

    Hiç kimse benim hayatım ömrüm boyunca çok güzel ve mutlu geçti diyemez.

    Bunun yanında tam tersi hayatının tamamı mutsuz ve yoksullukla geçti de diyemez.

     Evet yazarken her türlü zikzaklara kendini adamış bir ömürün tabiki artısı ve eksisi bulunacaktır.

      Önemli olan dönüp geriye baktığımızda acaba ben geçmişte ne yapmışım,neleri başarmışım veya eksiklerim neydi,bunları öz eleştiri şeklinde ele almamız gerekir.

       Geçmişi değerlendirirken bunlardan ders çıkarmak gereğinin bilincinde olarak yaşamaya devam edersek biraz daha huzur bulabiliriz.

      İşin özü bizim empati kültürünü geliştirmemiz ve bundan sonraki yaşamımızı buna göre kanalize etmeniz lazım.

      Biraz bu yazımı kendimi öne çıkararak şahsileştirmek istiyorum.

      Çünkü önce kendimi yargılamazsam bir başkasının hayatı hakkında söz söylemem mümkün değildir.

      Ben Malatya'nın Hekimhan ilçesinde evin bir oğlu olarak doğmuş bir kişi olarak çocukluğum mutlu bir şekilde geçti.

     Dört yaşında iken babamın Almanya'ya işçi olarak gitmesinden 24 yaşında babamın tekrar dönmesine kadar baba özlemiyle geçen bir süreci yaşadım.

      Yaşadığını bilerek baba hasretini çekmek ve yılda en fazla bir ay babanı görmek mutlu ve mutsuzluğumun perçinlenmesini sağladı.

       Okul çağına geldiğim halde beni kimse okula yazdırmıyordu.Babam yurt dışında olduğundan ve annemin bilinçli olmadığından okuma isteğimi yakın bir akrabamız olan,daha Sonra doktor ünvanını elde eden bir ağabeyime konuyu söyledim.

       O beni okula yazdırdı ve benim velim oldu.

        Okumayı çok sevmiştim.Yazın babam izine geldiğinde karnemi gösterip ondan karne hediyesi almak çok büyük zevkti.

         Yıllar yılları kovaladı ve üniversite hayatı başladı.

           O yıllar bir daha gelmez inşallah. Bu yitik yıllar tüm gençliğimizi olumsuz etkiledi.

           Anlamsız bir şekilde insanları sağ sol diye ayırıp bir birine kırdıran emperyalist sistem çok büyük canlara mal oldu.

           Benim belli görüşüm vardı ama hiç bir zaman kavgayı sevmediğim için olaylar bana hep uzak kalmıştı.

          Düşünün olaylar o kadar fazlaydı ki, maalesef o dönemde hiç kız arkadaşım olmamıştı.

          Halbuki ne hayallerim vardı.Yüksek okul hayalim gerçekleşecek orada güzel bir kız arkadaşım olacak ve ben onunla pastahanede oturacağım.Ne yazım ki bu hedefim başarısızlıkla sonuçlandı.

          Tabi geçmişten ders çıkarırken bu anektodu buraya koymakta fayda gördüm. Çünkü insan hep yaşayamadıklarını özler.

           Evlilik askerlik bizim büyük rüyalarımız olarak hafızamıza kaydettiğimiz önemli anılardır.

          Hele ilk çocuk büyük bir dağın üstünden aşağı doğru uçmak gibi insana zevk verir.

          Şimdi geçmişten ders çıkarırken şöyle bir konuyu açmam gerekir.

           Ben çocukluktan beri çok kitap okuyan bir kişiyim.Hala okuyorum ve ölene kadar bu böyle devam edecek.

           Ancak bugün baktığımda evlilik döneminde çok fazla kitap okumamam gerektiğini düşündüm.

            Hele evlendiğin eşin kitap okumuyor ise senin o kadar kitap okuyup çocuklarına tek başına iyi örnek olmanın faydasızlığını yıllar Sonra anladım.

            Ev ile kitap arasında tercih yaparken kitap okumanın ağır basması yıllar Sonra bana olumsuz olarak geri döndü.

           Her insan çalıştığı kurumda işin hakkını vermesi ve aldığı parayı helal ettirmesi gerekir.

            Verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirmek,görevden çok vicdani bir husustur.

           Ancak ben şunu gördüm;işinde idealist olan ve işinin hakkını veren insanların maalesef bu konuda evdeki aile huzuruyla sınandığına şahit oldum.

           Her şey dört dörtlük olsun derken evi ihmal etmek yine yıllar sonra karşıma olumsuz bir husus olarak çıktı.

           Şimdiki aklım olsaydı işime o kadar titiz davranmazdım.Yıllar sonra işimden dolayı da vefasızlığa şahit olunca şimdiki düşüncemde ne kadar haklı olduğumu düşündüm

           Hepimiz çalışırken ev,araba akmayı ve çocuklarımıza güzel bir miras bırakmayı isteriz.

           Türk örf ve adetlerinde çocuklar ve torunların geleceğini garanti altına almak vardır.

             Bizde o dönemde böyle bir bilinç ile çalıştık ev be araba sahibi olduk.

             Ama boşandıktan Sonra gördümki bunların hepsi boş işlermiş.Bunun yerine oturacağım bir ev ve birde araba yetermiş. Aksi taktirde aldığımız fazla evlerin borcunu öderken mutluluktan uzaklaştığımın farkına yeni yeni vardım ama iş işten geçti.

               Korona virüs salgınında evde kalınca çok zayıflamıştım.Çünkü yemek yapmasını bilmiyordum ve paket siparişi o dönemde riskli olduğu için talepte bulunmuyordum.

               Daha Sonra arkadaşlarımında desteği ile yemek yapmayı öğrendim. Keşke yemek yapmayı çok önce öğrenseydim.

              Aslında kendi özelimde aklıma gelen bir kesit olan bu yanılmalar beni yıllar Sonra daha temkinli olmaya itti.

              Hep iyi niyetten kaybettiğim geçmişim belki aynı şekilde devam ediyor ama ben bu hususta hala akıllanmadım.

               Bir daha dünyaya gelsem asla fazla iyiliksever olmayı ve yufka yürekliliği yapmazdım.Çünkü o kadar zararını gördüm ki,bu yüzlerce km yol olurdu.

                Ben eleştiriyi seven bir kişiyim. Çalıştığım kurumda her arkadaşım beni en az üç dakika tenkit ederdi toplantılarda. Bundan çok fazla yararlandığım olurdu.

                Şimdi olsa yine bu konuda esnek olmaya devam ederdim.Çünkü o şekilde yanlışlarımı görüyordum.

                 Sonuç olarak herkesin geçmişten dersler çıkararak geleceğe projektör tutması gerekir.İşte o zaman huzur ve barışı yakalamak mümkündür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.