Merkez Mersin göçü sadece dışarıdan almıyor; ekonomik koşullar kendi il sınırları içerisinde de insanları harmanlıyor! Özellikle son yıllarda köşe başlarında, yerel giysili köylü kadınları kaldırım kenarlarına dizdikleri poşetler içinde bir şeyleri satmak için bekleşirken, sayıları da gün geçtikçe artıyor.

Mevsimine göre asma yaprağı, zeytin, üzüm, yeşillik, defneyaprağı, murt ve benzeri ürünler, yoldan geçenlerce natürel ve organik olarak değerlendirilirken, olayın yoksullaşma kaynaklı boyutu gözden kaçırılıyor!

Mersin köylüleri, hele de kadınların eskiden kente bir şeyler satmaya indikleri görülmezdi; tüketim kültürünün sıcak parayı dayatması tüm insanları çeşitli arayışlara yönlendirir oldu!

Edinip kavgasına düşen kitle ve kurumlar olayların kendilerine dönük yüzüyle ilgilendiklerinden, doğal olarak toplumdaki çeşitli olgular da gözden kaçıyor.

Kimilerine göre dünya değişmiş, yaşam çeşitlenmiş, insanlar sözde örgütlenmiş, kadın hakları sınırlı da olsa gelişmiştir, acaba gerçek mi?

Oysa öyle yaşam kesitleri var ki, Nazım Hikmet’in,”Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen…” dediği kadınlarımız, hem de Büyükşehir Mersin’in göbeğinde hâlâ varlığını korumak öte sayıları hızla çoğalıyor!

Mahalle aralarına kurulan pazarların çevresinde yüzlerce kadına rastlamak mümkün!

Kaldırıma dizdikleri ürünleri almaları için yoldan geçenlere umutla bakan her yaştan kadın satıcıya bir dokun, bin ah işit!

Sabahın erken saatlerinde tezgâh açan orta yaştaki köylü kadından maydanoz aldıktan sonra ayak üstü ettiğim sohbet özetle şöyle:

-Hangi köydensiniz?

-Orasını boş ver!

-Neler satıyorsunuz?

-Yeşillikten salçaya, sebzeden bakliyata ne bulursak ortama göre değişiyor!

-Emek ve çabanızın karşılığını alıyor musunuz?

-Gün günü tutmuyor!

-Ortalama?

-20=50 lira arasında değişiyor!

-Eskiden köylü kesiminin böyle şeyler sattığına rastlanmazdı, şimdi her köşe başında en az birkaç kadın satış yapıyor, bu durumu neye bağlıyorsunuz?

-İş yok, şartlar zorlaştı, elektrik, su, ulaşım, giyim, boğaz masraflar arttı, köyde para yok, mecburen başımızın çaresine bakmak için yollara düşüyoruz!

-Ailede sizden başka çalışan yok mu?

-Çocukları okuttuk, atanamadılar, beyim köyde bir gün çalışsa 5 gün boş…

-Yöneticiler işlerin iyi gittiğini söylüyorlar?

-Bizim açımızdan iyiye giden bir şey yok, eskiden kendi yağımızla kavrulurduk, gördüğünüz gibi halimiz ortada, bir zamanlar alışveriş yapmak için gezdiğimiz kaldırımlarda önümüzde 3-5 deste otla köşe başı bekliyoruz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.