28 Mayıs 2013 yılında Taksim'de ağaç kesimlerini durdurmak ve doğa katliamını önlemek için yapılan protestonun adıdır Gezi olayları.

    Taksimde bir duvarın yarısının yıkılması ve 5 adet ağacın kesilmesini protesto eden 50 kişilik Taksim Dayanışma grubu çadır kurarak daha fazla ağaç katliamının önüne geçmek istedi.

      Sabah olduğunda büyük bir kalabalık gelerek iş makinalarını çalıştırmadılar ve bu arada iş makinaları geri çekildi.

       Bu protestolara ilk desteği CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin verdi.

       29 Mayıs sabahı olduğunda sabah saat 5.00 te polisler alana gelerek çadırları kaldırdı.

        Aynı gün o zamanın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan"ne yaparsanız yapın,bu inşaat tamamlanacak,biz kararımızı verdik" diye açıklama yaptı.

        Aynı günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gelerek protestoculara destek verdi.

         Bu arada gençler yeni çadırlar kurarak olayı protesto etmeye devam ettiler ama 30 Mayıs'ta polis yeniden protestoculara müdahale ederek çadırları sökmeye başladı.

          31 Mayıs günü Hdp milletvekili Sırrı Süreyya Önder yaralandı.

          Artık gezi parkı olayları tüm Türkiye'ye sirayet etti ve 79 ilde protestolar başladı.

          1 Haziran geldiğinde protestolara polisin müdahalesi sertleşti.Çünkü artık terör örgütleri işin içine girmişler bir çok yeri ve araçları ateşe vermişlerdi.

           Masumane başlayan gezi olayları bir anda terör gruplarının eylem alanına dönüşmüş ve kan akmıştır.

            İlk başlarda eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski bakan Bülent Arınç ılımlı mesajlar vererek bu protestoları desteklemişken yurt dışından dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasıyla polisin müdahalesi başladı.

            Polis protestocuların çadırını yaktı ve bu durum olayların terör örgütünün devreye girmesiyle büyümesine sebep oldu.

             2 Haziran'a gelindiğinde binden fazla yaralının sadece Ankara ve İstanbul'da olduğu,diğer illerde de yaralanma haberlerinin geldiği görüldü.

              Olaylar öyle bir safhaya ulaştıki insanlar polisin müdahalesiyle kaçarken camilere iş merkezlerine ve AVM'lere sığınmak mecburiyetinde kaldılar.

            Bir çok basında camiye ayakkabılarıyla girdiler,camide içki içtiler diye haberler çıkmaya başladı.

            Bir tarafta terör örgütleri masumane gelişen gezi olaylarını kullanıp etrafı yakıp yıkarken bir taraftanda özellikle o zamanın FETÖ gazeteleri böyle yalan haberlerle insanları kışkırtmaya devam ettiler.

           Güya Kabataş'ta başı örtülü bir bayan çocuğuyla giderken 50-100 kişilik erkek grubu hemde yarı çıplak olarak kadına saldırmış ve üzerine işemişler.

            Böyle haberleri yazarak insanları galeyana getirip güya bu protestoları yasa dışı ilan etmeye çalıştılar.

             Yapılan açıklamalara bakılacak olursa bu olaylar hükümeti düşürmek için terör örgütlerinin eylemi olarak halka lanse

edilmeye çalışıldı.

             Olaylarda bir çok kişi hayatını kaybetti ve ülke ekonomik olarak büyük yara aldı.

            Dünya bu olaya büyük ilgi gösterdi ve bir çok büyük elçi bu olayı bizzat protestocuların yanına gelerek destekledi.

           Dünyanın her tarafında yapılan bu tip gösteriler hiç bir cana mal olmadan devam ederken bizde maalesef terör örgütü ve marjinal grupların müdahalesiyle kanlı bir şekilde sonuçlandı.

           Burada hükümet süreci tam olarak yürütemedi,bu olayların önüne geçmek için farklı bir metodu geliştiremedi.

            Şimdilerde bu olay tartışılıyor ve özellikle yeni kurulacak olan partiler nezdinde olaya ışık tutuluyor.

            Belki ülke tarihinde ilk kez böyle büyük bir protestonun olması şimdiye kadar görülmüş bir durum değildi.

             Yaklaşık ülke genelinde beş milyon insan protestolara katılmıştı.

              Bu protestocuların içinde bir çok partiden insanlar vardı.

              Doğa herkese lazımdı ama bu terör örgütleri kullandıkları eylemlerle olayı çığırından çıkardılar.

               Devam edecek.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.