Bir önceki yazımızda Gezi Olaylarıyla ilgili görüşlerimi açıklamıştım.

      Bu olaylar masum bir şekilde başlamış ama terör unsurlarının devreye girmesiyle olaylar çığırından çıkmıştı.

      Peki bu gezi olayları durup dururken şimdi neden gündeme geldi?

       Gezi olaylarının gündeme gelmesi eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Karar Gazetesine verdiği demeç üzerine oldu.

        Burada Abdullah Gül Gezi olaylarını sahiplenir anlamda verdiği mülakatla bir anda şimşekleri üzerine çekti.

         Bunun üzerine özellikle içişleri bakanı Süleyman Soylu Abdullah Gül hakkında çok büyük suçlamalarda bulundu.

         Daha sonra bu demecinin yanlış anlaşıldığını belirterek tevil etme yoluna giden Abdullah Gül esas söylemek istediğini açıklayan metni sosyal medya hesabından kamuoyu ile paylaştı.

         Baştan beri iktidar basını Gezi Olaylarında dış güçlerin etkisi üzerinde durdu.

          Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gezi olayları ile FETÖ bağlantısı dillendirilmeye başlandı.

         Ancak gezi olaylarında ilk başlarda asla FETÖ etkisi görülmüyordu.

         Hatta FETÖ yayın organları her gün boy boy camiye ayakkabıyla girme olayı ve içki içmeyle ilgili haberler yaptı.

        Kabataş'ta başörtülü bayana yapılan sözde tacizle ilgili günlerce yayın yaptılar.

         FETÖ terör örgütü lideri gezi olaylarına karışanları "Velid'i zina"olarak değerlendiren demeçler verdi.

         O zamanlar hükümet ile aralarında su sızmıyordu.

         Taki mit tırları,dershanelerin kapatılma süreci,mit başkanı Hakan Fidan'ın tutuklanmak istenmesi,17-25 Aralık operasyonundan sonra bir anda FETÖ ile Gezi OLAYLARI arasında rabıta kurulmaya başlandı.

          Halbuki baştan beri fetöcüler gezi olaylarında hükümetle paralel düşünüyor ve kesin bir tavırla bu olaylara karşı tavır içerisindeydiler.

          Şimdi sağlam kafayla olayları analiz ettiğimizde bazı anektodları gündeme getirebiliyoruz.

          Bu FETÖ denilen örgüt devletin kılcal damarlarına kadar girmiş ve bir bukelemun gibi yanar döner bir tavır içerisinde her daim gizli gündemle çalıştılar.

           Her ne kadar o dönemde hükümet ile araları daha iyi ise de ileride devletin tüm kademelerini ele geçirmek için baskı aracı olarak kullanmayı düşündüğünden gezi olaylarıyla ilgili işin içinde olmaması gibi bir durumun olmaması mümkün değil.

           Her kademede,her siyasi partide eleman bulunduran bu örgütün gezi olaylarında parmağının olmaması düşünülemez.

           Zamana göre olayları kendi çarkında öğüten bu örgüt elde ettiği hammaddeyi mamüle dönüştürmekte her yolu mübah görebilen bu örgüt acımasız bir tavır takınmaktadır.

           Onlar için devletin bekası değil örgütün bekası her şeyden önemlidir.

           15 Temmuz'da yaptığı hainlikleri düşünürsek gezi olaylarında el altından aktif rol oynadıkları görülüyor.

            Bunu çözüm sürecinde Güney doğuda da denedikleri daha sonra anlaşılmıştı.

           O dönemde poliste ve askeriyede ciddi manada tahribat yaptıklarını gördük.

            Bundan dolayı gezi olayları FETÖ için bir basamak olduğu anlaşılıyor.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.