Sevgili dostlar, merhaba . Son yıllarda ülkemizde sadece görgüsüz zenginlerin oynadığı bir tiyatro sahneye konulmaya başlandı. Belki bu tiyatroda siz de çoktan görev aldınız, belki de alacaksınız.  Katılmadıysanız belirteyim. Tiyatronun oyuncu kadrosuna katılmanız için sadece zengin olmanız yetmiyor , bir de görgüsüz olmanız gerekiyor. Bu iki özelliğiniz de mevcut ise , oyuncular arasına kabul ediliyor ve sıranızı bekliyorsunuz. Ne sırası mı ? İşte hikayemiz.

Gözlerinizi kapatın ve hikayemize başlayalım . Hikayemiz bir Anadolu köyünde geçiyor. Köye yeni atanan öğretmen ,doktor gibi devlet görevlileri; görevlerine başlar başlamaz imkanların azlığı ile karşı karşıya kalıyorlar. Haliyle de bu durumdan dem vuruyor. Dem vuruyor vurmasına da , Türk kolay kolay pes etmez. Önceleri dişlerini sıkıyorlar, olmayan imkanlarla işlerini elinden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlar. Fakat iş bazen öyle bir konuma geliyor ki ; imkân yaratacak bir durumları kalmıyor ve haklı olarak başlıyorlar yardım aramaya. Bu aranan yardım , sosyal medya üzerinden bulunuyor.

İşte bizim bu görgüsüz zenginlerin tiyatrosu da tam olarak burada başlıyor. Hemen sosyal medyada paylaşmak üzere afişler ve görseller hazırlanıyor. Çünkü bu görgüsüz zengin tiyatrosunda sosyal medyada paylaşma olmazsa olmazlardan. Bir kere sosyal medya hesabı olmayan bu sözde yardım, özde gösteriş tiyatrosuna katılamıyor.

Başlıyorlar, gözümüze gözümüze sokmaya. Sadece göstermekle de olmuyor, hemen organize oluyorlar. En tepede birisi oluyor , yardımı o toplayacak.  Hemen ilk paragrafta belirttiğim özelliklere sahip arkadaş grubundan birisini çeviriyor. “ Böyle böyle bir yardım kampanyası yapıyoruz , seni de yazıyorum “ diyor. Telefonun diğer ucundaki , kendisini arayandan aşağı kalır mı ? Elbette kalmıyor. Hemen başlıyorlar sosyal medyada yardım kampanyasının görsellerini paylaşmaya.

Burada bir kırılma anı yaşanıyor . Eğer ki sözde yardımseverlerimiz bu yardım kampanyası ile prim yapamayacaklarını anlarlarsa;  katılmıyorlar kampanyaya. O yüzden işin başındaki en tepedeki adam ilk önce nüfuslu kişileri arıyor. “Bak Selin Hanım da yardım edecek” diyor. Böylece karşısındakini , karşısındakinin zaafları ile köşeye sıkıştırıyor. Mesela hiçbir zaman tek kişi yardım kampanyası yapmıyor. Yahu zaten yardım eden bir kişi. Kendi kendine prim yapacak hali yok ya. Prim dediğin, birkaç kişi ile yapılır. Jet sosyete böyledir.

Yardım kampanyasına katılıp da işin tepesinde olmayanlara bir hırs geliyor. Neyin mi hırsı ? Söyleyeyim : kendilerinin , işin tepesindekiler kadar prim yapamamasının hırsı. Bu arkadaşlar sonra mı ne yapıyorlar ? Yahu onlar da kendi kampanyalarını yaratacaklar ! Yardımsever dediğin işte böyle olur! Altın kuralı unutma : Prim yoksa,  yardım yok .

Günler geçiyor , yardım toplanıyor. Bizim tiyatro ekibi hemen giyiniyor en güzel kıyafetlerini , biniyorlar son model araçlarına; köyün yolunu tutuyorlar. Aa o da ne ? Arkalarından takip eden şu araba da kimin? Kimin olacak güzel kardeşim, para verdikleri yerel gazetecilerin arabası o . Sen de bu işi hiç bilmiyormuşsun.

Pozlar ve demeçler veriliyor. Yardım teslim ediliyor. Hemen selfieler başlıyor . Hayatlarında belki bir daha görmeyecekleri insanlarla sarılıp pozlar veriyorlar.

Yardım kampanyasının mağduru olur mu ? Olur sevgili dostlar. Yardım kampanyasının mağduru, yardım edilendir. Hiç tanımadığınız adamlar , kadınlar boy boy fotoğrafınızı çekerler. Siz ayaklarınız üşürken, derdiniz ısınmak iken size getirdikleri 30 liralık bot için sizi 30 kere rezil ederler kendi çevrelerine . Ama bak haklarını yemeyeyim, son 1 senedir insanların yüzlerini emojiler ile kapatır oldular. Az da olsa öğreniyorlar bu işi . Ama daha yürümeleri gereken binlerce kilometreleri var.

Sözün özünü yazıp, daha da canınızı sıkmayayım isterim.

Değerli dostlar, bir güzel hadis , bir de güzel atasözü ile bu yazıyı noktalıyorum.

Ne diyor Hz. Muhammed ? “ Sağ elin verdiğini , sol eliniz görmesin “

Ne diyor o güzel ata sözümüz “ İyilik yap , denize at. Balık bilmez ise Halik bilir. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.