Irak, Libya, Suriye kısacası Ortadoğu coğrafyası kangölü!
Çatışma bir yerde bitmeden başka bölgede patlak veriyor!
Emperyalistlerce yüzyıllar boyu soyup soğana çevrilen Ortadoğu coğrafyasına ekilen kin ve nefret tohumlarının hasadı günümüzde de sürüyor. 
Bizler istediğimiz kadar insanlığa barış dolu yeni yıllar dileyelim. Suyun başını tutan haramiler kalıcı barışların kökleşmesine asla izin vermiyorlar.
Televizyon ekranlarından yayılan vahşet görüntüleriyle az mı çarpıldık!
İsrail Gazze’yi vurdu…
Hamas intikam yemini etti…
Gazze’de dehşet anları yaşanıyor, ölü sayısı yüzleri aştı!
Hastaneler yaralılara bakmakta yetersiz kalıyor. Morglarda cesetleri koyacak yer kalmadı…
Amerika, “Sivillerin zarar görmemesi için dikkat edilmeli” dedi.
Almanya,”Her devletin terörist saldırılardan korunma hakkı vardır” yolunda açıklamalarda bulunarak İsrail’e destek çıktı…
Birleşmiş Milletler Örgütü İsrail’i kınamadı…
Yukarıda kısaca özetlediğim olay ve benzeri açıklamaları bugüne kadar kaç kez duyduğumun sayısını unuttum. 
1948 yılında Menahim Begin’in, 1953’te Ariel Şaron’un katliamına uğrayan Filistinliler, daha sonraki yıllarda da Deiryasin’de, Sabra ve Şatila toplama kamplarında, Golan tepelerinde, Gazze’de, Şeria’da az çile çekmediler.
Bütün bu acılar, her fırsatta barış ve kardeşlik nutukları atan sözde büyük uygar devletlerin gözleri önünde yaşandı.
Yaklaşık 60 yılı aşkın süreden beri fiili olarak kan gölüne dönüştürülen Filistin topraklarında varlıklarını sürdürme savaşımı veren insanların dramı hep kanayan bir yaradır içimde.
Emperyalizmin tetikleyip körüklediği acımasız kirli savaşta mazlum insanlar zulüm çekerken, silah sanayicileri ve tüccarlarının kasaları doluyor.
Emperyalistler, yüzyıllardan beri kullandıkları “böl, parçala, yönet” taktiğini Filistin’de de uyguladılar.
Bilindiği gibi, uzun yıllar El Fetih’in önderliğinde mücadele ederek devlet olma yolunda aşama kaydeden Filistinliler, emperyalistlerin kurduğu Hamas’la ikiye bölündüler.
İsrail’in arkasında bulunan emperyalistler, bir taşla iki kuş vurmuştu. Kendilerince akıllı bir palanla hem Filistinlileri böldüler hem de uzayan savaşta ürettikleri silahlara kalıcı bir pazar buldular.
Şuanda Filistinliler, El Fetih ile Hamas gurupları olarak ikiye bölünmüş durumda. Saldırıya uğrayan Gazze’de Hamas, Batı Şeria’da El Fetih egemen. Bu bölünmüşlük öyle bir aşamaya ulaştı ki, taraflar zaman zaman İsrail’i bırakıp kendi aralarında savaşıyorlar.
Ambargo altındaki Filistin’de ekmek, su, elektrik, çocuklara mama, hastalara ilaç yok; işsizlik doruk noktaya ulaşmış durumda. 
Ambargo altındaki insanlar dışarıdan gelen sınırlı yardımlarla varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Yüzlerce insanın katledildiği Filistin topraklarında yeni yılın bir anlamı olabilir mi?
Yazının girişinde altını çizdiğimiz gibi, güzelliklere dilekle kavuşulmuyor.
Kendi çıkarları uğruna insanlık toprağını zehirleyenlerin kökü kazınmadıkça, elimizde olmadan geldiğimiz dünyadan Filistin’de katledilen mazlumlar gibi güzelliklere hasret gözümüz açık gideceğiz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.