Başkan ve Genel Sekreter duruşmada

 

Hatay’da, Gezi Parkı eylemlerine destek için düzenlenen gösterilerde başına biber gazı kapsülünün isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Abdullah Cömert ile ilgili dava sanık polis Ahmet Kuş'un 'güvenlik gerekçesiyle' yaptığı talep üzerine Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınmıştı. Mahkeme duruşmaya çağırmadığı sanık polisi, Mersin'den ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) ile sorgulama kararı aldı. Kararı protesto etmek amacıyla Mersin Barosu adliye önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda avukat katılırken, açıklamayı Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen ve Genel Sekreter Kamil Veli Ak’ın duruşmayı Balıkesir’de takip ettiği gerekçesiyle Baro Başkan Yardımcısı Sami Dündar okudu.

 

“Hukuken mümkün değil”

 

Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık polisin ifadesinin SEGBİS sistemi üzerinden Mersin’de alınacak olmasını hukuken kabul etmenin mümkün olmadığına dikkat çeken Dündar, “Abdullah Cömert'in ailesi, avukatları ve insan hakları savunucuları adalet arayışı için bin 200 kilometre uzakta mahkemede hazır bulunurken, cinayet sanığı polis memurunun tutuklanmadığı gibi, duruşmada hazır edilmiyor olması da adalete olan güveni sarsmaktadır” dedi.

 

“Keyfi bir karar”

 

“Ceza davalarında genel yetki kuralı ve ilkesi, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır” diyen Dündar, “Adil yargılama hakkı ve ilkesinin ön koşulu da yargılamanın suçun işlendiği yerde yapılmasını gerektirir. Abdullah Cömert davasının Balıkesir'e nakli ve sanık polis memurunun duruşmada hazır edilmemesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesiyle korunan adil yargılama hakkını ve 13. maddesi ile korunan etkili başvuru hakkını ihlal etmektedir. Nakil kararına dayanak yapılan kamu güvenliği kavramını bu olay yönünden tamamıyla subjektif ve keyfi bir nitelik taşımaktadır” diye konuştu.

Abdullah Cömert davasında dinlenecek tarafların ve 27 tanığın Antakya’da bulunduğunu ve olayın meydana geldiği yerde keşif yapılması gerektiğinde bu işlemler ile ilgili olarak Antakya Mahkemelerinden istinabe talep edileceğini belirten Dündar, “Bu durumun kendisi de nakil kararına gerekçe gösterilen kamu güvenliği gibi sorunun gerçekte yaşanmadığını göstermektedir. Maddi gerçeklerin ortaya çıkartılması, sorumluların tespiti ve cezalandırılmasında yargılamanın suçun gerçekleştiği yer mahkemesinde yapılması etkili olacaktır. Ceza yargılamasının temel ilkeleri de bunu gerektirmektedir” şeklinde konuştu.

 

“Suçun işlendiği yerin mahkemesinde görülmeli”

 

Diğer taraftan delillerin toplanması, tartışılması ve değerlendirilmesi bağlamında mahkemenin kanaatini dayandıracağı olgularla doğrudan temasa geçmesi gereğinin altınız çizen Dündar, “Doğrudan doğruya ilkesi gereği dava suçun işlendiği yerin mahkemesinde görülmelidir. Yurttaşlara karşı orantısız bir şekilde güç uygulayan, adam öldürmek de dahil pek çok suç işleyen güvenlik güçleri iktidar tarafından en üst düzeyde korunmaktadır. Bağımsız bir duruş sergilenmesi gereken yargı karşısında da sanık güvenlik güçleri ayrıcalıklı bir muamele görmektedir. Toplumsal olaylarda polislerin yaşam hakkına yönelik ağır ihlalinin önüne geçebilmek için cezasızlık pratiğinin son bulması gerekir” dedi.

Dündar, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Abdullah Cömert davasını gözlerden kaçırmak için, Balıkesir'e nakledilmesi ve sanık polis memurunu duruşmada hazır edilmemesi karşısında biz hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu davayı sonuna kadar takip edip sanıkların ceza alması için mücadele edeceğiz”

    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.