ÇOCUĞA İŞKENCE DAVASINDA YARGILANAN POLİSLER: GÖRMEDİK!

9 yaşındaki çocuğu karakol önünde döven polisin davasında savcılık ‘işkence var’ dedi, polisler suçlamayı reddetti

- Bu haber 1348 kez okundu.

ÇOCUĞA İŞKENCE DAVASINDA YARGILANAN POLİSLER: GÖRMEDİK!
 ABİDİN YAĞMUR

 

Mersin’de, 9 yaşındaki D.Ö’yü karakolun önünde feci şekilde döven Çevik Kuvvet polisi O.D ile olaya tanık oldukları halde bildirimde bulunmayan 3 polis memurunun yargılanmasına Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Olayın tüm ayrıntılarına iddianamede yer veren savcılık, O.D’nin işlediği fiili çocuğa işkence olarak tanımladı, 8 ila 15 yıl hapis cezası talep etti. 9 ay süreyle açığa alındıktan sonra geçen ay görevine dönen sanık polis memuru ‘Çocuk bana küfür etti. Ben dövmedim’ derken diğer 3 polis memuru da ‘Böyle bir olayı görmedik’ şeklinde ifade verdi.  

11 Eylül 2013 tarihinde, Siteler Mahallesi’nde arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayan 9 yaşındaki D.Ö, Siteler Polis Merkezi önünde konuşlanan Çevik Kuvvet ekibinde görevli polis memuru O.D tarafından dövülmüş, fenalık geçiren D.Ö’ye ilk müdahale karakolun mutfağında yapılmış, D.Ö daha sonra hastanede tedavi altına alınmıştı.

Olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılığın polis memuru O.D ve olaya tanık oldukları halde bildirimde bulunmayan Ö.F.K, H.K ve B.D hakkında açtığı ceza davasının ilk duruşması Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Sanık polis memurlarının hazır bulunduğu duruşmaya, mağdur D.Ö’nün avukatının yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü avukatı da katıldı. Sanık polis memuru B.D’nin mahkeme salonuna silahla girmesi tepkilere neden oldu. Mağdur avukatlarının durumu fark etmesi üzerine mahkeme B.D’nin silahına el koydu.

Duruşmada sanıkların kimlik ve adres tespitlerinin ardından savcılığın iddianamesi okundu. Savcılık iddianamesinde, 11 Eylül 2013 günü yaşanan olaylar, mağdur ve tanık beyanlarına, bilirkişi incelemelerine dayanılarak tüm ayrıntılarıyla anlatıldı.

Duruşmada, mağdur D.Ö ve annesi K.Ö, o gün yaşadıklarını anlattılar. D.Ö, polis şiddetini ayrıntılı bir şekilde anlattığı ifadesinde şiddete maruz kaldıktan sonra bir süre karakolda tutulduğunu, bilgisayarda oyun oynadığını, eve gidince annesine ‘kafam çok mu büyük’ diye sorduğunu, daha sonra kusmaya başladığını, ertesi gün de sağlık ocağına ve hastaneye gittiklerini anlattı. D.Ö, olayın ardından sürekli kötü rüyalar gördüğünü ve ilaç kullanmaya başladığını da anlattı.

Anne K.Ö de ifadesinde D.Ö’nün eve geldiğinde başında şişlik olduğunu, sürekli kustuğunu, boğazında parmak izi olduğunu ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar olduğunu anlattı.

 

‘Küfür etti ama ben dövmedim’

 

Duruşmada daha sonra 4 sanık polis memurunun savunmalarına geçildi. Sanık polis memuru O.D, mağdur D.Ö’nün kendisine küfür ettiğini belirtti ve çocuğu dövdüğü, alıkoyduğu iddialarını reddetti. O.D, “İki çocuğun kavga ettiğini ve birbirlerine şiddetli şekilde vurduklarını gördük. Ayırma gittim. Çocukları ayırdıktan sonra biri bana küfür etti. Görev yaptığımız bölge asayiş konusunda hassas olduğundan küfür eden çocuğa bir şey demeden görev yerime döndüm. 2-3 dakika sonra bir bayan geldi. Çocuğunun kavga ettiğini söyledi. Araladım gönderdim dedim. O çocuklardan birinin D.Ö olup olmadığını, yanıma gelen kadının K.Ö olup olmadığını bilmiyorum” şeklinde ifade verdi.

Diğer 3 polis memuru da karakol önünde polisin bir çocuğu dövmesi olayına tanık olmadıklarını, D.Ö’nün kendi arkadaşlarıyla kavga ettiğini ileri sürdüler.

 

Sanıklardan B.D, sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığını, görevinin çocuklarla ilgili projeler kapsamında olduğunu belirterek, D.Ö’nün bir polis tarafından dövüldüğünü görmediğini, görseydi mutlaka müdahale edeceğini, D.Ö’yü tanıdığını, darp edilmiş halde görmediğini, olayı ertesi gün medyadan duyduğunu beyan etti.

Sanık polis H.K da, darp olayını görmediğini, çocuk ağlaması duyunca dışarı çıktığını, H.Ö.’nün ağladığını görünce lavaboya götürüp yüzünü yıkadığını, vücudunda darp izi görmediğini, daha sonra anne K.Ö’nün çocuğu almaya geldiğini, neden gelip aldığını bilmediğini beyan etti.

Sanık polis memuru Ö.F.K da, olaydan bir gün sonra D.Ö ve anne K.Ö’yü karakol önünde gördüğünü, D.Ö’nün neden ağladığını sorması üzerine hastaneye gideceklerini öğrendiğini, onları ekip arabasıyla hastaneye götürdüğünü, doktorun ‘Bu çocuğa ne oldu’ diye sorması üzerine K.Ö’nün ‘polis dövdü’ dediğini, kendisinin de iddiadan bu şekilde haberdar olduğunu beyan etti.

 

‘Ağlayan her çocukla ilgilenir misiniz?’

 

Sanık polislerin ifadeleri üzerine müşteki avukatları polislere ‘Karakolun önünde kavga eden her çocuğu ayırır mısınız’, ‘ağladığını gördüğünüz her çocuğun yüzünü yıkar mısınız’, ‘Mahalledeki herkesi hastaneye götürür müsünüz’, ‘karakolda kaç oda vardır’, ‘suyu nereden içersiniz’, ‘D.Ö’nün yüzünü neden bahçedeki çeşmede yıkamadınız’ şeklinde sorular sordular. Sanık polis memurlarının, ön soruşturma sırasında verdikleri ifadelerde, D.Ö’nün yüzüne buzla pansuman yapmalarının söz konusu olmadığı, karakoldaki dolabın bozuk olduğu beyanlarında avukatlarca hatırlatıldı. Sanık polislerden H.K ve B.D, ağladığını gördükleri her çocukla ilgilenip yüzlerini yıkadıklarını, bahçedeki muslukla tıpayla tıkalı olduğu için D.Ö’yü içerdeki lavaboya götürdüklerini söylediler. Ö.F.K da, her vatandaşı ekip aracıyla hastaneye götürebileceğini söyledi, karakoldaki dolaba daha önce dondurma koyduğu için dolabın tam çalışmadığını bildiğini beyan etti.

Duruşmada mağdur avukatları polis memurlarının tutuklanmasını talep etti. Talebi reddeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.